İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Çorum Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 79. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Mayıs 2003 · 660 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Feridun Ayvazoğlu (CHP), 14 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 660 kelime.
Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 14 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2003-05-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan İş Kanunu Tasarısının 94 üncü maddesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.
Tasarıda yer alan 94 üncü madde, 1983 yılında değişikliğe uğrayan 1475 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin başlığı ve içeriğiyle aynıdır. Şöyle ki: "muafiyet" başlığıyla, "işçi ve işverenlerle bunların meslek kuruluşları tarafından kendilerini ilgilendiren ve iş hayatına ilişkin işlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazı ile başvurma halinde bu dilekçeler ve bunlarla ilgili tutanak, evrak, defter ve işlemler, damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır" şeklinde düzenlenmiştir.
Değerli arkadaşlarım, bu maddenin, gerek başlığı gerekse içeriği yönünden herhangi bir sorunu yoktur; ancak, benden önceki konuşmacı arkadaş, AKP'li Saygıdeğer Milletvekili Uzunkaya, zaman zaman, Genel Kurula oy verme zamanı koşarak gelen arkadaşlardan olabileceğini tahmin ettiğimiz arkadaşımız... (CHP sıralarından alkışlar) Bu arkadaşımız, 93 madde üzerinde tartışma ve eleştiri yapılırken, acaba, bu 93 maddenin kaç tanesinde, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yapılan önerileri ve eleştirileri dinleme imkânı oldu ve bizlere, madde üzerinde konuşulması gerektiği hususunda tavsiyede bulunurken, maalesef, kendisi, tamamen, konuşması gereken 93 üncü maddenin dışına çıktı ve kendisine teşekkür ediyoruz, bu şekilde, bizlere de meşru müdafaa hakkı verdi.
Değerli milletvekilleri arkadaşlarım, yaklaşık iki haftadır, Meclis, gece-gündüz bu tasarıyla uğraşmakta ve âdeta kilitlenmiş durumdadır. Acaba, bir hak verme ve bir hakkın teslimi adına yapılan bu uğraş sonucunda hak ihlalleri mi çıkacaktır, hakların gaspı mı çıkacaktır; bu durum, gerçekten, hepimizi endişelendirmesi gereken bir durumdur.
Peki, milletin meclisinin bu yoğun uğraşından kimler memnun diye sorduğumuzda nasıl cevap alıyoruz; maalesef, ne sosyal taraflar ne işçi ne işveren ne de Meclisinden çok olumlu, ciddî, yapıcı, üretici ve somut atılımlar bekleyen halkımız da, bu soruya olumlu cevap vermiyor. Veremiyor; çünkü, hukuk devletinde, sosyal devlet anlayışında, bir kanunun amacı, toplumsal uzlaşı içerisinde olumlu hedefe ulaşmaktır. Hedefe ulaşılırken, taraflarla hareket edilir; taraflarla ve uyumla gidilirse olumlu sonuç alınır.
Yine, her kanunun uygulanma imkânı, tarafların var olmasına bağlıdır. Peki, acaba, bu taraflar gerçekten var mıdır; şu anda, gerçekten, işçi var mıdır; gerçekten, işveren var mıdır; gerçekten, bunların mekânı, işyeri var mıdır?.. Maalesef, gerçek ve acı göstergeler, bu sorulara olumlu cevap verdirmiyor, verdiremiyor. Şu anda, Türkiye'deki işsiz sayısı karşısında, işçilere değil, işsizlere iş bulamıyoruz; ama, İş Kanunu Tasarısını çıkarıyoruz denilse, bu kadar çelişki, ancak bu tasarının görüşülmesinde yerini almıştır. İşte o zaman da bu toplum "olmayan işe, olmayan işçiye, olmayan işverene, olmayan işyerine kanun yapsanız ne olur, yapmasanız ne olur; kimi kandırıyorsunuz" diye karşınıza çıkarsa, hiç de şaşırmayınız.
Bu toplum bizden ne bekliyor -cevabı basit; ama, yapılması zor- iş bekliyor, aş bekliyor, gelecek bekliyor, sosyal güvence bekliyor; dış politikada kişilikli Türkiye olarak, millî dava kabul ettiğimiz Kıbrıs için, muasır medeniyet seviyesi için, AB için, ekonomi için istikrarlı bir Türkiye bekliyor.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmam nedeniyle, sorumluluk gereği olduğu düşüncesiyle, bir hususa daha değinmek istiyorum. Bugün söz alan Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili Resul Tosun'un kullandığı terimlerden dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir üyesi ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak, üzüntü duyduğumu, bu üzüntünün, Adalet ve Kalkınma Partili milletvekileri tarafından da duyulması gerektiğini belirtmek istiyorum; zira, Sayın Tosun'un, müstehzi (alaycı) bir tavırla kullandığı "azınlık" teriminin, Meclis çatısı altındaki hiçbir üyeye yakıştırılamayacağını ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkesin birinci sınıf vatandaş olduğunu, 70 000 000 nüfusun içerisinde de "azınlıklar" tabiriyle sıfatlandırılacak hiçbir kimsenin bulunmadığını açıklamak zorunda kaldım. Aksi halde, birileri de, zamanı gelir, sizi, Türkiye'de, yüzde 65 karşısında yüzde 35 azınlık olarak adlandırır ki, buna da, sadece siz değil, bizler de üzülürüz.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, geliniz, günlerce uğraşılan bu yasa tasarısı hakkında bırakınız bizim eleştirilerimizi; ama, toplumdan gelen eleştirilere, lütfen, kulak veriniz, değer veriniz. Toplumu, sosyal tarafları, işçiyi, işvereni, vicdanları rahatlatamayan, huzursuz eden, mutlu edemeyen, umut veremeyen böyle bir yasa tasarısını geri çekmek, hiç de zor olmasa gerek diye düşünüyorum; lütfen, bunu yapalım. Yaptığınızda, çözüm için, bir uzlaşı içerisinde, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sizlerle birlikte, toplumun özgür vicdanına kendimizi emanet etmeye hazır olduğumuzu bir kez daha belirtiyor; bu duygu ve düşüncelerimle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 14 Mayıs 2003