İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Eylem Ertuğ Ertuğrul

Zonguldak Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 84. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Nisan 2026 · 577 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Eylem Ertuğ Ertuğrul (CHP), 21 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 577 kelime.

Eylem Ertuğ Ertuğrul (CHP, Zonguldak). “Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eylem-ertug-ertugrul-2026-04-21-sosyal-hizmetler-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144266

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz düzenleme ilk bakışta sosyal yardımlaşmayı teşvik eden, Darülacezeye yapılan bağışları artırmayı amaçlayan bir adım gibi sunuluyor ancak meseleye biraz daha yakından baktığımızda burada çok daha temel bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Sosyal devletin sorumluluğu adım adım hayırseverliğe devredilmektedir. Darülaceze tarihsel olarak bu ülkenin en kırılgan kesimlerine, yaşlılara, kimsesizlere, engellilere sahip çıkmak için kurulmuş olan çok köklü bir kuruluştur ancak bugün getirilen düzenleme bu kurumu güçlendirmekten çok kamu sorumluluğunun yerine bağış mekanizmasını koyan bir anlayışı kurumsallaştırmaktadır. Vergi indirimi yoluyla bağışı teşvik etmek kamunun doğrudan hizmet sunma yükümlülüğünü azaltmanın bir aracı hâline asla getirilmemelidir.

Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'de 65 yaş üstü nüfus 9,5 milyona ulaşmış durumda yani toplam nüfusumuzun yüzde 11'inden fazlası 65 yaş üstünde. Asıl bakıma ihtiyaç duyan 75 yaş üstü nüfusumuz ise yaklaşık olarak 3,6 milyon vatandaşımızdır. Bu tablo bize neyi gösteriyor? Şunu gösteriyor: Türkiye hızla yaşlanıyor ve bakım ihtiyacı her geçen gün daha fazla büyüyor. Peki, biz ne yapıyoruz? Kamusal bakım kapasitesini artırmak yerine bağış yaparsanız vergi avantajı sağlarız diyoruz.

Sayın milletvekilleri, mevcut durumda 172 devlet huzurevinde yalnızca 15 bin kişiye hizmet verilebilmektedir. Bu sayı toplam yaşlı nüfusun yanında yok denecek kadar azdır. Üstelik, bu hizmetten yararlananların da sadece yüzde 30'u ücretsiz yararlanabilmektedir. Engelli vatandaşlarımız açısındansa bu tablo daha da ağırdır. Yaklaşık 9 milyon engelli birey varken kamunun sunduğu yatılı bakım hizmeti 6.800 kişiyle sınırlıdır. Şimdi soruyorum: Bu kadar büyük bir ihtiyacın olduğu yerde çözüm bağış mıdır yoksa güçlü bir kamu politikası mıdır? Bakın, bu düzenlemeyle Darülacezeye yapılan nakdi bağışların tamamı vergi matrahından düşürülebilecek. Bu ne demektir? Bu, bir yandan bağışları teşvik ederken diğer yandan vergi gelirlerinden feragat etmek demektir. Yani aslında kamu bütçesinden vazgeçip sosyal hizmetleri bağışlara bağımlı hâle getirmek demektir ve üstelik burada ciddi bir denetim ve şeffaflık sorunu da vardır. Vergi avantajı sağlanan bu bağışların nasıl kullanılacağı, hangi kriterlere göre dağıtılacağı ve ne ölçüde denetleneceği konusunda yeterli güvenceler yoktur. Bu durum iyi niyetli bağışların bile suistimal edilme riskini beraberinde getirmektedir.

Sayın milletvekilleri, Türkiye, geçmişte bağış ve yardım mekanizmalarının denetimsiz bırakıldığında ne tür sorunlara yol açtığını acı tecrübelerle görmüştür, Deniz Feneri davası bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Vatandaşların iyi niyetle yaptıkları bağışların yeterli denetim mekanizmaları kurulmadığında nasıl suistimal edilebildiği hepimizin hafızasındadır. Şimdi, biz buna benzer bir alanı büyütüyoruz; vergi teşvikleriyle bağışları artırıyoruz ancak aynı ölçüde güçlü, şeffaf ve bağımsız denetim mekanizmalarını ise ortaya koymuyoruz. Bu durumda sormak zorundayız: Geçmişten ders çıkardık mı yoksa aynı riskleri yeniden mi büyütüyoruz?

Sayın milletvekilleri, diğer bir sakıncalı nokta da şirketlerin yaptıkları bağışlar üzerinden reklam yapma ihtimalleri bu uygulamada ortaya çıkmaktadır. Bağışçı şirketlere tanınan vergi teşvikiyle hem devlet ciddi bir vergi gelirinden vazgeçmiş oluyor hem de bu şirketlere itibar ve reklam avantajı sağlamış oluyoruz.

Değerli milletvekilleri, şunu unutmayalım: Sosyal devlet, vatandaşına "Yardım alabilmek için muhtaç olduğunu kanıtla." diyen değil "İnsanca yaşamak senin hakkındır." diyen devlettir. Yaşlılarımızın, engellilerimizin, kimsesiz yurttaşlarımızın yaşam hakkı bağış kampanyalarına ve hayırseverlerin inisiyatifine bırakılamaz. Eğer, gerçekten Darülacezeyi ve benzeri kurumları güçlendirmek istiyorsak yapmamız gereken şey çok açıktır; kamu bütçesinden ayrılan pay artırılmalı, bakım hizmetlerinin kapasitesi genişletilmeli, nitelikli personel istihdamı sağlanmalı ve bütün bu hizmetlerin daha fazla ulaşılabilir hâle gelmesi sağlanmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, devam edin.

EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Devamla)Sonuç olarak, bu düzenleme sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmiyor, onun yerine "sosyal devlet" ilkesini zayıflatma riski taşıyor. Bizler sosyal politikaların hayırseverliğe değil hak temelli bir anlayışa dayanması gerektiğini savunuyoruz, bu nedenle söz konusu düzenlemeye bu hâliyle destek vermemiz mümkün değildir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

105 konuşma daha · 21 Nisan 2026

Günün kaydı →
105 konuşmanın tamamı →