İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · SALI

8 mart kadınlar günü nedeniyle

Fatma Şahin

Gaziantep Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 67. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Mart 2005 · 1.008 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fatma Şahin (AK Parti), 8 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 8 MART KADINLAR GÜNÜ NEDENİYLE); konuşma 1.008 kelime.

Fatma Şahin (AK Parti, Gaziantep). “8 mart kadınlar günü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 8 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-sahin-22-2005-03-08-8-mart-kadinlar-gunu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FATMA ŞAHİN (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Heyetinize saygılarımı sunuyor ve en kalbî duygularla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, biraz önce Sayın Başkanım ifade etti; "neden 8 Mart" diye soracak olursanız, bu 8 Martın kadın harekâtı açısından, kadının hak ve hukuk mücadelesi açısından taa 1857 yıllarına dayanan ve tekstil sektöründe yaşayan kadınlarımızın çalışma hayatında yaşadıkları sıkıntıları dile getirmenin ve bu mücadelenin başladığı bir gün olması dolayısıyla Birleşmiş Milletler bunu 1977 yılında kadın haklarının Birleşmiş Milletler günü olarak ilan etmiştir ve o günden itibaren de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanılmıştır.

Şu bir gerçektir ki, insanımızın hak ve hukuk mücadelesi insanlık tarihi kadar eskidir. Kadınımızın da bu mücadelede yeri özümsenmeyecek kadar eskiye dayanmaktadır. Ben, tabiî ki, 5 dakikalık gündemdışı söz hakkımda bu tarihî süreci açıklamaktan daha çok, son ikibuçuk yılı, AK Parti Hükümetinin kadın hak ve hukuk mücadelesinde neler yaptığını neler yapmadığını anlatmak ve bunları sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum.

3 Kasım itibariyle, biz hükümet olduktan sonra, kadınımızın en büyük kazanımlardan birisi dediğimiz aile mahkemelerinin kurulmasıyla bu süreci başlattık değerli arkadaşlar. Aile mahkemelerinin kurulması, beraberinde, boşanmanın, her ne kadar erkeği de yıprattığı düşünülecek olursa, en çok kadınlarımızı ve çocuklarımızı mağdur ettiğini düşünürsek, aile mahkemelerinin kurulması, kadınlarımızın kendini ifade etmesi ve hakkını araması yönünden önemli bir açılımdır diye düşünüyorum. Arkasından, İş Kanununda yaptığımız değişikliklerle doğum ve süt izninde Avrupa Birliğinin birçok ülkesinde olmayan daha da ileri standartları getirdik ve 8 haftaya çıkardık doğum izinlerimizi. Bunun arkasından, değerli arkadaşlarım, Türk Ceza Kanununa gelen pakette 10 uncu maddede çok önemli bir değişiklik yaptık ve "kadın-erkek eşittir, eşitsizlik durumunda devlet gerekli müdahaleyi yapmakla yükümlüdür" dedik. Bu, bana göre ve birçok sivil toplum kuruluşuna göre de, 1934 yılından sonra kadınımızın elde ettiği en büyük siyasî zaferdir diye düşünüyorum.

Bundan sonra devam ediyoruz daha neler yaptık: Türk Ceza Kanununda, yıllardır, birçok hükümet "bu kanun aslında demokratik değil, insan hak ve özgürlüklerine uygun değil" demiş; fakat, bir türlü masanın üzerine çıkarıp da bunu yasalaştırmaya cesaret edememiştir. AK Parti Hükümeti, bunun da bir başlangıcını yapmış ve Türk Ceza Kanununu da çok hızlı bir süreçle yasalaştırmıştır. Bunun da arka planında, Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklikler, en çok kadın haklarına, çocuk haklarına, kadınımızın insanca yaşam kalitesine ulaşma adına, çok büyük mücadelenin verildiği bir yasal boyuta gelmiştir diye düşünüyorum ve burada -çok önemsediğim için sizlerle paylaşmak istiyorum- özellikle töre cinayetlerinde, bu, bütün nitelikli adam öldürme suçuna dönüştürülmüş ve müebbet hapse çevrilmiştir.

Bundan sonra neler yaptık: Biliyorsunuz, Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, aynen bir korsan teşkilat gibi çalışıyordu; böyle bir genel müdürlük yoktu. Bizle, AK Parti Hükümetiyle beraber bu süreç başladı ve teşkilat yasamızı çıkardık; arkasından da, Aile Araştırma Kurumunun teşkilat yasasını çıkardık ve en önemli gelişmelerden biri, Yerel Yönetimler Yasası devam ederken, kadın milletvekillerimizin verdiği bir önergeyle, yerel yönetimlere, kadın sığınma evlerinin açılmasının bir görev olduğu belirtilmiş ve bu önerge de kabul edilmiştir.

Değerli arkadaşlar, ben, biliyorum ki, biz istediğimiz kadar istediğimiz yasal düzenlemeleri yapalım; eğer, Türk kadınının yaşam kalitesini artıramıyorsak, bu konuda onun yaşam seviyesini yükseltemiyorsak, daha yapacak çok işimiz var demektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim, tamamlayın.

FATMA ŞAHİN (Devamla)Biz, sırça köşklerde değiliz; gidiyoruz, memleketlerimizin en ücra köşelerinde kadınlarımızı görüyoruz. Ben, biliyorum ki, özellikle, eğitim ve sağlık alanında -kadınlarımızın- yapmamız gereken çok iş var. Bunun için neler yapmalıyız; bunun için, öncelikle, ekonomik kalkınmamızı hızla tamamlamak zorundayız. Ne tür bir proje gerçekleştirmek isterseniz isteyin, bunun bir finans boyutu, bunun bir ekonomik boyutu var. Biz, millî gelirimizi hızla 10 000 dolarların üzerine çıkarmak zorundayız.

İkincisi, siyasî kimliğimden dolayı mutlaka bunu söyleme ihtiyacı hissediyorum: Mutlaka, yüzde 4,4'lerden -Parlamentodaki temsilimizi- yüzde 20'lere en kısa sürede çıkarmak zorundayız. Neden yüzde 20 diyorum; bu da bilimsel olarak araştırılmış ve kanıtlanmıştır ki, bir cinsin, bir toplulukta temsil edilebilmesi için asgarî azınlığın yüzde 20 olması gerekmektedir.

Sağ olun, siz değerli arkadaşlarımızın bize gösterdiğiniz takdirler ve yardımlarla, biz, yüzde 4,4 olmamıza rağmen, böyle güzel yasaları sizlerle beraber çıkardık; fakat, biz, istiyoruz ki, artık, bu arenada -siyaset, biliyorsunuz, karar verme mekanizmasının en üst mercii- kadın bakış açısının ve kadın duyarlılığının, mutlaka, bu mekanizmalarda çalışması gerekiyor.

Ben, inanıyorum değerli arkadaşlar, AK Parti Hükümeti, birçok şeyi, yapılamayacak denen birçok şeyi yaptığı için, Sayın Başbakanımıza ve sizlere güveniyorum. Bu noktada da biz gerekli açılımı yapacağız ve bundan sonra Türk kadınının siyasî temsilde de eşit anlamda temsil edilmesi için gerekli altyapı çalışmalarını yapacağız diye düşünüyorum.

Sayın Başkanım, iki noktayı özellikle belirterek sözlerime son vermek istiyorum.

Bir nokta, sivil toplum kuruluşlarına; değerli sivil toplum kuruluşlarımızın değerli mensupları, ben, ikibuçuk seneden beri Parlamentodayım. Siz, siyasetçinin çok daha önünde kadın haklarını savunuyorsunuz; ama, lütfen, bir noktaya da dikkat edelim. Kadın kimliğimle bunu söylemek zorunda hissediyorum. Biz, bir taraftan "haydi kızlar okula" kampanyasıyla kızlarımızı okula gönderirken, bir taraftan da üniversitenin kapısının önünde, önyargılarla, okumak isteyen kızlarımızı okula göndertmiyoruz. Lütfen, bütün önyargıları bir tarafa bırakalım ve bu konunun bütün muhatapları masaya oturarak ortak bir mutabakatla hızla yol alalım diyorum ve bu noktada, ben, sivil toplum örgütlerimizi bu duyarlılığa, bu hassasiyeti düşünmeye davet ediyorum.

Bir müjdeyle de sözlerime son veriyorum. Dün, Sayın Bakanımız açıkladı; biz, Parlamentoda kadın-erkek fırsat eşitliği komisyonu kuruyoruz. Bunu niye kuruyoruz değerli arkadaşlar; şunun için kuruyoruz: Çalışma hayatında, eğitimde, sağlıkta hangi yasa gelirse gelsin, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu gibi, böyle bir komisyondan geçtiği zaman, bu yasa kadın hakları yönünden, kadın-erkeğin fırsat eşitliği yönünden ne şekilde kadınımıza ne getiriyor, bu bakış açısıyla gelen yasalar incelenecek ve buna göre, kendi görüşleri esas komisyonlara bildirilecek. İnanıyorum ki, bu yapıldığı zaman, ayağı yere basan yasalar hızla çıkarılacaktır; inanıyorum ki, bu yapıldığı zaman, elde etmeye çalıştığımız hak ve hukuk mücadelemiz çok daha hızlanacaktır diye düşünüyorum. Şu da bitmiştir artık; kadın harekâtına baktığımız zaman, kadın harekâtı, artık, kadın-erkek düşmanlığı harekâtından daha çok, toplumsal bir anlayışa, aile projesine ve sosyal projelere dönüştüğü zaman dünyadaki kadınlarımızın daha çok hakkını alacağına inanıyoruz. Siz erkekleri bu mindere çekmediğimiz sürece, biz, çok fazla kendi içimizde konuştuğumuz bu mücadeleden çok fazla kârlı çıkacağımıza inanmıyoruz. Sizlerin buna inanmasını istiyoruz ve bunun için de, bu tür harekâtları, sizlerle beraber sosyal projelere ve insanlık projesine dönüştürmek istiyoruz.

Bu duygularla sözlerime son veriyorum, hepinize saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

25 konuşma daha · 8 Mart 2005

25 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook