Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Kahramanmaraş Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 18. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Kasım 2017 · 545 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fahrettin Oğuz Tor (MHP), 7 Kasım 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle); konuşma 545 kelime.
Fahrettin Oğuz Tor (MHP, Kahramanmaraş). “Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 7 Kasım 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-oguz-tor-26-2017-11-07-bazi-vergi-kanunlari-ile-diger-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=62949
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FAHRETTİN OĞUZ TOR (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tasarı’nın 9’uncu maddesi üzerinde MHP adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
6183 sayılı Yasa’da getirilen düzenleme, kredi kartıyla tahsilatta türevlerini de kapsama almaktadır, olumlu bir düzenlemedir.
Değerli milletvekilleri, sürekli gelişen teknoloji, iletişim araçlarının yaygınlaşması, bankacılık alanındaki gereksinim ve gelişmeler, özellikle vurgulamak isterim ki her bir kişide -zengin fakir, işi olan işi olmayan- birden fazla banka kartı olması, kurumları mecburen yeni teknolojilerin kullanılmasına yöneltmiştir. Bunun sonucu olarak kurumlar teşkilat kanunlarında değişiklikler yaparak yeni teknolojilerden istifade etmeye başlamışlardır. Maliye Bakanlığı ve sosyal güvenlik kurumları açısından olaya baktığımızda, internet bankacılığı üzerinden belge verilmesi, tahakkuk ve ödeme yapılması, sorgulama yapılması, banka kartları kullanılarak ödeme yapılması bunlardan birkaçıdır. Eskiden, özelikle mali müşavir ve muhasebeciler vergi ve prim takiplerinde ayrı ayrı eleman istihdam ederken bugün, aldıkları şifrelerle bilgisayarlarının başında belge verme, tahakkuk yapma, sorgulama, ödeme yapabilmektedirler. Vatandaşlarımız da benzer işleri yapmakta ve hayatlarını kolaylaştırmaktadırlar.
Değerli milletvekilleri, iş varsa, para varsa, geçim kolaysa kredi kartı, banka kartı işe yarayacaktır; iş yoksa, ortalama her evde bir işsiz varsa, vatandaş geçim sıkıntısı içindeyse, kısaca cep delik cepken delikse banka kartı, kredi kartı açık verecek, beklenen netice elde edilemeyecektir. Bakınız, Merkez Bankası verilerine göre, 2016 Ocak-Ağustos döneminde bireysel kredi ve kredi kartlarından dolayı yasal takibe intikal etmiş tekil kişi sayısı 478 bindir, 2017 yılının aynı döneminde yani sekiz ayda yasal takibe intikal etmiş tekil kişi sayısı 498 bine yükselmiştir. 2017’de sekiz aylık artış yüzde 5 civarındadır. Bunun anlamı, sekiz ayda yarım milyon kişinin kara listeye girdiğidir. Böyle giderse 2017 yılının tamamında 750 bin kişinin bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödemeyeceği ve kara listeye gireceğidir. Bundan daha da acısı, sadece bireysel kredi, sadece kredi kartı ve hem bireysel kredi hem de kredi kartı dolayısıyla yani birleşik şekliyle durum daha da vahimdir. 2017 yılının ilk sekiz ayında, bu anlamda yasal takibe uğrayan kişi sayısı 632 bindir. Bu sayı, yıl sonunda 1 milyonu işaret etmektedir. Yıl sonunda sadece bu argümanlar bakımından 1 milyon kişinin kara listeye girmesi çok ağır bir durumdur. Sadece 2017 yılında 1 milyon kişinin kara listeye girmesi demek, gelecekte bankalardan kredi, banka kartı, kredi kartı veya benzer kartları kullanamayacak olması demektir. Bu da gelecek bakımından durumun daha da iyiye gitmeyeceğini göstermektedir. Bundan çıkan sonuç: 6183 sayılı Yasa gereğince amme alacaklarının tahsilinde kredi kartı, banka kartı veya benzer kartların argüman olarak kullanılmasından beklenen amacın elde edilmesi, her şeyden önce kullanıcılar bakımından ekonomik rahatlığın sağlanmasına bağlıdır.
Değerli milletvekilleri, TÜİK’in Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’ne göre, bir önceki aya göre enflasyon bir ayda yüzde 1,71’dir, bir önceki aralık ayına göre enflasyon yüzde 11,6’dır, Ekim 2016’ya göre enflasyon yüzde 17,28’dir, on iki aylık ortalamalara göre ise 14,4’tür. Bu gerçekleşen 4 enflasyon oranı, fiyat artışlarının kasım ve aralıkta da devam edeceğini göstermektedir. Bu durumda, yıl sonunda on iki aylık enflasyonun yüzde 14-15 aralığında gerçekleşmesi kuvvetle muhtemeldir. Yapılacak zamlarla fiyat artışları gelecekte daha da yüksek oranlara ulaşacaktır. Maalesef, vatandaşlar için güzel günler görünmemektedir. Vatandaşın böyle bir ortamda satın alma gücünü artırmadan ödeme gücünü artırmak mümkün olmayacaktır. Netice olarak ortalama her hanede bir işsiz varsa, enflasyon 2 haneyi bulmuş ve vatandaş geçim sıkıntısı içindeyse, kısaca cep delik cepken delikse yapılan değişiklikten beklenen sonuç elde edilmeyebilir. Yapılacak ilk iş, her alanda ama her alanda vatandaşın güvenini sağlamaktır; görev ve sorumluluk Hükûmetindir diyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
79 konuşma daha · 7 Kasım 2017