28 Kasım Tahir Elçi'nin ölümünün 3'üncü yıl dönümü vesilesiyle Tahir Elçi'nin barış mücadelesini zafere taşıyacaklarına, Kocaeli'de Kuzey Marmara Otoyolu çalışması sırasında viyadüğün çökmesi sonucu işçilerin enkaz altında kaldığına ve birer işçi mezarlığına dönen mega projelere yatırım yapmak yerine insan hayatına öncelik verilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
Mersin Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 23. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2018 · 212 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fatma Kurtulan (Halkların Demokratik Partisi), 28 Kasım 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 28 Kasım Tahir Elçi'nin ölümünün 3'üncü yıl dönümü vesilesiyle Tahir Elçi'nin barış mücadelesini zafere taşıyacaklarına, Kocaeli'de Kuzey Marmara Otoyolu çalışması sırasında viyadüğün çökmesi sonucu işçilerin enkaz altında kaldığına ve birer işçi mezarlığına dönen mega projelere yatırım yapmak yerine insan hayatına öncelik verilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 212 kelime.
Fatma Kurtulan (Halkların Demokratik Partisi, Mersin). “28 Kasım Tahir Elçi'nin ölümünün 3'üncü yıl dönümü vesilesiyle Tahir Elçi'nin barış mücadelesini zafere taşıyacaklarına, Kocaeli'de Kuzey Marmara Otoyolu çalışması sırasında viyadüğün çökmesi sonucu işçilerin enkaz altında kaldığına ve birer işçi mezarlığına dönen mega projelere yatırım yapmak yerine insan hayatına öncelik verilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-kurtulan-27-2018-11-28-28-kasim-tahir-elci-nin-olumunun-3-uncu-yil-donumu-vesilesiyle-tahir-e (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=73383
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FATMA KURTULAN (Mersin)Teşekkürler Sayın Başkan.
Üç yıl önce bugün, ömrünü cezasızlıkla mücadeleye, faili meçhullerle mücadeleye adayan bir hukuk insanı, ömrünü barışa adayan Tahir Elçi Diyarbakır’ın orta yerinde, Dört Ayaklı Minare’nin dibinde, bir mesaj verilir gibi ensesinden vurularak öldürüldü. O an Türkiye hukuku ve yargısı da yitirildi. Tahir Elçi’nin vurulduğu yerde ve anda onlarca kamera kayıttaydı; gazetecilerin kameraları, etraftaki iş yerlerinin güvenlik kameraları ve Tahir Elçi’nin Dört Ayaklı Minare dibinde yapacağı açıklamanın tamamını bir an bile kayıttan çıkmadan kaydetmekle görevli polis kameraları… Onlarca insan tanık oldu; o polislerin kendisi, Diyarbakır Barosu avukatları ve gazetecileri. Ancak üç yıl geçmesine rağmen hâlâ faili topluma açıklanmadı. Bulunamadı demiyoruz çünkü failin belli olduğunu biliyoruz. Savcılar da biliyor, o gün orada olan aslında herkes biliyor. Faili meçhullerle hesaplaşmaya gelen bu iktidar tarihine işte böyle bir utanç kazıdı. O gün Adalet Bakanı Diyarbakır’da cinayeti aydınlatacağına dair sözler verdi, tutmadı. Dönemin başbakanı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı ile Diyarbakır Valisi, Diyarbakır Emniyet Müdürü ve Cumhurbaşkanı faillerin bulunacağını taahhüt etti, hiçbiri sözünü tutmadı. Çünkü cezasızlığı mevcut hukuk sisteminin bir geleneği hâline getirenlere inat hayatını adadığı faili meçhul ve pek çok da davada mücadele veren Tahir Elçi’nin cinayeti de faili meçhul hâline getirilmeye çalışılıyordu. Tıpkı bugün Tahir Elçi’yi ananların taşıdığı pankartta yazılanlar gibi, devletin aydınlatamadığı cinayet yoktur...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
121 konuşma daha · 28 Kasım 2018