Kamu yönetimindeki hassasiyetler hakkında
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 130. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Temmuz 2010 · 415 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Esfender Korkmaz (CHP), 7 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİNDEKİ HASSASİYETLER HAKKINDA); konuşma 415 kelime.
Esfender Korkmaz (CHP, İstanbul). “Kamu yönetimindeki hassasiyetler hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/esfender-korkmaz-23-2010-07-07-kamu-yonetimindeki-hassasiyetler-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ESFENDER KORKMAZ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; saygılar sunuyorum.
Konuşmam, memur zamlarıyla ilgili ve konuşmamın başlığı “Memur siyasi giyotin altında”dır.
Değerli arkadaşlar, kamu hizmetleri bir ülkenin kalkınması için, refah için ve sosyal düzen için çok gerekli ve vazgeçilmez şarttır. Bu düzeni sağlayan, bu düzeni devam ettiren, memurlardır. Eğer memurlara biz hakkını vermezsek, bu düzen açısından birtakım sorunlar ortaya çıkar.
Türkiye’de bugün fiilî işsizlik oranı yüzde 21’dir. Bu fiilî işsizlik oranı memurlar için de bir baskı olarak kullanılıyor. Nasıl kullanılıyor? Deniliyor ki: “Elindekiyle yetin, başka hak isteme.” Bu anlamda memurların üç temel sorunu var: Biri’nci, memur maaşları hem birtakım istatistiki oyunlarla ortalama enflasyonun altında tutuluyor hem de memura büyümeden, verimlilik artışından refah payı verilmiyor. İki, memurun sendikal haklarına sınır getirilmiştir. Üç, memur siyasi giyotin altındadır, memurun inançları baskı altındadır, memurun anayasal güvencesi tasallut altındadır.
Değerli arkadaşlar, artışla ilgili çok basit ve çok görünür bir yanlışlık yapılıyor. Birinci altı ay, enflasyon tahminine göre memura yüzde 2,5 zam verildi ama enflasyon 3,59 oldu ocak-haziran arası, fark 1,06. Değerli arkadaşlar, şimdi, memurlar her ay maaş alıyor. Enflasyon hesabında -bakın, iyi dinleyin; bu, yeni bir yaklaşımdır arkadaşlar- yıllık enflasyon değil, altı aylık enflasyon değil ortalama enflasyonu kullanmak zorundayız. Eğer on iki aylık ortalama enflasyona bakarsak, haziran ayında ortalama enflasyon, TÜFE oranı yüzde 7,41’dir. Bu demektir ki memura 1,06 değil, 2,5’un üzerine 4,8 puan fark vermemiz lazım. Yani bu durum karşısında, ikinci yarıda memur maaşlarındaki artış yüzde 7,06 olmalıdır. Bu farkı da, üstelik, hem verilmesi gerekiyor hem de yıl sonunda verilen farkın da bir anlamı kalmıyor çünkü yıl sonunda verilen fark geçmiş harcamalara çare olmuyor. Ayrıca, bugün diyoruz Türkiye yüzde 6 kalkınacak, büyüme yüzde 6 olacak. Peki arkadaşlar, bu yüzde 6 büyüme kime gidiyor? Sermaye sahibine gidiyor. Kime gidiyor? İş adamına gidiyor. Peki memurun, işçinin bu kalkınmada, bu büyümede katkısı yok mu? Neden memura bir refah payı verilmiyor? Yani millî gelir artırıyorsa bunun içinde memurun da önemli bir işlevi var, bir fonksiyonu var. Dolayısıyla burada 2010 yılında memura 2,5 artı 2,5 artı enflasyon farkı değil, baştan yüzde 14 zam yapılmalıydı. Yüzde 14 zam yapılmadığı sürece memur bu düzenden hakkını alamıyor dolayısıyla reel ücretleri, reel gelirleri enflasyonun altında kalıyor.
Değerli arkadaşlar, memurun sendikal hakları da elinden alınıyor. Bakın, bir uzlaşma kurulu teklifi geldi. Bu Anayasa gerçekleşirse bu yeni uzlaşma kurulu ücretleri, nihayet olarak maaşları tayin edecek ama uzlaşma kurulunun kararları da kesin olacak. Şimdi, memur uluslararası bazı yasalara göre işi bırakma gibi bazı eylemler yapıyordu ama uzlaşma kurulu kararları kesin olacağı için artık bu uzlaşmayı yapamayacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
64 konuşma daha · 7 Temmuz 2010