İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Fahrettin Yokuş

Konya Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 43. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ocak 2019 · 451 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fahrettin Yokuş (İYİ Parti), 9 Ocak 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 451 kelime.

Fahrettin Yokuş (İYİ Parti, Konya). “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-yokus-27-2019-01-09-vergi-kanunlari-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisi (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75821

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

FAHRETTİN YOKUŞ (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hepinizin bildiği gibi, kamu yönetiminin temelini liyakat, kariyer ve sınıflandırma oluşturur. Türk devlet yönetim geleneğinin temeli de beş bin yıllık Türk tarihinde yazıldığı gibi Türk töresine dayanır. Türk töresi de adalet, eşitlik, iyilik, yardımlaşma, insana değer verme ve hoşgörüden oluşur.

Buradan şuraya geleceğim: Cumhuriyetimizle birlikte, liyakat, tecrübe, birikim üzerine bir kamu yönetimimiz vardı. Özellikle on altı yıllık AKP iktidarı boyunca ne yazık ki kamu yönetiminde liyakat, adalet, hak, hukuk hepsi ayaklar altına alındı. Bu değerlerin yerine yandaş ve “cemaatdaş” oluştu devlette.

“Cemaatdaş”ın nelere mal olduğunu hep beraber yaşadık. Gerçi “cemaatdaş”lar farklılaştı şimdi; a’sı gitti, b’si, c’si devam ediyor. Yandaşlık ise, artık devlet yönetimi tamamen parti devletine dönüştü. Yani “Hizmetliyi memur yapacağız, sözlü sınav yapıyoruz.” Niye? “3 katını, 5 katını çağırıyoruz, TRT’ye spiker yapacağız mübareği, aradan yandaşımızı seçeceğiz.” İdareci öyle, üst bürokratı zaten bunlar atıyor. Yani parti devleti yavaş yavaş gidiyor derken imdatlarına ne yetişti? FETÖ ihanet şebekesi yetişti. Tam bu pislikten temizleyelim derken, onları temizlerken şimdi devlet, iktidar partisinin parti devletine dönüştü. Önümüzdeki günlerde, inşallah, bu kürsüde bunu size detaylıca anlatacağım.

Şimdi, efendim, Cumhurbaşkanımız sağ olsun, devleti keyfekeder yönetiyor; yetkileri verdik, KHK’ler çıkarıyor, Meclis baypas ediliyor zaman zaman. Şimdi, önemli bir mesele: Türkiye Cumhuriyeti devletinde Cumhurbaşkanımız Türk Bayrağı takarak makam aracında dolaşır, bir de elçilerimiz dolaşır yurt dışında Türk devletini temsil ettiği için, bir de Türkiye’de valiler. Fakat bizim iktidarımız valilerin merkez valisi olmasını pek içine sindirememiş. Bu bayrak taşıyan valiler artık yeni sistemde merkez valiliği statüsünü kaybetti, müfettiş yapılıyor. Ne güzel, değil mi? Müfettiş, merkez valisi gitti. E kardeşim, iyi de diğer bayrak taşıyan büyükelçilerin günahı ne? Bari statülerini koru. Yani sen diyorsun ki: “Ben istediğim adamı keyfekeder büyükelçi atarım, istediğim yere yollarım.” Arkadaş, iyi de vallahi, bu sistem eskiden tek başına hakanların yönettiği devlette bile yoktu ya, sen ne yapıyorsun? Ha, diyor ki: “Ben seçilmişim arkadaş, her şeyi yaparım. Yani istediğim gibi ulufe dağıtırım. Ona veririm bir yetki, veririm maaş, elçiden sayarım. Hadi, yürü kardeşim, yürü.” Vallahi, böyle bir yol varsa hepimizi elçi yapın da biz de buralarda uğraşıp durmayalım. Öyle ya, ne güzel, statü bu! Gerçi, eski vekillerinizi, eski bakanlarınızı, ne kadar eskimişiniz varsa rektör yapıyorsunuz, dekan yapıyorsunuz, elçi yapıyorsunuz. Mübarek, ne güzel ya, ne güzel, devleti güzel güzel yönetiyorsunuz!

Şimdi, efendim, bakın ne yaptınız. Askeriyeyi bile, onu bile sulandırdınız. Efendim, bu FETÖ askeriyeyi ele geçirdi diye askerî okulları kapattınız, yeni bir üniversite ihdas ettiniz. Üniversitenin başına atadığınız rektöre de paşalık unvanı verdiniz, daire başkanına albaylık unvanı verdiniz. Yahu, siz kamu yönetiminin ne olduğunu hiç okumadınız mı? Devlet böyle mi yönetilir? Daha ileri gideceğim. RTÜK'ü Kültür Bakanlığına bağlıyorsunuz, TRT’yi Cumhurbaşkanı alıyor. Allah, Allah! Ya, bu TRT ne menem yer ki bundan vazgeçemiyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

128 konuşma daha · 9 Ocak 2019

128 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook