Malatya yöresi pancar kotasına ilişkin(6/1034,1422)
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 73. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Mart 2005 · 415 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 22 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALATYA YÖRESİ PANCAR KOTASINA İLİŞKİN(6/1034,1422)); konuşma 415 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Malatya yöresi pancar kotasına ilişkin(6/1034,1422)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2005-03-22-malatya-yoresi-pancar-kotasina-iliskin-6-1034-1422 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkanım, Yüce Meclisin değerli üyeleri... Sayın Bakanım, iki yıl önce bu kanun teklifini verdiğimizde, zatıâliniz, çıkıp "en kısa sürede 3 000 göstergeden 5 000 göstergeye çıkarıyoruz" demiştiniz. Hâlâ kulaklarımda "en kısa süre" tabiri; ama, aradan iki yıl geçti. En son, yine, geçen hafta burada görüşülen yasa tasarısında, tam madde gelmişken "teknik olarak olmaz" denildi. Tüm milletvekili arkadaşlarımız bir önerge vermişti.
Sayın Bakanım, Yüce Meclis, 37 nci madde uyarınca, daha önce benim ve diğer arkadaşların verdiği yasa teklifini kabul etti. Derhal Genel Kurula indirmek üzere bekliyor, yaklaşık altı aydır. Altı ay önce Yüce Meclisteki, burada bulunan herkes, her iki partideki tüm milletvekili arkadaşlarım, bu yasanın komisyonlarda görüşülmeksizin direkt Meclis gündemine alınması yönünde kabul buyurdular; ama, her nedense, altı aydır da yine bu yasa gelmiyor. Hazır elimizde bir yasa teklifi ve Yüce Genel Kurulun kabul ettiği ve derhal Meclis gündemine alınması yönünde bir teklif var. Yani, bağışlayın, hakikaten, sadece spesifik örnek veriyorum. Malatya'da 850 muhtarın 650'si Bağ-Kurla icralık. Bağ-Kurla icralık olduğu zaman, 650 muhtar kesinlikle sağlık yardımından yararlanamıyor; çünkü, prim borcu yatırılmadığı için bu insanların ne kendisi ne çocukları hiçbir yardım alamıyor, yani, hiçbir hastaneye gidemiyor, hiçbir hastane kabul etmiyor. Sayın Bakanım, geçen hafta bir muhtarın 3 milyarlık ameliyat parasını dilendim, 10 kişiye böldürdüm. Yoksa hastaneye almıyorlardı. Bu şekilde ödedik.
Onun için, Sayın Bakanım, süreç çok geçti. Ben size inanmak istiyorum; ama, iki yıl önceydi, yine 3 000 gösterge, 5 000 göstergeydi... Ne olursunuz; bu insanlar perişan. Bunlar bizim insanlarımız, bunlar bizim muhtar amcalarımız; bunlar, bizim hepimizin köy adına, bizim köyümüzdeki insanlar adına yükümüzü çeken insanlar. Gelin Sayın Bakanım, buna bir süreç koyun. Ben bir iki yıl daha geçer diyemiyorum; ama, inanın, artık burada her seferinde bu muhtar ödeneği geldiğinde... Geçen hafta yine aynı şeyi söyledim. İnanın, artık inanamıyorum. Hatta, Sayın Fatsa bana cevap verdi. Yine aynı şeyleri söylüyorum; ama, ne olursunuz bu insanlara acıyalım. Hakikaten acınacak halde bu insanlar, perişan haldeler. Yani, biz, bu Yüce Meclis, perişan insanlara mutlaka bir çözüm umudu bulur diyorum. Türkiye'de çok elzem konu var; ama, hakikaten perişanlar. Ben, hepinizden bir kez daha istirham ediyorum.
Yine, altı ay önce, Yüce Meclise inmek üzere bekleyen bu teklifi, Sayın Akdemir'in teklifiyle beraber kabul edelim. Sayın Bakanım da bir an önce, çalışmasını, Bakanlar Kurulundan geçirmeden... Direkt Meclis gündemine alınacağı için, bu insanların sorununa çözüm bulalım. Ben, hepinizin adına hepinizden istirham ediyorum. Onlar bizim her şeyimiz, onlar bizim vekilharcımız, köyümüzdeki vekilharcımız.
Ben, Yüce Meclisin, tekrar, bu insanların sorununa çok duyarlılık göstereceğine inanıyorum. Hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 22 Mart 2005