İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2007 YILI MERKEZî YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2005 MALî YILI GENEL VE KATMA BÜTÇELİ İDARELER KESİNHESAP KANUNU TASARILARI TÜMÜ ÜZERİNDE SON GÖRÜŞMELER

Erkan Mumcu

Isparta Milletvekili ·

Genel Kurul, 43. Birleşim · 5. yasama yılı · 25 Aralık 2006 · 939 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erkan Mumcu, 25 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZî YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2005 MALî YILI GENEL VE KATMA BÜTÇELİ İDARELER KESİNHESAP KANUNU TASARILARI TÜMÜ ÜZERİNDE SON GÖRÜŞMELER); konuşma 939 kelime.

Erkan Mumcu (Isparta). “2007 YILI MERKEZî YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2005 MALî YILI GENEL VE KATMA BÜTÇELİ İDARELER KESİNHESAP KANUNU TASARILARI TÜMÜ ÜZERİNDE SON GÖRÜŞMELER”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2006-12-25-2007-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2005-mali-yili-gen (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b043/tbmm221420430729.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ERKAN MUMCU (İsparta)Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yorucu bir bütçe maratonunun sonunda, bütçe müzakerelerini tamamlamak üzere olduğumuz şu saatlerde, müzakerelerin başlangıcından bugüne gösterdiğiniz performans dolayısıyla sizleri kutluyor, bu vesileyle yüce heyeti bir kez daha şahsım ve Anavatan Partisi adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bütçe müzakerelerinin alışılmış, bildik, hatta biraz da merakla beklenen havasıdır kürsü ve salon arasında polemikler. Kürsüye gelip giden konuşmacılarla konuşmacıların aktardıkları rakamlar arasında oluşan polemik iklimi, bu kürsünün geleneğinde vardır; fakat, görebildiğim kadarıyla, son iki yıl zarfında, bütçe müzakereleri bu kadar da heyecanlı geçmiyor. Aslında, siyah ve beyaz kadar net bir ayrışma var. Biraz önce iktidar grubu adına konuşan arkadaşımı yerimden dinliyordum, çok güzel haberler veriyordu. O çok güzel haberler verdikçe, muhalefet grubundan, özellikle ana muhalefet grubundan itiraz sesleri yükseliyordu. Şimdi kendinizi, televizyondan bu müzakereleri izleyen bir vatandaşın yerine koyun, vatandaş bir şeye anlam veremeyecektir: İşler bu kadar iyiyse, niye bu kadar itiraz geliyor? İşler bu kadar iyiyse, ben bunu kendi hayatımda niye hissetmiyorum, niye görmüyorum?

SONER AKSOY (Kütahya)Görüyor, görüyor.

ERKAN MUMCU (Devamla)Evet. "Görüyor" diyen arkadaşlarımın fikrine tabii ki saygı duyuyorum ve doğrusunu isterseniz, evet, görenler de var. Biraz önce burada TÜİK'in, yani devletin resmî istatistik kurumunun verileri, -iktidar grubu sözcüsü tarafından da ifade edildi, ben de aynı rakamları teyit edebilirim- doğrudur. Burada ifade edildiği gibi, bu Hükümetin mürüvvetini görenler var. Ama, bu Hükümetin mürüvvetini görenler, bu Hükümetin hükümet olmak için oy talep ederken mürüvvet vaat ettikleri değil; bu Hükümetin mürüvvetini bu milletin kahir ekseriyeti görüyor olsa idi, -bu partinin, iktidar partisinin seçmeni olsun ya da olmasın- milletin orta direk diyeceğimiz omurgası Hükümetin ve onun politikalarının mürüvvetini görüyor olsa idi, hakikaten alkışlamak boynumuzun borcu olurdu. Ama, biraz önce iktidar grubu adına konuşan arkadaşım dahi, kendi verdiği istatistikle Türkiye'nin manzarasını ortaya koydu. Dedi ki: "En üst gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 46'dan yüzde 44,5'a düştü."

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Yüzde 50'den yüzde 44,5...

ERKAN MUMCU (Devamla)Dedi ki: "En alt gelir grubunun, en alt yüzde 20..." Yani, bu yüzde 20'ler nüfusun yüzde 20'si, bu yüzde 20'lerin içinde insanlar var, bu yüzde 20'lerin içinde hayatlar var. "...yüzde 6'dan 6,1'e çıktı."

FAHRETTıN POYRAZ (Bilecik) - 5,3'ten yüzde 6,1'e çıkmış.

ERKAN MUMCU (Devamla)Müjdeler olsun! Bir yıllık başarı hikâyesinin, geçtiğimiz yıldan bu yıla Hükümetin anlata anlata bitiremediği ve hakikaten bütün dünyadan da övgüler alan başarı hikâyelerinin Türk insanına yansıması bir yılda, tam olarak millî gelirin binde l'i; millî gelirin binde 1 'i en üst gelir grubundan eksilip en alt gelir grubuna, yani, nüfusun en yoksul kesimine aktarılmış ve burada Anayasa değiştirme çoğunluğuna sahip, Türk demokrasi tarihinde hiçbir siyasi partiye nasip olmayan bir çoğunluk kudretine ve toplum hoşgörüsüne, hatta, kim ne derse desin, muhalefet hoşgörüsüne sahip, kendisine verilmiş avansı iyi kullanamayan bu Hükümet, gelip bu binde l'in övgüsünü anlatıyor.

Bizim milletin hâl hatır sorarken kullandığı standart cümleler vardır, kalıplar vardır: "Nassın?" der "Ne var ne yok?" böyle başlar. "Nassın? Eyimin? Ne var ne yok?" Şimdi, "Nassın, iyi misin?" diyene, bizim millet "İyiyim Allah'a şükür." der. Allah'a şükretmek lazımdır. Onun imanının, onun irfanının bir parçasıdır. Kendinden daha kötü olan, durumu kendinden daha kötü olanı düşünüp hâline şükreder. Ama, biraz ileri gidip "Ne var ne yok?" diye sorarsan, der ki: "Olanda var, olmayanda yok!"

Şimdi arkadaşlar, milletin hâlinde hiçbir şey değişmedi. Olanda var, olmayanda yok! Ben size çok üzücü bir tablo söyleyeceğim: Şimdi bakın, millî gelirin yüzde 46'sı, beyan edilen millî gelirin yüzde 46'sı, nüfusun yüzde 20'si tarafından paylaşılıyor. "Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa." diye bir söz var. Ki, bu beyan edilen... Bu ülkede millî gelirin önemli bir kısmının beyan edilmiyor olduğunu bir tarafta bırakırsak, sadece resmî kayıtlara giren rakam 405 milyar YTL. Paylaşılan gelirler cinsinden Türkiye'deki millî gelir, paylaşılan gelirler cinsinden 405 milyar YTL iken, bunun, bu araştırmaların kapsamına giren 254 milyar YTL'si beyan edilmiştir. Yani, 254 milyar YTL'lik kısmın dağılımına işaret eder TÜİK'in bu verileri. Bu hâlde dahi, yani ücretlilerin, sabit gelirlilerin, dar gelirlilerin ya beyan edecek bir geliri olmadığı için beyan edemeyen ya da kaçırmak için hiçbir imkân ve sebebi bulunmadığı için tamamını beyan eden insanların eksiksiz yer aldığı bu istatistiklerde, beyan edilmiş gelirler içinde dahi, toplam gelirin neredeyse yarısı nüfusun beşte l'ine gitmektedir. Eğer, adalet ve yoksullukla mücadele, adalet ve kalkınma vaat eden bir siyasi programın beş yılda Türkiye'ye vaat ettiği bu ise ve bundan dolayı kendisini alkışlamamızı bekliyorsa, ele geçirdiği siyasi kudreti kullanma biçimi eninde sonunda bu kadar ise, benim burada "pes" demekten öteye söyleyecek sözüm yok.

Bugün gazetelerde bir haber vardı. Aslında, istatistiklerle yormak istemiyorum sizi. Yani vergi yükü yüzde 29'dan 34,5'a gelmiş. Vergi yükünün yüzde 29'dan 34,5'a geldiği bir ekonomide dolaylı vergiler eğer 63'ten 74'e geliyorsa, bu ülkede bahsettiğiniz bütün ilerlemenin, ilerleme dediği- niz her şeyin bedelini en yoksullar en fazla ödüyor demektir. Kimi kandırıyorsunuz? Bence kendinizi bile kandıramıyorsunuz, bence kendinizi bile inandıramıyorsunuz; çünkü, hakikaten yürekten söylenen söz dinleyenin de yüreğine ulaşır. Ben dinliyorum "benim kalbime geliyor mu" diye, gelmiyor. Sokaktaki insana soruyorum, bizi şu anda izleyen insanlara sormak istiyorum: Hakikaten, burada söylenen sözler sizin yüreğinize ulaşıyor mu, sizin kalbinize ulaşıyor mu?

SONER AKSOY (Kütahya)Söyledikleriniz de bize gelmiyor.

ERKAN MUMCU (Devamla)Şimdi, doğrudur, eğer vicdanınızı açarsanız -benim söylediklerimin ulaşmadığını söyleyen arkadaşlara söylüyorum- eğer vicdanınızın sesini açarsanız beni duymanıza gerek yok, hakikatin sesi gelir, size hakikatin ne olduğunu gösterir.

Arkadaşlarım not göndermişler -bakın, zaten sesimin duyulması da çok istenmiyor- Meclis Televizyonu, ben konuşurken reklama girmiş. Hayırlı işler!.. Hayırlı işler!.. Yani, bu işler... Hayırlı işler!.. Söylenecek bir şey yok.

REYHAN BALANDI (Afyonkarahisar)Ara verin.

CANAN ARITMAN (İzmir)Ara verin.

ERKAN MUMCU (Devamla)Efendim, ara filan vermeyin, ara filan vermeyin, gerek yok, gerek yok.

Şimdi, bugün gazetelerde bir haber vardı. Haber...

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 25 Aralık 2006

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook