İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 5. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası'na ilişkin gündem dışı konuşması

Fahrettin Yokuş

Konya Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 5. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Ekim 2019 · 583 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fahrettin Yokuş (İYİ Parti), 10 Ekim 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası'na ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 583 kelime.

Fahrettin Yokuş (İYİ Parti, Konya). “1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası'na ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 10 Ekim 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-yokus-27-2019-10-10-1-7-ekim-camiler-ve-din-gorevlileri-haftasi-na-iliskin-gundem-disi-kon (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=80572

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

FAHRETTİN YOKUŞ (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi grubum ve şahsım adına saygıyla selamlayarak sözlerime başlıyorum.

Malumunuz, geçtiğimiz hafta, 1-7 Ekim tarihleri arası Camiler ve Din Görevlileri Haftamızdı. Bu haftamız münasebetiyle Türkiye’mizin dört bir yanında müftülüklerimiz, Diyanet İşleri Başkanlığımız çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiler. Bu etkinlerin teması bu yıl “Cami ve Hayat” olarak işlendi. Ancak bir itirafta bulunmam gerekirse, 1986 yılından beri bu hafta kutlanmakta, adında hem cami kelimesi hem de çalışanlar, din görevlileri olmasına rağmen din görevlilerinin sorunları bu haftada maalesef hiç tartışılmamakta, konuşulmamaktadır. İşte, bu eksikliği gidermek adına söz almış bulunmaktayım.

Malumunuz, 2010 yılında Diyanet İşleri Başkanlığımız 6002 sayılı Kanun’la devasa bir kurum hâline getirildi; 1 başkan, 5 başkan yardımcısı, 8 genel müdür, 37 daire başkanlığından oluştu ve yine, çalışan sayımız 120 bini aştı. Bu çalışanların 100 bine yakını kadrolu, 21 biniyse 4/B’li ya da diğer sözleşmeli personelden oluşuyor. Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu güçlü yapısına rağmen, hepimiz biliyoruz ki, hâlen yaklaşık 6 bin civarında camimizin imamı yok ve daha acısı, 1 Mart-31 Ağustos tarihleri arasında, imam açığı bulunan camilerimize İŞKUR kanalıyla hizmetli kadrosundan imam atadık altı aylık süreyle. Sürekli olması gereken din hizmetlerimiz altı aylık periyotlara maalesef getirildi. Ve sonra ne oldu? Yine, İŞKUR kararıyla 2017 yılında 4.900 civarında personel alındı ve şimdi bu personel hâlen kadroya geçirilmiyor, asgari ücretle çalıştırılıyor.

Şimdi, Diyanet İşleri Başkanlığında kadrolu çalışan imam, müezzin, kadrosuz çalışan, aynı görevi yapan İŞKUR üzerinden gelmiş sözleşmeli asgari ücretli çalışan, Allah aşkına, bu nasıl iş! Bu adaletsiz, bu haksız, hukuksuz uygulamanın Diyanet İşleri Başkanlığında olması gerçekten yüreklerimizi yakıyor. Adaletin, hakkın, hukukun en yoğun gözetilmesi gereken bu kurumda maalesef bunlar yaşanıyor. Sadece bunlar mı? Orada bir paralel sendikal yapılaşma olmuş, müftüler üzerinde baskı yapıyor ve atamalar, yer değiştirmeler ne yazıktır ki bu anlayış içerisinde, ayrımcılık içinde yapılmaya devam ediyor ve daha kötüsü, artık camilerimize ibadete gelen sayısı gittikçe azalıyor. Türkiye'nin nüfusu artıyor, muhafazakâr bir iktidarımız var sözde, cami cemaati azalıyor. Ha, bunu sadece ben söylemiyorum, geçen yılki Camiler Haftası’nda Sayın Cumhurbaşkanımız da itiraf ettiler. Acaba neden? Nedeni şu: Siyaseti camilerin içine sokarsanız… Pek çok cemaatin hutbelerde konuşan hocalara itiraz edip cuma namazını terk ettiğini ben de yaşadım, içinizde yaşayanlar da olmuştur. Onun için, diyoruz ki: Gelin, Diyanet İşleri Başkanlığımızı siyasetten ayıralım. Diyoruz ki: Gelin, fırsattan istifade Diyanet çalışanlarının sorunlarını çözelim. Bugün, Diyanet çalışanları mutlu değil, huzurlu değil çünkü Diyanette adalet yok, Diyanette hakça bir yönetim yok. Diyanet kendi personeline sahip çıkmıyor. O kadar çok sorunu var ki Diyanet çalışanlarının, hani vadettiğiniz 3600’lerden tutunuz da pek çok hususa kadar. Keşke zaman olsaydı da burada ben size Diyanet çalışanlarının tüm sorunlarını anlatabilseydim.

Sayın Başkanım son bir dakika izin verirse camilerimizin durumunu da anlatmak isterim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANDevam edin Sayın Yokuş.

FAHRETTİN YOKUŞ (Devamla)Camilerimiz; malum hayırsever yurttaşlarımız kanalıyla, dernekler kanalıyla -bir de toplu konut yapılan yerlerimize Toplu Konut İdaresi ya da büyük şirketlerin yaptığı yerlerde- camiler yapılmaktadır. Fakat şöyle Türkiye'ye bir bakın Allah aşkına, hiç camilerimizin yapı planı noktasında bir düzeni var mı? Neden biz düzenli camiler yapamıyoruz? Neden derme çatma camilerimiz var bizim farklı farklı? Neden tek proje üzerinde yapamıyoruz? Diyanete de sesleniyorum, belediyelere de: Gelin, şehir planları doğrultusunda camilerimizi mükemmel bir görüntüye ulaştıralım, tek tip camiler yapalım; görüntüsüyle, şekliyle Türk mimarisine uygun şekilde yapalım, yaptıralım. Bunlar çok zor değil. On yedi yıldır iktidardasınız, bunları hiç düşünmediniz. Çarpık kentleşme nasıl gidiyorsa… Çarpık cami kentleşmesi camiler de, 90 bin cami de Türkiye'nin dört bir yanına dağılmış durumda.

Hiç apartman altı mescit, cami olur mu Allah aşkına? Hiç etrafı dükkânlarla bezenmiş cami olur mu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

108 konuşma daha · 10 Ekim 2019

108 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook