İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 11. BİRLEŞİM · CUMA

2822 sayılı toplu iş sözleşmesi grev ve lokavt kanununa bir geçici madde eklenmesi hakkında (s.s.1)

Faruk Çelik

Şanlıurfa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 11. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Temmuz 2011 · 764 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Faruk Çelik (AK Parti), 15 Temmuz 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2822 SAYILI TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ GREV VE LOKAVT KANUNUNA BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ HAKKINDA (S.S.1)); konuşma 764 kelime.

Faruk Çelik (AK Parti, Şanlıurfa). “2822 sayılı toplu iş sözleşmesi grev ve lokavt kanununa bir geçici madde eklenmesi hakkında (s.s.1)”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 15 Temmuz 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-celik-24-2011-07-15-2822-sayili-toplu-is-sozlesmesi-grev-ve-lokavt-kanununa-bir-gecici-mad-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=12376

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

24’üncü Dönem Parlamentosunun milletimize, memleketimize hayırlı hizmetler yapmasını temenni ediyorum. Siz değerli 24’üncü Dönem milletvekillerimize de çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Ayrıca, bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, yaralılara da Allah’tan şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun diyorum.

Değerli milletvekilleri, tartıştığımız bir konu var. Aslında, Parlamentoda, Genel Kurulda oturan arkadaşlarımız neyin tartışıldığını da takip etmekte zorlanırlar ve yapılan tartışmalardan da şöyle bir anlam çıkar...

EMİN HALUK AYHAN (Denizli)Niye zorlanalım Sayın Bakan?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Devamla)Çok çok önemli bir konu var gibi zannedilir çünkü o tartışma hararetliliği içerisinde konunun özünden sapılır.

Bu çerçevede, tartıştığımız konu şu: Herhangi bir iş kolunda yetkili sendika olabilmek için, toplu sözleşme yapabilecek sendika olabilmek için yüzde 10’luk baraj var, ülke barajı. O barajı Çalışma Bakanlığının yayınladığı istatistikler çerçevesinde bulan sendikalar yetkili sendika oluyor ve toplu sözleşme imkânını elde ediyorlar. Yani yüzde 10 barajında esas alınan Çalışma Bakanlığındaki istatistiki veriler.

Şimdi, biz, geçtiğimiz dönem burada bir değişiklik yaptık, dedik ki: “Çalışma Bakanlığına bildirilen veriler değil, Sosyal Güvenlik Kurumunun verilerini esas alalım.” Neden? Şundan dolayı: “Hak ve hukuk açısından bunu yapalım.” dedik. Ölüler sendika üyesi, çalışmayanlar sendika üyesi veya başka konumda bulunanlar sendika üyesi görülüyor. Her yıl bütçe görüşmelerinde biz bakan olarak geliyoruz buraya, diyoruz ki: “Türkiye’deki -örgütlü toplumuz- örgütlenme oranımız çalışanların yüzde 57’sini oluşturuyor.” Doğru mu? Değil. Sendikalar buna “Doğru.” diyor mu? “Değil, yanlış. Böyle bir şey yok.” diyor. Yüzde 57’lik bir sendika oranı çalışanlarda yok. Yok olduğu hâlde kayıtlarda bu verilerden, Çalışma Bakanlığı verileriyle yüzde 10 barajını kurtarmak için yapılan mücadelede bizim Hükûmetimiz, bizden önceki hükûmetler hep bu yanlışın içinde oldular ve biz dedik ki: Bu yanlışın içinden çıkmamız gerekiyor. Ne yapalım? Sosyal Güvenlik Kurumu verileri yani aylık primi ödenen ve işçi olduğu tescilli olan verileri esas alalım ve o veriler çerçevesinde gerçekten ne kadar örgütlüyüz, ne kadar örgütlü işçimiz var, sendikalı işçimiz var, bunlar ortaya çıksın diye, yani verilerin daha sağlıklı olması açısından ve güncel verilerle hareket etmemiz açısından bu düzenlemeyi yaptık. Bu düzenlemeyi yapınca, buna paralel olarak bizim sendikal mevzuatımızdaki ülke barajı olan yüzde 10’luk barajın da aşağı çekilmesi gerekiyor.

Biz, bunları sosyal taraflarla konuştuk. İşte, bu düzenleme olmadığı için, yapılamadığı için... Neden yapılamadı? Az önce arkadaşlarımız izah ettiler. Sosyal taraflarla günlerce tartışmalar, değerlendirmeler oldu, tam Genel Kurulun gündemine ittifakla bütün partiler olarak getirdik, yasama görevi burada tam ifa edilecekken, yine sosyal taraflar tarafından bu yasanın çıkmasına engel olundu. Biz bunları yaşadık. Ben bir önceki dönem bu işin içindeydim ve nasıl oldu, ne bitti bunlar ayrı olaylar ama netice itibarıyla bu Bakanlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, diyalog bakanlığıdır, ortakları olan bakanlardır ve o çerçevede biz tüm sendikaların, konfederasyonların ve Üçlü Danışma Kurulunun kararlarına hep saygı duymuşuzdur, saygı duymaya devam edeceğiz ve çalışmalarımızı da yine kendileriyle birlikte sürdüreceğiz.

Bugün huzurlarınıza getirdiğimiz bu düzenleme de yine Üçlü Danışma Kurulunda bulunan konfederasyonlarla birlikte aldığımız bir kararın neticesidir. Karar tek yönlü değildir. Yani şöyle bir kararı sizin huzurlarınıza getirmiyoruz: Altı aylık bir öteleme yapalım, altı ay sonra yeniden bir ötelemeyle sizin huzurlarınıza gelelim diye değil. Açıkça oturduk konuştuk, dedik ki: Ağustos ayında Üçlü Danışma Kurulumuzu 2 kez, eylül ayında da 1 kez olmak üzere 3 kez bir araya getirelim. 2822-2821 sayılı yasaların, 12 Eylül ihtilalinden kalma bu yasaların değiştirilmesi konusunda bir mutabakat sağladık, bu çalışmaları ağustos ayında bitireceğiz, Türkiye Büyük Millet Meclisine bunların değiştirilmesiyle ilgili teklifimizi, kanun tasarımızı göndereceğiz ve yeniden bir uzatmaya fırsat vermeden bu sorunu çözme imkânını elde etmiş olacağız.

Peki, bu düzenlemeyi yapmazsak şimdi ne olacak? Bu düzenleme… Bildiğiniz gibi istatistikler yılda 2 kez yayınlanıyor. Bu yayınlanan istatistiklerin temmuz ayında yayınlanması gerekiyor, bu ay içerisinde yayınlanması gerekiyor. Yayınlamadığınız zaman 51 yetkili sendika var, bunun 35’inin artık işlevsiz hâle geldiğini görmüş olacağız.

Şimdi, değerli arkadaşlar, burada benim Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili bir şey söylediğim ifade edildi. Bana perşembe günü Meclis çıkışında gazeteciler sorduğu zaman kendilerine şunu söyledim: “Çarşamba günü yaptığımız görüşmede perşembe günü bu yasanın geçeceğiyle ilgili arkadaşlarımız tarafından iyi niyetle bize bazı görüşler ifade edildi. Umuyorum ki perşembe günü bu geçecektir. Fakat perşembe günü yaptığımız görüşmede Cumhuriyet Halk Partisi kesinlikle buna destek vermeyeceğini, farklı bir muhalefet stratejisi izleyeceklerini söylediler.” dedim aynen.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul)Çarşamba günü kim söyledi Sayın Bakan?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Devamla)Ben, sizlerle yaptığımız görüşmede ki Grup Başkan Vekilimiz de vardı burada…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul)Peki, ben ne söyledim?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Devamla)Sizlerle…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul)Sayın Bakan, bir saniye lütfen…

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Devamla)Hayır, müsaade edin efendim, biz konuşmamızı bitirelim de.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 15 Temmuz 2011

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook