Kayısı ve kayısı üreticilerinin sorunları hakkında
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 100. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Mayıs 2008 · 713 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 7 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAYISI VE KAYISI ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 713 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Kayısı ve kayısı üreticilerinin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2008-05-07-kayisi-ve-kayisi-ureticilerinin-sorunlari-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekillerim, tabii, bu ülke bizim, bu ülkenin değişik yörelerinde değişik ürünler yetişiyor. Tabii, bu ülkede eğer üretiyorsan ve ülkenin kendi öz kaynakları üretiyorsa, o ülkenin halkı, o ülkenin insanı her zaman ekmeğini yiyebiliyorsa mutlu ve huzurlu olur. Tabii, bizim en büyük ekmeğimiz kayısı. Malatya olarak yaklaşık 50 bin aile direkt kayısıdan ekmek yiyor. 50 bin üretici… Tabii, Türkiye’deki mevsimsel değişiklikler değişik dönemlerde farklı sorunlar yaratıyor. Örneğin, geçtiğimiz üç yılda önemli don olayları geçirdik ve rekoltemiz önemli oranda düşmüştü. Tabii, çiftçimiz, gübredir, mazottur, bu borçları ödeyemez duruma düştü. Tabii, bu yıl da yine aynı sorunlarla karşı karşıyayız.
Değerli milletvekilleri, biliyorsunuz, geçen dönem bir Tarım Sigortaları Yasası çıkardık. Tarım Sigortaları Yasası’na… En çok, en fazla tarım sigortası yaptıran il Malatya’dır. Çünkü, biz damdan düştük, yani zarar gördük, kayısı üreticimiz sırf zarar görmesin diye… Türkiye’de uygulanan tarım sigortaları poliçelerine bakın, en fazla üretilen yer Malatya’dır. Fakat, tabii, sigorta kapsamının içeriği bazen çiftçimizin zararını karşılamıyor. Örneğin, bu yıl da, yine, bugün 7 Mayıs olmasına rağmen, Hekimhan ilçemizin tüm üst kesimleri don olayıyla karşı karşıya kalmış ve tüm kayısılar bu gece dökülmüştür. Geçtiğimiz mart ve nisan aylarında yaşanan olaylardan sonra rekolte çok düşmüş ve ismi belirlenmeyen bir nedenle çiçekten sonra tüm kayısılar ağaçtan düşmüş ve bir şekilde meyveler hep yere inmiştir. Fakat -sigorta kapsamında bunlar- sigorta, meteorolojiden “Don olayı yok.” diye… Bir şekilde “Kapsama girmez.” diyor, ama çiftçimiz çok zor durumda. Yani bunun ismi konulamıyor. Niçin bu kayısılar döküldü? Nedir? Bunu yaratan neden ne? Bunun mutlak belirlenmesi lazım. Önemli olan, çiftçinin mağduriyetinin giderilmesidir. Yani sigorta klozu… Yani rekoltede eksiklik olursa, bir şekilde bu don, sel, doğal afetle olursa, mutlak bunların giderilmesi lazım. Bu amaçla tarımsal sigorta getirilmiştir çiftçinin mağduriyetinin önlenmesi için. Ama bir şekilde tabii, sigorta şirketleri ve TARSİM “Bu bizim klozumuza girmez.” diyor, yani “Sigorta kapsamına dâhil değil.” diyor. Peki, köylü ne yapacak? İşte, gübre borcu var, mazot borcu var, geçen dönemden kalan borçları var…
Değerli milletvekilleri, tabii, eğer sigorta kapsamına girmiyorsa bizim 2090 sayılı bir Tabii Afet Yasamız var. Burada belirli şeyler... Yani tabii afetin tarifi belli. Yani bir şekilde kayısıda yaşanan bu olayı mutlaka Tarım Bakanlığı iyi irdelemeli, neden oluşmuştur, bunun nedenini bulmalı. Eğer sigorta kapsamı içine girmiyorsa Tarım Bakanlığının mutlaka bunu bir şekilde irdelemesi lazım. Ben bunu buradan bir kez daha sizlere sunmak istiyorum.
Tabii, Türkiye’deki iklimsel özelliklere, kuraklık… Örneğin Malatya’da bu sene çok önemli derecede kuraklık vardır. Yani şu saatten sonra saatlerce yağmur da yağsa, örneğin bazı bölgelerimizde arpa, buğday ve diğer ürünlerimize, örneğin mercimek, bunlara artık bu saatten sonra gelen yağmurun faydası yok. Ama bu sene önemli bir kuraklık geçiriyoruz ve örneğin Yazıhan, Arguvan, bu tür bölgelerde artık kuraklık son derece üreticimizi zor durumda bırakmıştır. Çünkü gübre ve mazot, tarımsal girdinin en önemli girdisi ve çok yüksek ve pahalı. Bu nedenle bir kez daha ben Tarım Bakanlığının, Malatya’da yaşanan ismi konulmayan, don değil bunu söylüyorum, ama neden oluştuğunu bilmediğimiz bu soruna el atması lazım. Gerekiyorsa, 2090 sayılı Yasa’yla, üreticilerimize -en azından gerek kredi borçları gerek mazot ve gübre borçları- bir şekilde yardımcı olunması gerekiyor.
Tabii, bir başka sorun var:
Değerli milletvekilleri, yurdumuzun değişik yörelerinden, değişik bölgelerinden tarımsal işçilerimiz ürün devşiren bölgelere geliyor. Örneğin, Malatya’ya kayısı hasadı için Adıyaman’dan, Urfa’dan, özellikle güneydoğu bölgelerimizden kayısı mevsiminde bir sürü işçilerimiz geliyor. Geçen yıllarda bunlar traktörle, kamyonla geliyorlardı arkadaşlar. İşçi başları var, oradan getiriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Aslanoğlu.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Bitiriyorum efendim.
Bir şekilde, geçen yıl, örneğin Malatya’da bir iki kez önemli kazalar oldu. İnsanlarımız ölüyor. Bunlar, bu işçiler bizim işçilerimiz, Malatya’ya geliyorlar, ekmekleri için geliyorlar. Ben, bir kez daha Tarım Bakanlığını özellikle bu mevsimlik işçilerin taşınması konusunda, önümüzdeki bu hasat mevsiminde önemli kazaların olmaması açısından, bunun, mutlaka, bir şekilde… Bunların traktör sırtında değil, bir şekilde, belli bir şekilde taşınması yönünde bir uygulama birliği getirilmesi lazım. Bunlar bizim işçilerimiz, ekmekleri için geliyorlar. Fakat ucuz olsun diye traktör sırtında gelen bu insanlar her an kazayla karşı karşıya kalıyor. Onun için, bu… Örneğin, fındık işçileri de aynı şekilde fındığa gidiyorlar. Bunların taşınmaları konusunda, ben, Tarım Bakanlığının… Çünkü hepsi güneydoğudan geliyor ve traktörle gidiyor. Ben biliyorum, örneğin, Giresun’a gitmek için kamyon sırtında gidiyorlar. Malatya’ya gelmek için kamyon sırtında geliyorlar. Bu işçilerimizin taşınması konusunda Tarım Bakanlığını bir kez daha uyarıyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
99 konuşma daha · 7 Mayıs 2008