Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.384)
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 108. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Haziran 2009 · 1.095 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 23 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S.S.384)); konuşma 1.095 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.384)”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2009-06-23-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-ili (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YÖK’e soruyorum: Kaç müracaat var sizde, kaç üniversitenin müracaatı var? Bu müracaatlar hangi tarihten beri bekliyor, bugün de dün de? Acaba bu kurduğunuz üniversiteler ne zaman müracaat etti? Acaba üç yıldır, beş yıldır, yedi yıldır, müracaat etmiş, hâlâ avutulan insanların hakkını niye vermiyorsunuz? Nedir bunların özelliği? Hak eden kim varsa verelim. Hak eden, eğer üniversite hak ediyorsa verelim ama benim bildiğim, otuz küsur tane üniversite müracaatı var. Ama her ne hikmetse değerlendirilmiyor bunlar ve insanlara denilmiyor ki, arkadaş, sen üniversite kuramazsın, ben sana izin vermiyorum, objektif kriterle, şunun için, şunun için, şunun için vermiyorum. Ama bir kuruş parası olmayan, daha arazisi olmayan, yeri yurdu olmayan, hiçbir şeyi olmayan insanlara izin veriyorsunuz. Hak, adalet yönünden YÖK’ü bu konuda kınıyorum. İnsanları objektif kriterlerle değerlendirmeden ve bu üniversitelerin gelecekte iyi öğrenci yetiştirmeleri açısından belli kriterleri ileride oluşacak projelerle değerlendirip -ama orada 35 tane müracaat var, acaba bunların hiçbirine, hiçbirine acaba neden izin vermiyorsunuz?- bu insanlara deyin ki, arkadaş, ben sana izin vermiyorum, senin şu objektif kriterle hakkın yok, alamazsın bunu, bizim şablonumuz bu. Ama bir ay önce, on beş gün önce, yirmi gün önce müracaat eden insanlara şak diye izin veriyorsunuz. Acaba bunun sebebi hikmeti nedir arkadaşlar? Bunu bilmek istiyorum. Yani hakikaten ben üniversite kurulmasına karşı değilim ama sebebi hikmetini bilmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, daha hazineden yer kiralayıp “Ben burada kampüs kuracağım.” diyen insanlara izin verdiniz. Ben bunun örneklerini size verebilirim, bunun örneklerini verebilirim ama orada malı, mülkü, vakfı olan bir sürü bekleyen müracaat var.
Demin Adana’yla ilgili arkadaşlarım söyledi, benim de garibime gitti. Ben aradım, bulamadım Adana Ticaret Odası Başkanını. Eğer bizi duyuyorsa… “Müracaatı yok.” dediniz.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU (İstanbul)Müracaatı yok.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Ama arkadaşlarım diyor ki, Adana milletvekilleri -ben bilmiyorum-: “Adana Ticaret Odası müracaat etti.” Acaba Adana Ticaret Odasının sizin nezdinizde itibarı yok mu?
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU (İstanbul)Var.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Değerli arkadaşlarım, burada objektif kriter uygulamıyorsunuz, sözüm YÖK’edir.
İki: Millî Eğitim Bakanlığına ve Millî Eğitim Komisyonuna da bir lafım var. “Arkadaş, getir bakalım sizdeki şu müracaatları, bunlara niye izin vermiyorsunuz?” Onlara sormak da sizin sorumluluğunuzdadır Komisyon Başkanım ve Sayın Bakan.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU (İstanbul)Biliyoruz.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Ama objektif kriter uygulamadan, orada dün de… Dünkü yönetim, bugünkü yönetim değil, YÖK’ün kurumsal kişiliğine söylüyorum. Ama sizin döneminizde, yeni, iki yılda en çok vakıf üniversitesi kurulan bir YÖK oldunuz. O zaman müracaatçıların hepsine yarın sabah deyin ki: “Arkadaş, ben sana izin vermiyorum.” Soruyorum insanlara: “Niye izin alamıyorsunuz?” “Vallahi, ‘Bekle.’ diyorlar.”
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU (İstanbul)Kime soruyorsunuz?
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Niye bekletiyorsunuz ya? Buna hakkınız yok, hakkınız yok. İnsanları oyalamak… İnsanların objektif kriteri yoksa, varsa açık açık söyleyeceksiniz. Onun için bu sözüm YÖK’edir.
İkinci sözüm: Değerli arkadaşlarım, yabancı dil -yine söylüyorum ama ben bunu bir türlü anlatamıyorum- çocuklarımızın geleceğinin, dünyayla birlikte ekmek bulmaları için -altını çiziyorum-… Biz bizim çocuklarımıza yasak savan eğitim veriyoruz. Bunu geçen dönem de söyledim, Sayın Bakanım, bu dönem de söylüyorum, eğer biz bu çocuklarımızla üniversiteyi bitirmiş diplomalı işsiz yaratıyorsak, hukuk fakültesi mezunu bir kardeşimiz eğer zabıt kâtipliği sınavına giriyorsa bu sorunu biz kendimizde mutlaka aramalıyız.
SELAMİ UZUN (Sivas)Onun beceriksizliği yok mu? Hukuk fakültesi mezunu, zabıt kâtipliği sınavına giriyor.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Siz insanları beceriksiz yapıyorsunuz!
SELAMİ UZUN (Sivas)Kendin söylüyorsun, “Hukuk fakültesi okumuş.” diyorsun ya!
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Siz beceriksiz yapıyorsunuz! Yapmayın, buradan geçerken, bu kadar hukuk fakültesi açarken, onun için…
SELAMİ UZUN (Sivas)Hâkimlik sınavına girsin!
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Hâkimlik imtihanında objektif kriter uyguluyor musun! Şimdi benim ağzımı açtırmayın! (AK PARTİ sıralarından “Açsana, açsana!” sesleri)
SELAMİ UZUN (Sivas)İnsaf et ya!
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Yakışmıyor Mevlüt Bey, ayıp oluyor!
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Ayıp olmuyor, ayıp olan hiçbir şey yok! Ben çocuklarımız için konuşuyorum.
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Ayıp oluyor, bu şekilde konuşmak sana yakışmıyor, ayıp oluyor!
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Hayır, ayıp olan hiçbir şey yok!
Sayın Bakan, tarihe geçin, biz ilköğretimden başlayarak lise sona kadar bir yabancı dili çocuklarımıza öğretmekten âciz miyiz? Bunun planını, bunun programını yapmaktan âciz miyiz? Sadece size söylemiyorum yani yirmi yıl önce de bu işler… Arkadaşlar, gidin Amerika’ya, hastanelere bakın, orada çalışanların yüzde 70’i Hindistanlı. Bu çocuklarımızın ekmeğini yok ediyoruz. Bu çocuklarımıza sadece Türkiye’de lisan eğitimi vermeden... Gelin, biz bir şeyi aşalım arkadaşlar. Yani her çocuğumuza liseyi bitirdiği zaman bir yabancı dili, üniversiteyi bitirdiği zaman ikinci yabancı dili öğretmiş olmaktan biz âciz değiliz arkadaşlar ama buna vizyon lazım. Çocuklarımızın ekmek parası için… Dünyanın her tarafında ekmeklerini bu çocuklar bulur. Üniversiteyi bitiren, iki yabancı dili olan bir arkadaşım ekmeğini her tarafta bulur arkadaşlar. Ben bunu dün de söyledim, bugün de söylüyorum: Sayın Bakan, lütfen, ilköğretimde -ben pedagog değilim- hangi sınıftan itibaren bir yabancı dil öğreteceksek, gerekirse her gün bir saat fazla eğitim vererek, lise sonda, liseyi bitiren bir çocuğumuza… Siz diplomadan önce yabancı dil bilen bir çocuk yetiştirin, o ekmeğini her tarafta bulur ama liseyi bitiren, hiçbir dil bilmeyen bir çocuk hiçbir şeyde hiçbir işe yaramıyor arkadaşlar. Dost acı söyler! Dost acı söyler! Yani her şeyi tozpembe göstermeyelim. Tamam, üniversite açalım ama sadece diploma veren üniversite açmışız ne işe yarar?
Değerli arkadaşlar, ayrıca üniversitelerin döner sermayeleri… Sayın Bakan, üniversitelerin döner sermayeleri üniversitelerin ihtiyaçlarını gidermek amacıyla zamanından itibaren kurulmuştur, üniversitelerimizin bilimsel ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuştur, üniversitelerin her türlü araştırmaları, gerek öğrencilerin gerek öğretim görevlilerinin her türlü araştırmaları için bir kaynak olarak kurulmuştur ama arkadaşlar, üniversite döner sermayelerini şirketlere hizmetli olarak ihale edilen temizlik işçisi, ebe, hemşire, sağlık memuru, altını çiziyorum, üniversitelere dışarıdan temizlik işsizi adı altında alınan ebe, hemşire, sağlık memuru, şoför, bunların maaşını ödemek için kullanıyorsunuz. Devlet, üniversitede kim çalışıyorsa, o üniversitenin kime ihtiyacı varsa o kadroyu vermek zorundadır.
Demin arkadaşım söyledi: ”Adana’da ikinci bir üniversite için kanun teklifi verdim. -Hulusi Bey söyledi- Adana 5 Ocak üniversitesi bir gün bile dile getirilmedi.” Bazı illerimizin artık üniversite ihtiyacı had safhadadır.
Sayın Bakan, üniversitede belli hizmetler ihale edilemez. Devletin, sosyal devletin görevidir, oradaki ihtiyaçları gidermek sosyal devletin görevidir. Bazı hizmetler satılamaz, satın alınamaz. Özellikle tıp fakültelerinde temizlik şirketi adı altında aldığınız kişiyi siz hemşire, sağlık memuru adı altında çalıştıramazsınız. Bu, sosyal devletin sosyal anlayışına aykırıdır. Bu nedenle, özellikle üniversite döner sermayeleri üniversitenin bilimsel yönüne kullanılmalı ama yine söylüyorum, bir kez daha YÖK’e sesleniyorum: Bizim hepimizin, şahsen benim vicdanımda kaç üniversite hangi tarihte müracaat etmiş…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, toparlayınız.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Niye izin vermediniz arkadaşlar? Niye izin vermediniz? Sebebi hikmetini burada bilmek istiyorum.
Bu nedenle, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 23 Haziran 2009