İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 92. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Faruk Sarıaslan

Nevşehir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 92. Birleşim · 5. yasama yılı · 18 Mayıs 2022 · 430 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Faruk Sarıaslan (CHP), 18 Mayıs 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 430 kelime.

Faruk Sarıaslan (CHP, Nevşehir). “Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 18 Mayıs 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-sariaslan-27-2022-05-18-bankacilik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-655-sayili-kanun-hukmunde-kar (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=107350

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

FARUK SARIASLAN (Nevşehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Türk devletinin kuruluşunun meşalesinin yakıldığı 19 Mayıs Bayramı’nı kutluyorum.

Bugün sizlere Türkiye’nin ekonomisinin ne kadar kötü olduğunu, vatandaşın nasıl yoksullaştığını, gelir dağılımının nasıl bozulduğunu; ekonomide üreten, adaletli paylaşan değil, tüketim ekonomisi içerisinde nasıl çırpınıp durduğumuzu anlatmayacağım. Bunları her ne kadar reddetmeye kalksanız da AKP sıralarındaki milletvekillerinin tamamının bildiği kanaatindeyim.

Bugün dünyada ve ülkemizde, 1923-1938 yılları arasında olduğu gibi, devletin rolü yeniden dikkate alınarak yeni bir ekonomik model -21’inci yüzyılın ekonomik modeli- oluşturulmalıdır. Yeni model de hane halkının müşterekleri ve piyasaları destekleyen ekonomik bir model olarak görülmelidir. Bu model, öncelikle kamusal eğitimden sağlık hizmetlerine, yollardan sokakların aydınlatılmasına, çeşitli kamu mallarının sadece parası olanlara değil, herkese tedarik edilerek bir toplumun ortaya çıkmasına ve ekonominin gelişmesine olanak tanınmalıdır.

İkincisi: Aileleri güçlendiren annelik ve ebeveynlik izinleri, erken yaşta verilecek eğitimlere yapılan yatırımlar ve yaşlı insanlara yönelik bakım hizmetleri gibi önlemlerle hane halkının insanlarının bakımını sağlama konusunda oynadığı roller desteklenmelidir.

Üçüncüsü: müştereklerin iş birliğini, potansiyelini gözler önüne seren ve onları saldırıdan koruyan yasa ve kurumlarla müştereklerin dinamizmi açığa çıkarılmalıdır.

Dördüncüsü: Pazarı herkesin refahını gözeten, zehirli atıkların yasaklanmasından şeffaf olmayan ticaretin engellenmesine, biyoçeşitliliğin korunmasından işçi haklarının gözetilmesine uzanan kurum ve düzenlemeler acilen gündeme getirilmelidir.

Devlet tüm iyi yardımcı aktörler gibi sahnenin ortasına çıkmalı, bu ekonomik modelde yerini almalıdır. İnsanlarımızın acil ihtiyaçlarından olan ve vazgeçemeyeceği millî ve yerli tarıma, gıda sektörüne dayalı; çatışmadan, doğayla barışık, kendi tohumunu üretecek, insanlara daha ucuz, daha kaliteli ürünler sunacak modellere geçilmelidir. Bu model üretenin de kazandığı, tüketenin de kazandığı, aracı ve tefecilerin ortadan kaldırıldığı bir model olmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu modelin gerçekleşmesi için öncelikli koşullardan bir tanesi, bilimin ve aklın ışığında sorgulayan, soran, aklını din simsarlarına kiraya vermeyen, bilgi ve birikimini ülkenin hizmetine sunan genç nesillere ihtiyaç vardır. İkinci esas önemli koşullardan bir tanesi ise, hukukun üstün kılındığı, adalet duygusunun her bir bireye yerleştiği, insanların “Benim etkin yerlerde adamım var.” dediği değil, “Türkiye'de haksızlığa uğradığımda, sadece, adalet dağıtan Allah'a ve millete hesap veririm.” diyen… “Hukuktan başka kimseden talimat almam.” diyen hâkimlere ve hukukçulara ihtiyaç vardır.

Sayın milletvekilleri, esas önemli olanlardan bir tanesi de eylem ve işlemlerinde, hukuk kurallarına bağlı olan, vatandaşlarına hukuk güvenliği sağlayan bir devlete ihtiyaç vardır. Bugün, üzülerek söylüyorum ki Türkiye Cumhuriyeti devleti hukuk devletinden ayrılmış, tek adam rejimine kaymıştır; onun için de hiçbir sorun çözülememekte, çözüm de üretilememektedir.

Sözlerime Batı’dan, Batılı düşünürlerden örnek vererek son vermek istemiyorum çünkü Batı'dan örnek verdiğimde milliyetçi muhafazakâr kesimde dış güçler hastalığı yeniden depreşebilir; onun için, ünlü Türk düşünür Yusuf Has Hacib'in 1050 yılında yazılmış Kutadgu Bilig adlı eserinden alıntı yaparak sözlerime son vermek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

87 konuşma daha · 18 Mayıs 2022

87 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook