İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 101. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 101. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Mayıs 2008 · 1.006 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 8 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN İLE DEVLET SU İŞLERİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE VAZİFELERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S: S.:94)); konuşma 1.006 kelime.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2008-05-08-bazi-yatirim-ve-hizmetlerin-yap-islet-devret-modeli-cercevesinde-yapti-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, geçen dönem bu Mecliste olan arkadaşlarımın hafızalarını yenilemelerini istiyorum. Yeni gelmiştik ve iktidarınız bir şekilde -demin Sayın Bozdağ söyledi- yolsuzluk ve bunları araştırarak, bunları yapanlar hakkında, kimlerse, her türlü cezayı verdirmek ve Yüce Divana göndermek için büyük kararlıydı ve bunların içinde burada bu kürsülerde -tutanakları daha sonraki maddelerde getiririm, tutanaklar geliyor- en önemli maddelerden biri Enerji Bakanlığı ve burada attığınız iddialarda Enerji Bakanlığındaki yap-işlet-devret projeleriydi. Değil mi arkadaşlar? Böyle olmadı mı? Bir önceki iktidarı ve yolsuzluğu yap-işlet-devret projelerinde aradınız. Sağduyulu her arkadaşım bunun cevabını verebilir ve burada günlerce yap-işlet-devret modeliyle yapılan barajlar, doğal gaz santralleri, enerji üreten diğer kurumlar konuşuldu. Bunu, o günün DSİ Genel Müdürü Sayın Bakan da o gün, bir şekilde, burada o zaman Genel Müdür olarak oturuyordu ve yapılan bu barajların hangi maliyetle yapılacağını ve Türkiye’ye hangi maliyetlerle mal olduğunun hesabını burada sizler konuştunuz, bizler değil!

Değerli milletvekilleri, böyle bir modelden hiçbir ders almıyorsunuz. Dündü arkadaşlar, beş yıl önceydi. Beş yıl önce bu kürsünün ilk aylarda tek gündem konusu, yap-işlet-devret modeliyle yapılan enerji üreten tesislerde, orada yapılan yolsuzluklar olarak adlandırdığınız barajlardı, doğal gaz santralleriydi. Günlerce burada konuştunuz ve aynen ifade şuydu: “Biz elektriği, yap-işlet-devret modeliyle yapılan bir barajda 15 sente anlaşmışlar. Biz Keban’da, biz başka barajlarda 0,50 sente bunu üretiyoruz. Bu, bu ülkenin böğrüne sokulan en büyük hançerdir.” diye günlerce bağırdınız burada. Doğru değil mi arkadaşlar? Ve hep böyle oldu, burada bunlar konuşuldu. Bu kürsüde günlerce, yaklaşık bir ay o yolsuzluk komisyonunun raporları, soruşturma komisyonunun raporlarını burada arkadaşlarım geldi dile getirdi. Ve bu bir modeldi. Yap-işlet modelinin o gün ülkeye verdiği zararı gösteriyordunuz.

Şimdi ne değişti? Ne değişti arkadaşlar? O gün çok büyük bir şekilde yap-işlet-devret modelinin, ülkenin böğrüne vurulmuş… “Ülkenin kaynaklarını birilerine peşkeş çekildi” dediğiniz insanları ağır bir şekilde suçlayacaksınız, şimdi aynı modelin bir başka versiyonunu… Sistem aynı, sistem aynı. Bir başka versiyon getiriyorsunuz. O da bir finansman modeliydi, bu da bir finansman modeli.

Ve değerli arkadaşlarım, aynen söylüyorum: O gün söylenen bazı konularda bazı maliyetler hakikaten dudak uçuklatıyordu; gerek finansman maliyeti gerekse barajların maliyetleri. Sayın Bakan burada. 1,5 milyar dolar bedelle yapıldı denilen bir barajın kaç paraya yapılacağını o gün burada ilettiler. Bu baraj maliyetinin, aynı maliyetle bunu DSİ ve kamu yapsaydı bu bedelin 500 milyon-600 milyon dolar olacağı bu kürsüden ifade edildi. Şimdi model aynı, bir tek sistem değişiyor.

Değerli arkadaşlarım, hepimiz bu ülkenin birer neferiyiz. Hepimiz bu ülkenin çıkarı, ülkedeki insanlarımızın mutluluğu için çalışıyoruz. Ama, bilin ki, o gün yap-işlet-devret modeliyle yapılan işlerde bu ülkenin hiçbir ulusal sanayicisine 1 dolarlık imalat verilmedi. Ben parayı buldum, ancak bunu parayı bulan yabancı firmaya ihale ederim. Yabancı firma her türlü malzemesini, her türlü girdisini kendi ülkesinden ithal ederek -dikkatinizi çekiyorum, bir de bunlara gümrüksüz ithal etme hakkı getiriliyor arkadaşlar o dönemde- sonuçta, bu ülkenin yerli sanayisine, bu ülkenin ulusal sanayisine 1 kuruş faydası olmaksızın… O gün suçladığınız -o günkü barajların maliyeti bu olmasına rağmen- yine aynı modeli, yine aynı şekilde, sadece bir “katkı payı” adı altında ucu açık bir model hâline getiriyorsunuz. Bütçe disiplininden uzaklaştırılarak… Hiç değilse, o gün bu ülkenin uğradığı zararın miktarı belliydi. Eğer o para bulunsaydı, DSİ aynı barajı yapsaydı, yarısından daha az bir maliyete yapılacağını o gün söylüyorlardı. Ama bugün yine aynı senaryo, yine ucu açık bir şey. Nedir? Olay, katkı payına dönüştürülüyor arkadaşlar.

Değerli arkadaşlarım, Karadeniz otoyolu Karadeniz’in hakkıdır, yıllarca Karadeniz ihmal edilmiştir, en tabii hakkıydı. Dikkat edin, ilk ihale edildiği zaman Karadeniz otoyolu o günlerde 800 milyon dolar bir bedelle ihale edildi, ama bunun daha sonra kaç paraya bittiğini hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Böyle ucu açık, belirsiz bir sistem bu ülkenin insanlarına, hepimize büyük zarar verir. Bunu, Türkiye’yi çok seven, ulusal milliyetçi olan, yani ulus devletten yana olan bir kişi olarak söylemek benim bir kez daha görevim arkadaşlar.

Değerli milletvekilleri, tabii burada bu modelle hangi işler yapılacak? Bu modelle hangi işler öncelikli olacak? Demin Sayın Bakana sordum. Yoğunluk, trafik yoğunluğu, havaalanı yoğunluğu veya burada birtakım kriterler getiriliyor. Yarın Ankara-İzmir otoyolu bu modelle ihale edilecek. İşte, kaç kişi geçeceğini… Şu anda bir şekilde, bir varsayımla gidilecek ve bu şirkete varsayımla kişi başına para ödenecek kaç yılda ise. Ben bu modelde hangi işlerin, hangi projelerin bu modelle yapılacağına, objektif seçileceğine inanmıyorum. Ben yine söylüyorum Sayın Bakana: Burada objektiflikten uzak olacaksınız, tıpkı şimdi olduğu gibi. Şimdi, mevcut DSİ bütçesinden Türkiye'nin her tarafına eşit bir şekilde ödenek verilmiyor. Aynı şekilde, yarın bu ortaya gelecek projelerde yine bazı projeler ön plana çıkarılacaktır. Hayır arkadaşlar, bu ülke bizim, bu ülkenin her tarafındaki baraj da bizim, yol da bizim. Öncelik… Herkes için öncelik vardır, ama bir Ankara-Van yolu Türkiye'nin en işlek yolu. Bugüne kadar böyle bir model içine veya bir şekilde bölünmüş yol ağına bölüm bölüm alındıysa, bunun bir öncelik yol olması lazım veya barajlar konusunda… Yani bazı barajlara -ben örnek de verebilirim- bir yılda 200 trilyon ödenek veriliyor, ama 1994 yılında başlayan, barajı 1990 yılında bitirilen, ama daha hâlâ sulama kanalları on beş yıldır, yirmi yıldır bitirilmeyen yerlere acaba öncelik niye sağlanmıyor? Bu sene verdikleri ödenek gene 4’er milyar lira arkadaşlar. Aynı şekilde bir Çat Barajı var Malatya’da. Arkadaşlar, baraj biteli… Baraj ömrünü dolduracak. 280 milyon dolara mal oldu. Baraj ömrünü dolduruyor, daha sulama kanalları ortada yok her sene verdikleri 4 milyar ödenekle! Aynı şekilde Yoncalı Barajı, aynı şekilde Kapıkaya Barajı, aynı şekilde Yazıhan Barajı… On yedi yıldır devam ediyor. Sayın Bakan diyor ki “Biz başladık, bitiririz.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Aslanoğlu.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Ben inanmıyorum. On yedi yıl önce bitirilen bir barajın sulama kanallarının ödeneği altı yıldır hâlâ 4 milyar; bu şekilde yirmi yılda, yirmi beş yılda bitmez. Hâlâ ödenek vermiyorsanız, acaba bunlar hangi projelere gidecektir?

Bir başka konu, demin söyledim, sulama birlikleri. Arkadaşlar, sulama birlikleri bizim toplumumuzun en büyük sorunudur, köylümüzün en büyük sorunudur. Sulama birlikleri, tamamen, ekonomik özgürlük olarak ve hükmi şahsiyet olarak birliklere devredildiğinden maalesef rantabl çalışmıyor. DSİ’nin mutlaka sulama birliklerini himayesi altına alıp DSİ’nin himayesinde bunun yapılması lazım. Aksi hâlde bir sürü adaletsizlik, bir sürü haksızlık oluyor.

Ben bir kez daha bunu dile getiriyorum. Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 8 Mayıs 2008

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook