İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Fehmi Murat Sönmez

Eskişehir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 93. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Nisan 2010 · 469 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fehmi Murat Sönmez (CHP), 24 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 469 kelime.

Fehmi Murat Sönmez (CHP, Eskişehir). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fehmi-murat-sonmez-23-2010-04-24-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FEHMİ MURAT SÖNMEZ (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 15’inci maddesine yönelik vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

15’inci madde ile Anayasa’nın “Hâkim ve savcıların denetimi” başlıklı 144’üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Buna göre, adalet hizmetleri ile savcıların idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet müfettişleri ile hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişleri eliyle yapılacak. Hâkim ve savcıların görevlerini, kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olarak yapıp yapmadıklarının denetimi, araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerince yapılacak yani hâkim ve savcılar üçlü bir teftişe tabi tutulacaklar ama bu teftişin yapılabilmesi için Kurul Başkanının olur vermesi gerekmektedir. Kurul Başkanı kimdir? Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanı, siyasi bir görüşe sahip, bir partinin bünyesinde bulunan bir kişi. Normalde tarafsız davranılması gereken bir görevi yerine getirecek.

Yaklaşık olarak bir haftadır Anayasa görüşmelerinde gördüğümüz gibi tarafsız olması gereken Meclis Başkanı da ister istemez geçmişin verdiği bir siyasi görüşle, bir partinin içinden gelmiş olmakla, buradan seçilmiş olmakla, AKP’nin oylarıyla seçilmesiyle maalesef ki yanlı bir tutum sergilemektedir. Bunun örneklerini bir iki tane vermekte sakınca yok diye düşünüyorum. Örneğin, muhalefet milletvekilleri, bizim milletvekilimiz söz almak istediği zaman, biraz ısrarcı olduğu zaman, disiplin cezasıyla tehdit edilmekte ama kendi ifadesiyle “Beni tehdit mi ediyorsunuz?” dediği zaman başka bir partinin milletvekiline, disiplinin D’sinden bile söz edilmemektedir veyahut da buna benzer davranışlar iktidar milletvekillerince yapıldığı zaman ise hiçbir sakınca görülmemektedir. Bunu söylememin nedeni, burada Meclis Başkanını eleştirmek amacıyla değil, tarafsız görev yapması gereken bir kişi, siyasi kimliği varsa maalesef bunu başaramamaktadır, bu erdemi gösterememektedir. Bu yüzden, hâkim ve savcıların denetlenmesi olayında da denetleme izni eğer Adalet Bakanlığınca verilecekse o zaman, bu, hâkim ve savcıların istediğini koruma, kollama şansına sahip olacağını, istediğini ise teftiş ettirebileceğinin göstergesidir. İktidar, kişisel ve siyasi kaygılarla kendi kontrolünde bir yargı yapılanmasını gerçekleştirmek istemektedir. Bu yüzden de demokrasi ve hukukun değişmez koşulu olan yargı bağımsızlığını kendi kontrolüne almaya çalışmaktadır. Adalet Bakanı ve Müsteşarının Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulunda yer alması, yargının siyasallaşmasının göstergesidir. Hâkimlerin seçimi ve kariyeri konusunda karar veren, denetimini yapan merci Hükûmetten bağımsız olmalıdır. Maalesef, bu tasarıyla, hâkim ve savcıların istikballeri, mesleklerindeki yükselme şansları Adalet Bakanının iki dudağı arasına bırakılmıştır.

Vatandaşlarımızın yargıyla, adalet sistemiyle ilgili şikâyetleri yok mudur? Elbette ki vardır. Vatandaşımızın adalet sisteminin yavaş işlemesinden şikâyeti vardır. İnsanlarımız, bir alacak-verecek meselesi yüzünden ya da bir arsa anlaşmazlığı yüzünden yıllarca mahkeme kapısında sürünmektedirler. Kimi vatandaşlarımızı dolandıran, paralarını cebine atıp ama mahkemesine çıkmayan insanlar serbestçe dolaşırken iddianamesi bile hazırlanmamış, suçu ne olduğu belli olmayan bazı insanlar da bir iki yıl hapislerde yatmaktadır. Yani, netice olarak adaletin yavaş işlemesinden şikâyet edilmektedir. Buna karşılık iktidar, buna hiçbir önlem almamış, bu sıkıntıyı hiç görmemiştir. AKP, iktidara geldikten sonra, tam sekiz yıl sonra, yargıda değişiklik yapmak için yola çıkmıştır. Peki, neden?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

104 konuşma daha · 24 Nisan 2010

104 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook