Hükûmet adına enerji ve tabii kaynaklar bakanı taner yıldız'ın türkiye taşkömürü kurumu karadon müessese müdürlüğünde meydana gelen elim kazaya ilişkin açıklaması (içtüzük'ün 59'uncu maddesine göre)
Zonguldak Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 106. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Mayıs 2010 · 1.143 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fazlı Erdoğan (AK Parti), 25 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HÜKÛMET ADINA ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ'IN TÜRKİYE TAŞKÖMÜRÜ KURUMU KARADON MÜESSESE MÜDÜRLÜĞÜNDE MEYDANA GELEN ELİM KAZAYA İLİŞKİN AÇIKLAMASI (İÇTÜZÜK'ÜN 59'UNCU MADDESİNE GÖRE)); konuşma 1.143 kelime.
Fazlı Erdoğan (AK Parti, Zonguldak). “Hükûmet adına enerji ve tabii kaynaklar bakanı taner yıldız'ın türkiye taşkömürü kurumu karadon müessese müdürlüğünde meydana gelen elim kazaya ilişkin açıklaması (içtüzük'ün 59'uncu maddesine göre)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fazli-erdogan-23-2010-05-25-hukumet-adina-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-taner-yildiz-in-turkiye (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA FAZLI ERDOĞAN (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gerek Zonguldak’ımızda gerek ülkemizde alın teri, göz nuru, el emeği uğruna özellikle madenlerde çalışırken hayatını kaybeden ve kara elmas diyarında son olarak 30 kardeşimizin acısını içimizde hissederek, ölenlere Allah’tan rahmet dilerken, geride bıraktıkları acı ve kederli ailelerine bir kez daha başsağlığı diliyorum. Zonguldak kara elmas diyarından ve ülkemizin üzerinden bu kazaların tekrar geçmemesini Allah’tan temenni ediyorum.
Bu olay anından itibaren, Zonguldak’ta sevinçli bir gün yaşıyorduk o olay anına kadar ama bu sevinç biraz kursağımızda kaldı. Zonguldak Çaycuma Havaalanında yurt dışı seferleri başlamıştı, yurt içi seferleri de devreye girdiği bir açılış töreninde bulunurken, pazar günü, 17 Mayıs saat 13.00 sularında bu haberi alınca gelişen olayları adım adım takip ettik ve olay mahalline vardığımızda, gerçekten gerek Valimizin gerek kaymakamlarımızın, belediye başkanlarımızın, arkasından sayın bakanlarımızın ve Sayın Başbakanımızın olayın başından sonuna kadar, iktidarıyla muhalefetiyle olay mahalline gelerek, acımızı paylaşarak, “Ben de burada varım, ben de bir kenarından tutayım, belki ben de cana sağlıklı bir şekilde kavuşurum.” diyen duasıyla, emeğiyle, katkısıyla, fiziği ve gönlüyle yanımızda olan bütün arkadaşlara, bütün dostlara teşekkür ediyorum ve bu saatten itibaren olayın yönetimi, Sayın Hayati Yazıcı Bakanımız, Enerji Bakanımız Sayın Taner Bey ve Ömer Bey’in de bildiği gibi, sizlerin de bildiğiniz gibi, olay, belli bir koordinasyon içerisinde yürütülmüştür. Kurumun raporu ortadadır. Arkasından Sayın Başbakanımız gelmiş, günübirlik, bir saatlik de olsa, bütün işlerinin yoğunluğuna rağmen Zonguldak’a gelerek acımızı paylaşmıştır.
Söylemler üzerinden farklı yorumlar yükleyerek meseleyi bir savunma atmosferine, temeline dayandırmak istemiyorum ama Kurum yetkilileri burada olayın başından sonuna kadar olayı ince ince ayrıntılarıyla yazmıştır. Kurumlar, elbette yüz elli yıllık Kurumun tarihinde ve Türkiye'nin her yerinde Türkiye Taşkömürü yetkilileri arama kurtarma çalışmalarında seferber olmuşlardır, bu noktada birikimi vardır. Gerçekten bu olayın başından sonuna kadar 2.000-2.500 derecedeki bir yanmanın olduğu bir noktada, “Daha hızlı hareket edilseydi, maskesi olsaydı kurtulabilir miydi?” noktasında burada söylemler oldu. Burada tabii ki siyaset kurguları yapıldı ama şunu bilmemiz lazım ki, 100 derecede bir suyun kaynadığını düşünürseniz, 3 bin derecedeki bir sıcaklığın bir dakikada her şeyin bittiğini, kül olduğunu, bunu da algılamakta hiç kimsenin, ortak aklı kullanan hatta stratejik aklı kullanan herkesin bilmesinde yarar var.
Özellikle siyasi partilerin temsilcilerinin konuşmalarının hepsi bizim için saygıdeğerdir. İlgililer oraya gelmiş, olayı mahallinde izlemişlerdir ama takdir edersiniz ki şöyle bir şemayı kısaca sizinle paylaşırken: Karadon Kuyusu, Gelik Kuyusu... 740 metre Kara Hasan Kuyusu’nun, Karadon Kuyusu’nun bir derinliği vardır. 20 metre çapındaki bu kuyunun -daha yeni yapılmıştır- temiz hava sirkülasyonu sürekli olarak mevcuttur ve burada olay mahalli, 540 metresinde olduğunu düşünürsek, daha yukarısında 360 ve 460 mevkisinde de müessesede çalışan işçiler orada çalışmaktadır. Aşağıda -özel sektör, dört yıldan beri Yapı-Tek firması orada bu işi yapıyor- bütün Zonguldak’ın altında 300 kilometre galeri vardır, Ankara’dan Zonguldak’a giden yolun uzunluğu Zonguldak’ın altında mevcuttur. Bu Yapı-Tek firması sadece 8 bin metreyi almıştır, orada sadece hazırlık çalışması, galeri çalışması, tünel açma çalışması yapmaktadır ve bu çalışmanın da yüzde 65-70’i bitmek üzeredir. Üç seneye yakın süreden beri Türkiye'nin her yerinde başarılı çalışmalarıyla ve yapılan incelemelerde de ekim ayı sonunda Çalışma Bakanlığımızın tebrik ve takdirine mazhar görülecek bir noktada Zonguldak’ın bir eksiği yoktur, bu da belgelidir. Altı ayda bir müfettiş raporları da ortadadır. Fakat şunu bilmekte yarar var: Ölen arkadaşlarımızın içerisinde kırk yaşında, yirmi beş yaşında olan arkadaşlarımız, o arada olan arkadaşlarımız olduğu gibi, Türkiye Taşkömürü içerisinde emekli olmuş, elli, elli beş, altmış yaşında tecrübeli arkadaşlarımız vardır, orada 2 tane de mühendis arkadaşımız vardır.
Tabii bunların hepsini üst üste koyduğumuz zaman, Zonguldak ve Türkiye’de, bakıldığı zaman “Bugünlerde çok fazla oluyor.” demek, tabii ki dikkate değerdir, ama 1941 yılından başlayarak 2010 yılına kadar bakıldığı zaman Zonguldak için ortalama oranlar buradadır. Özellikle geçmişte, 1992’de yıl ortalamasında değil toplam yılda 275 can kaybedilmiştir Kozlu’da. Bunun 263’ü grizuda gitmiştir, diğerleri tabii ki normal kaza sonucudur. Her şeyden önce o günkü Bakan Sayın Moğultay’dır ve o işletmenin sahibi de Türkiye Taşkömürünün kendisidir. Olayı şuradan almamız gerekiyor: Şu anda, Türkiye Taşkömürü… Evet, taşeronlaşma, özelleştirme noktasında geldiğimiz zaman, 22 tane redevansçı vardı, sigortalı işçi çalıştırma sayısı belki binlerde yoktu. Maden Kanunu’yla bunu yeniden yapılandırdık, 4 tane büyük, 22 tane de küçük firma olarak şu anda 4.200 veya 4.500 civarında resmen sigortalı işçimiz var. Türkiye Taşkömürünün kendi bünyesinde 11.709 kayıtlı çalışanı var, 900’e yakın mühendis var. Arkadaşlarımız, “Mühendis alınmadı…” O 900 arkadaşımızın bazıları üç ayda bir gelip imzasını atıp gidiyorlar. Tabii ki, aşağı inme noktasında onların belli yıldan sonra aşağıya inmeleri de mümkün olmuyor, başka yerlere göndermeye kalktığımız zaman astarı bezinden daha pahalı oluyor. Bunların hepsine baktığımız zaman, AK PARTİ Hükûmeti, Sayın Başbakanımız, takdir edersiniz ki… Bölgedeki sendikamız, Ankara’ya geçmişte çok giriş çıkışları olmuştur, yürümüşlerdir, işçimizin hakkını gerçekten korumak adına çok mücadele vermişlerdir. Ama geçmişte Cumhurbaşkanlığı yapmış başbakanlarımız “Bu Kurumu kapatalım, biz buradaki çalışanların maaşlarını evde oturtup verelim…” yüzde yüz daha kârlı olduğumuzu rahmetli Özal söylemiştir. Ama biz geldik, bu Kurumu, sosyal boyutu hesaba katarak, Meclis eski Başkanımız Sayın Köksal Toptan, Polat Bey ve biz, bütün arkadaşlar, bu bölgede elbette kara elmas, 1 milyar 300 milyon ton rezervimiz varsa, bunu, Türkiye’nin, İsmet Paşa’nın dediği gibi enerji merkezi yaparak Türkiye’nin açıkça kömür ihtiyacını, yerli ihtiyacını enerji sektörüne de dayandırarak sunmak istedik. O nedenle Sayın Başbakanımız geldi… Geçmişten beri hep muhalefet sözcüleri bunu söyler: Zonguldak -rakamı söylemek bana ağır geliyor ama bir gerçek- 4.500 şehit vermiştir, 5 bin şehit vermiştir; onun anıtının açılmasına da Sayın Başbakanımız 25 Mayıs 2003 yılında gelmiştir.
Tabii ki, Sayın Başbakanımız 1 Temmuz 2008’de de gelmiştir -emekli olanların yerine- kara elmasın Kozlu Müessesesinde -5 tane müessesemiz var- madene inmiştir, 560 kodunda işçiyle ekmeği paylaşmıştır; alın teri, göz nuru, el emeğinin oradaki durumunu görmüştür. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Kozlu meydanına çıktıktan sonra da 3 bin kişinin oraya sözünü vermiştir. Daha önce de 1.200 kişi alarak hem TTK’yı korumak hem de özel sektörle beraber, elbette şartları da en iyi şekilde kontrol ederek insanımıza, bölgemize faydalı olmaya çalışılmıştır.
Bu çalışmaları yaparken elbette muhalefetin de sendikanın da desteği alınmıştır. Ben şunu belirtmek istiyorum: Geçmişte burayı kapatmaya karşı çıkanlar elbette bizimle beraber örtüşmüştür. Ama yaşatmaya karşı çıkmak adına değil de yaşatmayı devam ettirmek adına somut bir öneriniz var mı? Biz bu somut önerileri alacağız. Elbette yetkililer inceliyor. Özel sektörün hatası mı var, kamu denetçilerinin hatası mı var, oradaki işçimizin yanında taşıdığı olmaması gereken malzemelerden dolayı mı yanıcı bir şey ortaya çıkmıştır? Bu henüz belli değil. Ama bir gerçek var: Hepimiz her konuda hassas olmak zorundayız. Türkiye, özel noktalardan geçiyor. “Bakanlar ortada yok, yetkililer ortada yok.” derken, burada kongre çalışmalarıyla açıkça meşgul olanlar belki bunu duymamış olabilir. Gönül isterdi ki, muhalefet de olay anında orada beş dakika önce gelsin..
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Oradaydı, orada. 5 milletvekili vardı, 5 milletvekili.
FAZLI ERDOĞAN (Devamla)Teşekkür ediyorum, Allah hepinizden razı olsun. Hepsine teşekkür ettim.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Niye laf atıyorsun?
FAZLI ERDOĞAN (Devamla)Hayır, atmıyorum.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Niye “kongre” diyorsun?
FAZLI ERDOĞAN (Devamla)Bir dakika… Bir dakika…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Niye “kongre” diyorsun o zaman?
FAZLI ERDOĞAN (Devamla)Lütfen.. Lütfen…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 25 Mayıs 2010