İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · SALI

İcra ve iflas kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.915)

Feridun Ayvazoğlu

Çorum Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 105. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Mayıs 2005 · 1.297 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Feridun Ayvazoğlu (CHP), 31 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İCRA VE İFLAS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S.S.915)); konuşma 1.297 kelime.

Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “İcra ve iflas kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.915)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 31 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2005-05-31-icra-ve-iflas-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-s-915-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz yasa değişikliği teklifiyle, yine, tekrar, huzurunuzdayız. Bu defa, bu teklifin 8 inci maddesiyle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, öncelikle, ben, tabiî, kanunların, tasarıların ve tekliflerin, teknik yönden ele alınarak, size, bir sunum yapılmasıyla başlanması gerektiğine inanıyorum, konuşmanın. Bu noktadan hareketle, gelen teklifin, ne derece, ne şekilde, hangi süreçle geldiğini, size, kısaca sunmak istiyorum. Şimdi, değişiklik teklifinin 8 inci maddesi, daha önce, teklif sahibi sayın milletvekili arkadaşımız tarafından 6 ncı madde olarak komisyona gönderilmiş; komisyonda, iki madde kaydırılmak suretiyle, 6 ncı madde, huzurumuza, komisyon tarafından, 8 inci madde olarak getirilmiş bulunmaktadır.

Şimdi, getirilen 8 inci maddenin özüne bakıldığında, bu madde, şu anda yürürlükte bulunan İcra ve İflas Kanununun 337/a maddesi şeklinde yer almaktadır. 337/a maddesinde kısa olarak şu ifade ediliyor... Bunun da -daha önce yapılan konuşmalardan ve benim yaptığım konuşmadan da anlaşılacağı üzere- İcra ve İflas Kanununun ceza bölümüyle ilgili olan, 331 ve devamı maddeler içerisinde yer alan bir madde olduğunu belirtmiştik.

Şimdi, buna göre, 337/a maddesinde 44 üncü maddeye atıf yapılıyor; yani, herkesin bildiği şekliyle, İcra ve İflas Kanununun 337 nci maddesinde, borçlunun mal beyanında bulunmaması ve burada verilebilecek ceza hüküm altına alınıyor. 337/a maddesinde ise, bunun biraz daha değişik hali, 44 üncü maddeye atıf yapılmak suretiyle belirtiliyor. Nedir 44 üncü madde; ticareti terk edenlerle ilgili bir madde; yani, daha özel bir mal bildirimini kaleme alan, hüküm altına alan bir madde. "Ticareti terk eden bir tacir onbeş gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur" deniliyor ve 337/a maddesinde de, buna verilebilecek, yani, bu zorunluluğa uymayan borçluya uygulanabilecek ceza belirtilmiş oluyor. Bu ceza da, üç aydan bir yıla kadar hapis şekline dönüşmüş oluyor. Daha önceki cezanın miktarı da, yani şu andaki 337/a'nın ceza miktarı da aynı. Sadece, yine bahsedildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki ceza tabirlerine ve tariflerine uygun olması açısından, daha önceki "hafif hapis" ibaresindeki "hafif" tabiri kaldırılmış ve burada "hapis" olarak yer almıştır.

Yine, çok öz ve kısa olarak belirtirsek "gösteremeyen" şeklindeki ibare de, burada "göstermeyen" şeklinde; yani, kasten o malları göstermeyen şeklinde bir harf değişikliği söz konusu olmuştur.

Yine, 337/a'nın üçüncü fıkrasında, gerçekten cümlenin gidişine uygun olmayacak bir şekilde "borçlunun iflası takdirinde" gibi, gereksiz bir kelime çıkarılmış, onun yerine maddeye ve cümlenin akışına daha uygun olarak "halinde" ibaresi değişiklik olarak yer almıştır.

Değerli arkadaşlarım, şu ana kadar konuşan bütün arkadaşlarımız, bizlerin, burada, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, neden söz almış olduğunu, neden konuşmak zorunda kaldıklarını belirttiler. Gerçekten, hepimiz şöyle oturup, salimane, objektif olarak düşündüğümüzde, bu konuşmaların, hele hele bugün, 31 Mayıs 2005 tarihinde yapılan bu konuşmaların, neden Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri tarafından kamuoyuyla paylaşılarak böyle bir yasanın geciktirilmesine sebebiyet verdiği şeklinde kendi kendimize bir soralım ve inanıyoruz ki, kendi kendinize vereceğiniz cevap da, Cumhuriyet Halk Partisinin bu konuda haklı bir tutum ve tavır sergilediği şeklinde olacaktır. Bunun sebebine bakıldığında, bu yasanın şimdi çıkmasında, bu değişikliğin yapılmasında, inanıyoruz ki, hepimiz biliyoruz ki, burada, Mecliste gözü olan, adliye teşkilatlarındaki müstahdemlerinden kâtiplerine kadar, cumhuriyet savcılarına kadar, yargıçlarımıza kadar bütün görevliler, özellikle de icra dairelerindeki görevliler, bu Meclisi can kulağıyla dinliyorlar, gözleriyle gözlüyorlar; çünkü, buradan çıkacak, bu akşam saat 12'ye kadar çıkacak olan bir yasanın, o dediğimiz görevlileri ve icra dairelerinden alacağını alabilmek için umutla bekleyen alacaklıları ve yine, borçluları ne derece yakından ilgilendirdiğini de, bizler, burada birbirimizin gözüne bakarken, onlar bizi çok yakın takip ediyorlar ve değerlendiriyorlar ve kendi kendilerine ve bize yarın bir gün soracaklar. 1 Haziranda yürürlüğe girmesi gereken bir yasa, bir gün önce Meclisin gündemine geliyor, getiriliyor. Yani, bu, ne demektir değerli arkadaşlarım? Siyasî iktidar olarak, toplumun belirli kesimlerine, topluma verilebilecek mesajda, canım, biz bir gün önce de, bir günde de yasa çıkarırız, biz tek başımıza iktidarız, hiç sorun değil mesajını mı vereceğiz? Verebildiniz mi, yapabildiniz mi, yapılabilecek mi?

Kaldı ki, düşününüz, burada, Cumhuriyet Halk Partisindeki milletvekili arkadaşlarımız bu endişelerini kamuoyuyla paylaşmasaydı, bu endişelerini, ilgili, bekleyen az önceki kesimlerle paylaşmasaydı, onlar, yarın bir gün, yine, Cumhuriyet Halk Partisi bir hafta önce yapmış olduğu o eksikliği bugün de yaptı diye, kafalarında soru işareti olmayacak mı; elbette olacaktı. Biz, işte, bugün, bu görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz ve bu özgürlüğümüz, şu andaki siyasî iktidar tarafından hiçbir şekilde bizlere çok görülmez, çok görülemez.

Bunun ötesinde, bugün, bu akşam 12'den önce bu yasanın çıktığını kabul eyleyelim Yüce Meclisten. Peki, Sayın Cumhurbaşkanımıza gittiğinde, haydi, apar topar, bu yasaya, Meclisten çıkan bu yasaya 12'ye kadar onay ver dememizdeki anlamın, hukuk devleti mantığıyla bağdaşır bir tarafı olup olmadığını, gerçekten, birbirimize sorduğumuzda, olumlu cevap verebilmemiz ve verebileceğimiz mümkün değildir.

O nedenle, kendi kendimizi aldatmayalım. Buna sebep olanlar kimse, bu sebebi ortaya koyuyoruz. Buna sebep olanlar -geçen haftanın ve onun devamında, Meclisin dışında, Sayın Başbakan tarafından, bir yerlerden, fetva verir gibi konuşarak Cumhuriyet Halk Partisini refüze etmekse- bunun cevabını da, bugün, burada almış olacaktır.

Biz, bu şekilde, kesinlikle endişelerimizden dolayı, bu yasa teklifinin görüşülmesinde, maddelerin görüşülmesindeki endişelerden dolayı bu konuşmaları yaptığımızı ifade ettik; yoksa, bunun dışında, kamuoyuna ve belirtmiş olduğumuz, umutla bekleyen az önceki kesimlere -sizlerden geçen haftanın rövanşı alınıyormuş gibi, öyle bir rövanş almak adına- o insanlarımıza haksızlık etmek bizim amacımız değildir. Bizim amacımız, kamuoyuyla, şu andaki siyasî iktidarın, gerçekten samimi olup olmadığını paylaşmaktır.

MUSA UZUNKAYA (Samsun)Arkadaşın öyle söylemedi.

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla)Gerçekten samimi olup olmadığını, bugüne kadar, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından sizlere gösterilen iyi niyet bir hafta önce nasıl bozulduysa, onun devamında da, artık, bizim tarafımızdan sizlere güvenin kalmadığı, toplumun sizlere güveninin de bundan sonra kalmayacağını göstermenin ifadesi olarak kabul etmenizi diliyoruz.

Değerli milletvekilleri, herkes kendine bakacaktır; ama, öncelikle de siz kendinize bakın ve biz bir düşünüyorsak siz bin düşünün; çünkü, bu insanlar, milletimiz, sizi tek başına iktidara gönderirken, bunların hesabının da gün gelir, onlar tarafından, gönderen millet tarafından sorulacağını, elbette o insanlarımız, milletimiz unutmayacaktır. Onun için, biz, elbette kendimize bakarız; ama, siz, iktidar olarak, elinde muktedir bir güç bulunan siyasî iktidar olarak, öncelikle kendinize, oturunuz ve bakınız; kendinize bakmazsanız, aynaya geçin, aynada kendinize bakınız.

Sayın milletvekilleri, eğer bugün, bu yasadan dolayı, bizler ve sizler, belirli bir şekilde töhmet altında tutulacak isek, sizler, siyasî iktidar olarak, ne şekilde sorumluluk altında kalacağınızı çok iyi bilmelisiniz. Bilmelisiniz ki, acil yasaların, 1 Haziranda çıkması gereken yasalardan önce başka yasaları görüşürken, acaba hangisi daha acildir diye, o zaman karar vermeniz gerekirdi ve Cumhurbaşkanlığından, Anayasamızdaki yetkisini kullanmak durumunda olan Cumhurbaşkanlığımızdan belirli yasaların dönmesini sizler de bilmiş olmanıza rağmen, geçen haftalarda çıkarmış olduğumuz TÜBİTAK Yasasındaki aciliyet bu kadar mı önemliydi?! TÜBİTAK Yasasındaki sizin o direnişiniz, bizim direnişimiz, onun karşısında böyle bir yasanın gelmesindeki kıyaslamada hangisi daha acildi; 1 Hazirana hangisi yetişmesi gerekirdi?!

Sayın Cumhurbaşkanından döneceğini bildiğiniz bir yasa, işte, döndü geldi; şimdi de, yarın yürürlüğe girmesini istediğiniz bir yasayı Yüce Meclisin huzuruna getirerek, dayatma yapmaktasınız. Böyle bir dayatmayı, hukuk devletinde bu Parlamentoya yapmak, bırakınız 370 milletvekiliyle gelen bir siyasî iktidar, tek başına iktidar olan sizler değil, 400-500 milletvekiliyle gelen bir siyasî iktidar da olsa, böyle bir hakkı kendisinde görmemesi gerekir. Bunun hesabını, elbette, bu kamuoyuna, millete, biz değil, öncelikle sizler vereceksiniz. Bunun hesabını, yarın olmazsa bir gün, mutlaka, buna sebep olan Adalet ve Kalkınma Partisinin milletvekilleri olarak, gittiğiniz seçim bölgelerinde sizler vereceksiniz. Onun için, sayın milletvekilleri, biz, buradan, sizi, tek başına iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisini halkımıza şikâyet ediyoruz. Bu durumlara, gecenin bu saatinde, 12'den önce onaylanması gereken böyle bir dayatmayı Sayın Cumhurbaşkanına kadar götürmeyi, cüret etmeyi, kendilerine görev sayan böyle bir iktidarı halka şikâyet ediyoruz. Böyle bir yasayı, milyonlarca ilgilinin, borçlunun, alacaklının beklediği bir yasa değişikliğini, yine, sizler sebebiyet vermiş olduğunuzdan dolayı, alacaklısından borçlusuna kadar, adliyelerde çalışan bütün görevlilerine kadar, yargıçlardan savcılarına kadar bütün görevlilere, müstahdeminden mübaşirine kadar, kâtiplerine kadar, sizi onlara şikâyet ediyoruz; sizi Yüce Meclisin vicdanına şikâyet ediyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle, bu yasanın -yine de diyoruz ki- insanlarımıza, milletimize iyilikler getirmesini diliyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 31 Mayıs 2005

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook