Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 58. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Şubat 2004 · 1.184 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Eyüp Fatsa (AK Parti), 26 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 1.184 kelime.
Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2004-02-26-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
EYÜP FATSA (Ordu)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre talep etmiş olduğu grup önerisi üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz hafta ve bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminde Kamu Reformu Yasası Tasarısı var. Dolayısıyla, Meclis gündemini ve çalışma saatlerini tespit edebilmek için, bu, aynı tasarı üzerinde üçüncü kere verilmiş Danışma Kurulu önerisidir. Geçtiğimiz hafta Meclis çalışma saatlerini tespit ederken, iktidar grubu olarak, bizim, salı, çarşamba günleri saat 24.00'e kadar, perşembe günü de saat 14.00'ten bitimine kadar diye bir talebimiz olmuştu; ancak, Danışma Kurulundan önce, Anamuhalefet Partisinden gelen öneri üzerine, perşembe günkü bitimine kadar olan süreyi Danışma Kurulu önerisinden çıkararak, saat 24.00'le sınırlandırdık ve geçtiğimiz hafta, bu tasarı üzerindeki çalışmaları, bu süreyle, bu zamanla kayıtlı kalarak görüştük.
Bu hafta başında, yine bizim talebimiz üzerine, Meclis çalışma saatlerinin ve gündeminin tespit edilmesi doğrultusunda, Danışma Kurulunda, bir önerimiz oldu. Bu öneri de, Genel Kurulda, Kamu Reformu Yasası Tasarısının görüşmelerinin, 24 Şubat 2004 Salı günü 15.00-24.00 saatleri arasında, çarşamba günü 14.00-24.00 saatleri arasında, perşembe günü de saat 14.00'te başlayıp bitimine kadar devam edilmesiyle alakalı bir öneriydi. Kurulda bir mutabakat sağlanamadığı için bunu Genel Kurula getirmiştik ve Genel Kurulun kararıyla bu saatler tespit edilmişti.
Ancak, bugün, Anamuhalefet Partimizin, Danışma Kurulunda, bir talebi oldu. Bu talepte "sabahlara kadar çalışmak, çalışma verimliliği açısından da çok sağlıklı olmuyor; dolayısıyla, bu saatleri, bitimine kadar değil de 14.00-24.00'le sınırlandıralım" denildi. Biraz önce, Sayın Anadol da, bu teklifi üzerinde, burada, düşüncelerini ve görüşlerini ifade etti. Biz de, gelen bu teklif üzerine, 26 Şubat 2004 Perşembe günü (bugün) bitimine kadar olan süreyle ilgili muhalefetin getirmiş olduğu öneriyi makul kabul ettik ve üzerinde bir anlaşma, bir mutabakat oldu; yani, saat 24.00'ten sonra, bitimine kadar bir çalışma olmayacak. Dolayısıyla, muhalefetin getirmiş olduğu bu öneriye, biz, olumlu katkıda bulunacağız.
Ancak, bizim de bir karşı önerimiz oldu, bir teklifimiz oldu. Biraz sonra, o teklif de burada okunarak oylarınıza sunulacaktır. Cuma, cumartesi, pazar ve pazartesi günleri de, Meclisin, ara vermeden, 14.00-24.00 saatleri arasında çalışmalarına devam etmesi yönünde bir teklifimiz var. Biraz sonra, bu teklif de okunacak, oylarınıza sunulacaktır.
Değerli arkadaşlar, Sayın Anadol'u dinledik. Tabiî, kendilerine göre, haklı gerekçeler ortaya koydular; ama, biz, biliyoruz ki -baştan beri tavırlarını açık olarak ortaya koydukları için, bu bir tahmin ve vehim de değil- Kamu Reformu Yasası Tasarısının Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesine şiddetle karşılar. Zaten, bunu istemediler. Bu tasarı Genel Kurula gelmeden önce de bu düşüncelerini açıkça ifade ettiler. Ayrıca, Genel Kurulda bu tasarı görüşülürken, İçtüzüğün kendilerine vermiş olduğu bütün hakları ve yetkileri kullanarak, engelleme noktasında da -özellikle, bu çalışma saatleriyle ilgili olarak- ellerinden geleni yaptılar.
Değerli arkadaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi, kurulduğundan bugüne kadar, çoğu zaman, ihtiyaç duyulduğunda, normal çalışma saatlerinin dışına çıkarak, çalışma kararları almıştır. Burada, uzun yıllar Parlamentoda görev yapan arkadaşlarımız var veya Parlamento çalışmalarını izleyen arkadaşlarımız da hatırlayacaktır. Burada, bazen, bir gün, iki gün, üç gün, hatta haftayı bulan inkıtasız çalışmalar yapılmıştır.
Dolayısıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisinde fazla çalışma saatinin konulması, AK Partiye ait, yani, AK Partinin ortaya koyduğu, icat ettiği bir anlayış değildir; bundan önce de var olan ve ihtiyaç duyulduğunda da başvurulan bir yöntemdir.
Değerli arkadaşlar, yine, çalışma saatleriyle ilgili değişik ifadeler ve özellikle bu süreyle ilgili, verimli çalışma süresiyle ilgili birtakım kararlar okudu burada Sayın Anadol; "Eksüreyle beraber, ilave süreyle beraber bu çalışma saati günlük 9 saati geçmemelidir" dedi. Zaten 14.00-24.00 saatlerine baktığımız zaman, bu, 10 saatlik bir süredir; ancak, bunun içerisinden ihtiyaç ve yemek için verilen 1 saatlik arayı da çıkardığımızda, zaten bu süre de 9 saati geçmiyor. Dolayısıyla, bu süre, Sayın Anadol'un ortaya koymuş olduğu gerekçeye uygun bir süredir.
YILMAZ KAYA (İzmir)- 14.00'ten önce kahvede mi oturuyorsunuz Sayın Fatsa?!
ALİ DİNÇER (Bursa)- Hem angarya...
EYÜP FATSA (Devamla)- Değerli arkadaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarının angarya olduğunu ifade edebilmek için biraz düşünmek gerekir.
Değerli arkadaşlar, şunu söylemek istiyorum: Yine, bu yoğun çalışmaya arkadaşlarımız şu gerekçelerle itiraz ediyorlar; diyorlar ki : "Olabilir. Biz burada yoğun bir çalışma yapıyoruz; ama, Sayın Cumhurbaşkanından bu geri dönebilir." Gerekçelerinden birisi bu. Yine, bir diğer gerekçe olarak da "Anayasa Mahkemesinden de dönebilir; dolayısıyla, bizim bu yapmış olduğumuz çalışmalar angarya çalışma sınıfına düşer" gibi iddiaları var.
Değerli arkadaşlar, bu Meclisin normal çalışma saatlerinde görüşüp kanunlaştırdığı birçok kanun Sayın Cumhurbaşkanından dönmüştür; bizim dönemimizde de dönmüştür, bizden önce geçen 58 hükümet döneminde de, cumhuriyetin kurulduğu günden bugüne kadar geçen 58 hükümet döneminde de, zaman zaman, buradan çıkan kanunlar, Cumhurbaşkanı tarafından bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmiştir; aynı gerekçeyle Anayasa Mahkemesinden de dönmüş, tekrar iade edilen, kabul edilmeyen, Anayasa Mahkemesinde Anayasaya aykırı bulunan kanunlar da olmuştur. Yani, Sayın Cumhurbaşkanı nasılsa bu yasayı geri çevirecek, Anayasa Mahkemesi nasıl olsa bu yasayı geri çevirecek gibi bir düşünceyle hareket edersek, o zaman, Türkiye Büyük Millet Meclisinde hiçbir yasayı görüşmemize gerek kalmaz. Böyle bir mantığı kabul etmek de mümkün değildir.
Değerli arkadaşlar, onun için, bu tasarıyla ilgili, bu tasarının ruhuyla ilgili, özüyle ilgili çok farklı düşünceler ifade edildi. Ben, bunları tekrar etmek istemiyorum. Tabiî, muhalefettir; kendi görüşlerini, düşüncelerini ifade edecektir; saygı duyarız. Ancak, bu tasarıya karşı çıkış gerekçelerinin hiçbirisi, bu tasarının önemini, bu tasarının Türkiye için elzemliğini, gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EYÜP FATSA (Devamla)Sayın Başkan, sözlerimi toparlıyorum.
BAŞKANBuyurun Sayın Fatsa.
EYÜP FATSA (Devamla)Zaten, kendileri de ifade ediyorlar; Türkiye'nin bir kamu reformu yasası tasarısına, Türkiye'nin böyle bir tasarıya ihtiyacı olduğunu; ancak, bu ihtiyaç duyulan tasarının iktidarın getirdiği tasarı değil de muhalefetin teklif ettiği tasarı olduğunu söylüyorlar; yoksa, bu tasarı, böyle bir kamu reformu yasası tasarısı çıkmasın demiyorlar, böyle bir şeye Türkiye'nin ihtiyacının olmadığını da söylemiyorlar.
NECATİ UZDİL (Osmaniye)Böyle bir yasa yüzde 35'le çıkmaz.
EYÜP FATSA (Devamla)Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, her türlü eleştirinize, her türlü tenkidinize ve İçtüzükten kaynaklanan her türlü engelleme hakkınıza saygı duyuyoruz.
Ancak, tabiî, şunu da bilmek gerekir: Türkiye, 28 Mart 2004 tarihi itibariyle bir yerel seçimler sathı mailine girmiştir; hem iktidar partisine mensup milletvekili arkadaşlarımızın hem muhalefet partisine mensup milletvekili arkadaşlarımızın, bir an önce, seçim bölgelerine gitme noktasında acele ettiklerini biliyoruz. Dolayısıyla, muhalefet diyor ki, "bir an önce bunu Genel Kurul gündeminden çekin, seçim mahallerine dönelim." Biz de diyoruz ki: Evet, seçim mahallerine dönelim; ama, biz de, bu yasayı çıkarmak üzere kamuoyuna söz verdik; bu yasayı çıkaralım, sonra, hep beraber seçim bölgelerimize dönelim.
Bu duygu ve düşüncelerle, muhalefetin getirmiş olduğu, perşembe günü...
NECATİ UZDİL (Osmaniye)Kamuoyuna başka sözleriniz de var; dokunulmazlıkları kaldıracağınız sözünü de verdiniz televizyonda!..
EYÜP FATSA (Devamla)Biz verdik efendim, biz verdik ve sözümüzde duruyoruz.
ERDAL KARADEMİR (İzmir)IMF'ye söz verdiniz!
EYÜP FATSA (Devamla)Hayır, biz, IMF'ye filan söz vermedik; bu aziz millete söz verdik ve millete verdiğimiz sözün de arkasındayız.
NECATİ UZDİL (Osmaniye)Başka sözleriniz de var! Millete verilmiş söz var, söz!
EYÜP FATSA (Devamla)Değerli arkadaşlar, eğer, IMF tartışmalarına girersek, bunun arkasından Sayın Derviş ve 57 nci hükümet çıkar.
Dolayısıyla, biz, AK Parti Grubu olarak, muhalefetin getirmiş olduğu 26 Şubat 2004 Perşembe günü...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EYÜP FATSA (Devamla)...14.00-24.00 saatleri arasındaki çalışma taleplerine olumlu oy vereceğiz. Ancak, ben, Genel Kurulda biraz sonra bizim de grup önerimiz okunacaktır, oradaki talebimize Genel Kurulun olumlu cevap vereceği düşüncesiyle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
56 konuşma daha · 26 Şubat 2004