Elektrik piyasası kanunun ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.249)
Aydın Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 118. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Haziran 2008 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ertuğrul Kumcuoğlu (MHP), 17 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNUN VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.249)); konuşma 481 kelime.
Ertuğrul Kumcuoğlu (MHP, Aydın). “Elektrik piyasası kanunun ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.249)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ertugrul-kumcuoglu-23-2008-06-17-elektrik-piyasasi-kanunun-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakk (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Aydın)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP Grubunun bu haftaki çalışmalarımız konusundaki önerisinin aleyhinde konuşmak üzere söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılarımı sunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu çatı, eğer siyasetin Kâbe’si değil ise Kudüs’üdür. Bu çatı altında laubali olmaya hakkımız yok. Bu çatı altında tutarsız olmaya hakkımız yok. Bu çatı altında “Ben bildiğimi okurum.” demeye hakkımız yok. Bu çatının temsil ettiği manevi kimliğin ve kişiliğin Türk milletinin gözünde küçük düşürülmesine kimsenin hakkı yok.
Şimdi, dikkatle bakalım, yaptığımız işin neresi yanlış, neresi doğru diye. Sayın Oktay Vural, buradan, bu Meclis içinde yapılan bu yanlışlığın ayrıntılı bir tenkidini yaptı. Ama meseleyi bunun ötesine taşıdığımız vakit ortaya çıkan manzara şu: AKP Hükûmeti olarak, AKP İktidarı olarak olaylara uzun vadeli bakamıyorsunuz. Bırakın olaya senelik, üç beş senelik bakmayı, haftalık bakamıyorsunuz! Pazartesi günü geliyor, Danışma Kurulunu topluyorsunuz, belli bir konu üzerinde mutabakata varıyorsunuz, ertesi günü buraya geliyorsunuz farklı bir öneriyle “Efendim, biz vazgeçtik, öyle yapmayalım, böyle yapalım.” diyorsunuz.
Bu Meclis tarihinde görülmemiş olaylar yaşıyoruz. Nedir o? Bir kanunu getiriyorsunuz -30 maddelik bir kanun- 1’inci madde, 2’nci madde, 3’üncü madde, 5’inci madde, konuşuyorsunuz, bir ara veriyor Başkan, aradan sonra diyorsunuz ki: “Biz bundan vazgeçtik, öbür kanunu öne alıyoruz.” Tamam, onu konuşmaya devam ediyorsunuz. 10 madde ondan konuşuyorsunuz, sonra vazgeçiyorsunuz ve başka kanuna devam ediyorsunuz! Bu, şu demektir: Önünüzü göremiyorsunuz. Ha, eğer bu sadece “Mecliste biz ekseriyetiz, paşa gönlümüz öyle istiyor, öyle yaparız.” diye düşünüyorsanız… Ha “Ben yaptım oldu, ben abdestsiz namaz kıldım, oldu.” diyebilirsiniz. Ama bu, sadece bu çatıya münhasır kalmıyor, bu çatının ötesine çıkıyor, devlet yönetiminde de aynı tutarsızlıkla karşı karşıya kalıyoruz. Maalesef bunu Hükûmetin genel yönetime yaklaşımında da hissediyoruz.
Bakalım: Geçenlerde Hükûmet Türkiye Büyük Millet Meclisine 6183 sayılı amme alacaklarının tahsiliyle ilgili bir tasarı sevk etti. Tasarı geldi komisyonun huzuruna 6-7 madde, çıktı komisyondan 26 madde! Geldi 6-7 esas, 1 geçici maddeyle; çıktı 26 esas, 8 geçici maddeyle. Şimdi, Hükûmet de ne yaptığını bilmiyor. Allah için, yani bir kanun tasarısı hazırlıyorsunuz, yazıyorsunuz, çiziyorsunuz Meclisin huzuruna getiriyorsunuz sonra komisyonda elinize alıyorsunuz baltayı veya malayı yepyeni bir tasarı oluşturuyorsunuz. Ha, o yetmiyor bir de bunun tersini yapıyorsunuz. Hükûmet geçenlerde kocaman bir tasarı sevk etti Plan ve Bütçe Komisyonunun huzuruna, mahallî idarelerin gelir yapısını düzeltmek üzere. Geldi tasarı komisyonun huzuruna 20-30 madde, çıktı komisyondan 2-3 madde! Ne yaptığını bilen bir Hükûmet, ne yaptığını bilen bir iktidar böyle tasarılar sevk eder, ondan sonra komisyonda -vur abalıya- bu kadar köklü değişiklikler yapar mı? Sonra, siz Hükûmetsiniz; siz doğru idareyi, rahat idareyi istikrarlı bir zemin üzerine oturtmak durumundasınız. Normalleştirme sizin görevinizdir, istikrarı temin etmek sizin görevinizdir. Bizim muhalefet olarak pozisyonumuz mümkün olduğu kadar karşı çıkmaktır ama bunu da yapmıyoruz, size yardımcı olmaya çalışıyoruz, ondan sonra ama bir bakıyorsunuz sanki muhalefetle vardığınız mutabakatlar hiçbir mana ifade etmiyor gibi, Sayın Oktay Vural’ın burada ifade ettiği gibi “Biz vazgeçtik.” diyorsunuz. Sayın Grup Başkanı da gelip burada uzun uzun izah ediyor. Efendim, siyasette, ticarette, yaşamın her boyutunda sözüne sadık kalmamak ayıptır.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 17 Haziran 2008