Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Aydın Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 66. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Şubat 2024 · 457 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Evrim Karakoz (CHP), 29 Şubat 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 457 kelime.
Evrim Karakoz (CHP, Aydın). “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 29 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/evrim-karakoz-2024-02-29-ceza-muhakemesi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-659-sayili-kanun-hukmund (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=122752
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)EVRİM KARAKOZ (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Torba yasanın 9’uncu maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım.
Torba yasada Anayasa’mıza ve Anayasa Mahkemesi kararlarına açık bir şekilde aykırılıklar olduğunu defalarca dile getirdik. Torba yasa sistemi istisnai bir durum olması gerekirken AKP iktidarı ne yazık ki son zamanlarda çıkan kanunların yüzde 90’ını bu şekilde çıkarmaya çalışmaktadır. Kanun yapma sürecinde toplumun tüm kesimlerinin görüşleri alınması gerekirken AKP iktidarı bırakın toplumun görüşünü almayı asli vazifesi kanun yapmak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerini dahi dinlemez duruma gelmiştir. Torba yasa sürecinde Anayasa’ya ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırılık itirazlarımız dinlenmemiş, ihtisas komisyonlarının da çalışmaları engellenmiştir. Bu torba yasa ve önceki torba yasalar Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarına ve saygınlığına ciddi anlamda zarar vermiştir. AKP iktidarında, kanunlar maalesef yasama geleneğimize, usullerimize ve Anayasa’mıza uygun olarak yapılmamakta, zaman içerisinde de bu nedenle kanunlar yamalı bohçaya dönmektedir çünkü AKP iktidarı “kervan yolda düzülür” mantığıyla kanun yapmaktadır. Örneğin, yürürlük tarihi bir sene sonraya bırakılan kanunlarda dahi kanun yürürlüğe girmeden pek çok değişiklik yapılmaktadır. Bugün, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle yürütmenin baskısı ve müdahalesi, yasama ve yargıya duyulan güveni neredeyse bitme noktasına getirmiş, yasama ve yürütmeyi işlevinden çıkarmıştır.
Sayın milletvekilleri, hatırlatmakta fayda var ki AKP iktidarı geçmişte Fetullahçı terör örgütüyle birlikte ortaklık yapmış, bu dönemde Ergenekon, Balyoz gibi kumpaslar ortaya çıkmıştır. Hatta dönemin Başbakanı, o dönemde bu davaların savcısı olduğunu dahi ifade etmiştir. AKP iktidarı 2010 yılına gelindiğinde de Fethullahçı terör örgütüyle iş birliğine devam etmiş ve neredeyse tüm mahkemeler, özellikle de yüksek yargı organları FETÖ mensuplarıyla dolmuştur. FETÖ darbesi sonrasında ve öncesinde yaşananlardan ders çıkarmasını beklediğimiz AKP iktidarı maalesef bundan ders çıkarmamış, yine bugün yargıda cemaat ve tarikatların güç odağı olmasına izin vermiştir. Devlet, ülkede yaşayan herkesin devletidir, yargı herkesin yargısıdır, adalet herkes içindir. İktidarı, kendisinden olmayanları dışlayan, yok sayan tutumundan vazgeçmeye ve hukuk devleti ilkesini tam olarak uygulamaya davet ediyorum. Yargı kararları eleştirilebilir ancak sizin iktidarınızda bırakın eleştiriyi yargı organları azar ve ayar yemektedir. (CHP sıralarından alkışlar) Bugün Anayasa Mahkemesinin kaldırılması dahi dile getirilmekte, iktidarın talimatlarına değil, hukuk devleti ilkesine göre karar veren yargı organları iktidar eliyle itibarsızlaştırılmaktadır. Hukuk “Oy çokluğu bende, ben yaptım oldu.” işine gelmediğinde de “Yanlış oldu.” denilebilecek bir alan değildir. Adalet devletin temelidir, adalet mülkün de temelidir. Bu torba yasa tüm maddeleriyle milletimizin beklentilerini karşılamaktan fersah fersah uzaktadır.
Diğer taraftan, geldiğimiz noktada milletimizin yargıya olan inancı ve güvenini ortadan kaldıran iktidar her şeye zam yaparken ne öğrencinin ne emeklinin ne işçinin ne emekçinin ne tüccarın ne de çiftçinin beklentilerine cevap vermiştir. Vatandaşlarımız geçirdiğimiz bu zor zamanlarda dertlerine çare beklerken, çözüm beklerken iktidar yine milletimizin sesini duymamış, görmemiş ve “Ben ne yaparsam olur.” diyerek yine bildiğini yapmıştır.
Değerli milletvekilleri, geleceğinden kaygı duyan bir adam çevresindekilere diyor ki: “Yarın ne olacak, sonrasında ne olacak? Ben çok kaygı içindeyim.”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapandı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
113 konuşma daha · 29 Şubat 2024