İşitme engelli vatandaşların sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
Konya Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 64. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Mart 2020 · 488 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fahrettin Yokuş (İYİ Parti), 4 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İşitme engelli vatandaşların sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 488 kelime.
Fahrettin Yokuş (İYİ Parti, Konya). “İşitme engelli vatandaşların sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-yokus-27-2020-03-04-isitme-engelli-vatandaslarin-sorunlarina-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=86111
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FAHRETTİN YOKUŞ (Konya)Sayın Başkan, 2 kere teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Efendim, bugün işitme engelli kardeşlerimizin sorunlarıyla ilgili konuşma yapacağım. Ülkemizde sayıları 3 milyona yaklaşan işitme engelliler, görünen hiçbir kusurları olmadığından en az dikkat çeken ve toplum içerisinde zor fark edilen engel grubudur. Sessiz azınlığı oluşturan işitme engelli bireylerin, hareket sınırlamasının ötesinde pek çok problemle karşı karşıya kaldıkları da bir gerçektir. İletişim yoksunluğu, eğitim alma ve bilinç gelişimi açısından yaşadıkları ciddi bir sorundur.
İşitme engelliler için hayati önem taşıyan, “3E” diye de ifade edilen erken teşhis, erken cihazlanma ve erken eğitim son derece önemlidir. İşitme engelli bireylerin ortalama kelime dağarcığı 150 kelimeden oluşuyor, dolayısıyla günlük dilde kullanılan her kelimenin karşılığı Türk işaret dilinde bulunmuyor. Bu yüzden de toplumda yerleşik yanlış kanının aksine işitme engelliyle yazışarak iletişim kurulması mümkün olmuyor. Yine, bu yoksunluk nedeniyle işitme engelliler okuduklarını anlamakta, yorumlamakta ve geri bildirim noktasında büyük problemler yaşamaktadırlar. İletişim eksikliği hemen hemen her alanda karşılarına çıkan bir engel oluyor. Sosyokültürel eksiklik, aidiyet duygusunun, örf ve âdet gelişiminin de önüne -ne yazık ki- geçmektedir.
Genel olarak sorunları: Bir, ülkemizde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı toplamda 56 işitme engelliler okulu bulunmaktadır. Ancak, bu çocukların kaynaştırma sınıflarına dâhil edilmesiyle kapatılan okullarımız oldu. 81 il sıralamasında her ilde bir okul yok iken kapatılan okullarla ailelerin yaşadıkları sorunların artmasıyla çocuklarının eğitim alma ya da eğitimine devam etme hakkı ellerinden alındı.
Okullarımızda kendi dillerinde yani işaret dili eğitimi alma şansları maalesef yok. Ülkemizde öğretmenlerimiz merkezî atama sistemiyle okullarımıza atanıyor. Eğitim fakültesi mezunu, pedagojik formasyon eğitimini tamamlayan bir öğretmenimizin kendisini işitme engelli okulunda bulma şansı son derece yüksek. İşaret diline hâkim olamayan bir öğretmen bu çocuklara nasıl eğitim verebilir, gelişimlerine nasıl katkı sağlayabilir?
Lise eğitimini tamamlayan bir işitme engelli, diğer engelli gruplarıyla eşit şartlarda üniversite sınavına tabi tutulmaktadır. Ülkemizde henüz kendi dillerinde sınav sistemine maalesef geçiş yapılamamıştır.
Yine, istihdamda yer alan işitme engelli bireyler için yasa gereği alınması zorunlu eğitimler mevcuttur; örneğin temel iş sağlığı ve güvenliği ile ilk yardım gibi. Bu eğitimler de maalesef ülkemizde işaret diline hâkim iş sağlığı ve güvenliği uzmanı veya ilk yardımcı olmadığı için işaret dili tercümanları aracılığıyla verilmektedir. Ancak sınava işitme engelli çalışanlar çevirmensiz katılmakta, dolayısıyla başarısız olmaktadırlar. Yaşanılan bu sorun işverenler açısından da işitme engelli çalışanlar açısından da büyük problemlere neden olmaktadır.
Özellikle kolluk kuvvetlerine intikal eden olaylarda karakollarda başlayan sorunlar savcılık ve mahkemelerde artmaktadır. Karakola götürülen bir işitme engelli bireyin ifadesinin alınabilmesi için işaret dili tercümanına ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak tercümanlık ücreti işitme engelli bireyden talep edilmektedir. Resmî olarak bir ödenek tanımlaması yoktur. Bu durum da tercümanların isteğine bağlı bir ücret tarifesinin yaratılmasına neden olmaktadır. İşitme engelli bireylerin ekonomik yaşam şartları düşünüldüğünde talep edilen rakamlar son derece yüksektir. Bu ücreti karşılamakta zorlanan ya da tercümana ulaşmakta zorlanıldığında günlerce gözaltına maruz kalan işitme engelli bireyler bulunmaktadır.
Diğer taraftan, Türk işaret dilinin bir standardı oluşturulamamıştır. Kişisel kullanım farklılıklarıyla camiaya zarar verilmiştir. Bu durum kamu kurumlarında bile karşımıza çıkmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FAHRETTİN YOKUŞ (Devamla)Başkanım, bir dakika…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
66 konuşma daha · 4 Mart 2020