Çölyak Hastalığının Teşhis Aşamasının, Sebeplerinin, Sonuçlarının ve Bu Hastalığa Maruz Kalanlara Sağlanabilecek Yardımların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesine İlişkin Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporunun Görüşmesi münasebetiyle
İzmir Milletvekili ·
Genel Kurul, 99. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Mayıs 2018 · 415 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ertuğrul Kürkcü, 15 Mayıs 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çölyak Hastalığının Teşhis Aşamasının, Sebeplerinin, Sonuçlarının ve Bu Hastalığa Maruz Kalanlara Sağlanabilecek Yardımların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesine İlişkin Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporunun Görüşmesi münasebetiyle); konuşma 415 kelime.
Ertuğrul Kürkcü (İzmir). “Çölyak Hastalığının Teşhis Aşamasının, Sebeplerinin, Sonuçlarının ve Bu Hastalığa Maruz Kalanlara Sağlanabilecek Yardımların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesine İlişkin Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporunun Görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ertugrul-kurkcu-26-2018-05-15-colyak-hastaliginin-teshis-asamasinin-sebeplerinin-sonuclarinin-ve-b (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=69971
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir)Sayın Başkan, sevgili arkadaşlar; bu raporu benimsiyoruz. Önemli olan, bu raporu Hükûmetin benimseyip burada öngörülmüş olan yapılacak işler listesini yerine getirip getirmeyeceğinden ibarettir.
Ben kendim çölyak hastası olduğunu bilmeyen bir annenin oğlu olarak bunun ne manaya geldiğini hem bu hastalığı bilmezken hem de bildikten sonra gayet iyi öğrendim. Dolayısıyla buradan, çölyaktan ötürü rahatsız olan, bu hastalığı çeken herkesin hem tıbben hem toplumsal ve kültürel olarak bu hastalıkla baş etmesi için kamu kaynaklarından devlet tarafından kendilerine yardım sağlanması taleplerine cevap verilmesi için bu raporun bir fırsat olmasını diliyorum, bu rahatsızlığa maruz kalan herkesin de bir an önce iyileşmelerini diliyorum.
Raporu tıbbi ve diğer yönlerden ele alıp irdeleyecek ne bir müktesebat ne de başka bir hazırlık olmadığı için onun üzerinde daha fazla konuşmayı gereksiz görüyorum. Evet, biz bunu olumlu buluyoruz, gereği yapılsın. Ama bu fırsatı, şu an gündemde olan meseleleri değerlendirebilmek için bir imkân olarak da ele almama izin verin.
Gündemimizdeki en önemli, en yakıcı mesele, Filistin’de İsrail işgalciliğinin yol açmış olduğu büyük katliamlar, büyük insani trajediler ve bununla karşı karşıya gelme yolları ve fırsatları. Türkiye bir devlet olarak, Türkiye’nin halkları toplumsal olarak bu saldırganlıkla başa çıkmada Filistin halkına yardımcı olabilir mi? Görünüşe göre lafta yardımcı oluyoruz fakat sabah oturumunda yani bu toplantıdan önceki oturumda grubumuz adına konuşan Ayhan Bilgen’in ifade ettiği gibi, aslında elde hamasetten başka bir şey yok ve de üstelik bu hamasetin büründüğü boyutlar itibarıyla da verilen zararlar var. En önemli mesele, İsrail-Filistin meselesini bir din meselesi olarak kavramak ve zalim Museviler ile mazlum Müslümanlar arasındaki bir çatışma olarak bunu okumak; bundan daha yanlış bir şey olamaz. İki sebeple olamaz: Birincisi, hakikaten böyle değildir. İkincisi, Filistin halkı Müslümanlardan ibaret değildir, çok etnili bir toplumdur bütün Orta Doğu toplumları gibi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşayan 3 milyon insanın yüzde 83’ünü Filistinli Araplar, yüzde 17’sini Yahudiler oluşturuyor yani Yahudiler ile Arapların bir arada yaşadığı bir toplumdan söz ediyoruz ve bu toplumun sadece yüzde 75’i Müslüman, yüzde 17’si Yahudi, yüzde 18’i de Hristiyan. Dolayısıyla bir kere Filistinlilerin tamamı İsrail'in bu saldırısına maruz kalıyorlar. Gazze’de de durum farklı değil, orada Müslüman yapı daha geniş, yüzde 99,5’u Araplardan, bunun da yüzde 98’i Müslümanlardan oluşuyor ama bir bütün olarak baktığımızda Filistin’in çok etnili, çok kimlikli, çok kültürlü, çok dinli bir toplum olduğu ortada. Zaten Kudüs’ü göklere çıkarırken 3 dinin buluştuğu bir kentten, bir ülkeden söz ediyorsak…
RUHİ ERSOY (Osmaniye)Ölenler neden hep Müslümanlar oluyor o zaman? Ölen niye hep Müslüman oluyor Sayın Hatip?
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (Devamla)Ya, sen işine bak.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
66 konuşma daha · 15 Mayıs 2018