İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:487)

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 84. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Nisan 2010 · 1.125 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 8 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:487)); konuşma 1.125 kelime.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:487)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 8 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2010-04-08-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin, Polis Günü dolayısıyla verdiği bu araştırma önergesinde grubum adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle, tüm polislerimize başarı dileklerimizi iletiyoruz, tüm polislerimize sağlık ve sıhhat dileklerimizi iletiyoruz ve görevi başında şehit olan polis arkadaşlarımız yüce Tanrı’dan rahmetler diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabii, polis teşkilatımızın 165’inci yıl dönümü. Öncelikle polis teşkilatımızın huzurlu ve mutlu olması lazım ki, vatandaşımız da huzurlu ve mutlu olsun.

Değerli arkadaşlarım, can güvenli ve mal güvenliği, yani can güvenliği, vatandaşın can güvenliği, vatandaşın mal güvenliği; bu, çok önemli bir olgu. Tabii, ülkemizde bunu temin etmekte en etkin görev yapan insanlar polis teşkilatımız. Polis teşkilatına vatandaş inanmalı, vatandaş polisine inanmalı ve eğer vatandaş polis teşkilatına inanıyorsa, polis teşkilatının ülkede huzuru, ülkedeki can ve mal güvenliğini yansız, tarafsız ve yasaların emrettiği şekilde yaptığına inanırsa, o ülkede huzur ve mutluluk mutlaka olur. Öncelikle, vatandaşın can ve mal güvenliğinin en büyük sigortası olan polis teşkilatımızın mutlaka bu yapıda olması lazım. Hepimizin, bu ülkede yaşayan herkesin can güvenliği, bu ülkede yaşayan herkesin mal güvenliğini eşit koşullarda yansız ve tarafsız sağlamak polis teşkilatımızın birinci görevidir. Bu bir kere olmazsa olmazdır. Eğer vatandaş, polis teşkilatımızın yanlı ve taraflı olduğunu hissederse o ülkede can ve mal güvenliğinin temininde sorunlar doğar değerli arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlarım, tabii mutlaka polis teşkilatı bu yapıda olmalı ama bunu yaparken polis teşkilatımızın da polis arkadaşlarımızın da özellikle ekonomik ve can güvenliklerinin mutlaka olması lazım. Aynı şekilde, ekonomik bağımsızlığı olmayan bir teşkilata, can güvenliği olmayan bir teşkilata bir şekilde her türlü riske karşı yaptığı görevde, canını her türlü riske atarak yapılan görevde mutlaka polislerimize her türlü olanak ve imkânları vermeliyiz. Bu nedenle değerli arkadaşlarım, başta polislerimizin ücreti konusunda sorun vardır, dert vardır, bunu herkes böyle bilsin, hiç kimse “Bu böyledir.” demesin.

Bir kere polis teşkilatımızın yaptığı göreve karşı, yaptığı mesaiye karşı aldığı fazla mesai ücreti son derece yetersizdir. Mesai günü yok, haftanın yedi günü çalışıyor! Hangi saatte nerede olacağı belli değil. Hangi saatte nerede olacağı, nerede görev yapacağı belli değil. “Haydi şurada sorun var, şurada maç var, şurada toplumsal olay var.” diye hiçbir gün evinde yatamayan polis arkadaşlarımızın bu emeğinin hakkını biz veremiyoruz arkadaşlar. Özellikle fazla mesai konusunda verilen aylık 180’le 210 lira arasındaki bir ücret… Polis arkadaşlarımızın Devlet Memurları Kanunu’ndaki… Devlet memuru haftada kırk saat çalışıyor ama polis arkadaşlarımızdan haftada seksen saat çalışan polis arkadaşlarımız var. Verilen 200 lirayla 180 lira arasındaki bir fazla mesai ücreti arkadaşlar, onların emeklerine karşı değildir, bir kere bunun altını çizelim. İki, tabii bunun getirdiği başka bir sorun var. “Tazminat” dediğimiz olgular maaşa yansımıyor. Belki şu anda çok yetersiz olan ücret birimi emekli olduğu zaman bir faciaya dönüşüyor arkadaşlar. Çünkü emekli maaşları düşük, tazminatları yetersiz. Bu tazminatları yetersiz olmasına rağmen, maaş kısmına girmediği için, emekliliklerinde, polis arkadaşlarımızın ve emniyet müdürü arkadaşlarımızın emekliliklerinde çok önemli bir şekilde emeklilik maaşları çok geriye düşüyor. Çünkü niye? Verilen çok yetersiz olsa da bu tazminatlar maaş kısmını kapsamadığı için, tazminat kısmı olduğu için, onlar emekli maaşlarının hesaplanmasında dikkate alınmadığı için emekli olan bir polis arkadaşımızın aldığı emekli ücreti çok çok çok komik duruma düşüyor. Bu nedenle, arkadaşlarım, özellikle polis arkadaşlarımızın emeklilikleri de dikkate alınarak şu anda verilen tazminatların, yetersiz tazminatların önemli bir kısmı, tazminat olarak, maaş olarak ilave edilerek özellikle emekliliklerinde bunun dikkate alınmasında büyük yarar var.

Değerli arkadaşlarım, bir başka konu, tabii, polis arkadaşlarımızın, emniyet teşkilatımızın mutlaka araç, gereç; modern araç, çağdaş araç gereçlerin… Mutlaka onlara bir şekilde her türlü olanağı ve imkânı vermek zorundayız. Çünkü can ve mal güvenliğinin korunmasında, kollanmasında eğer araç ve gereç olanağı varsa, teknolojik araç ve gereçleri bu arkadaşlarımıza verebiliyorsak suçluların yakalanmasında son derece başarılı…

Bu ülkede, arkadaşlar, suçluyu hiç kimse koruyamaz. Eğer biz bu ülkede suçluyu korur ve kollarsak bu ülkede her türlü sorun doğar. Bu nedenle, suçu kim işliyorsa, suçu kim yapıyorsa polis teşkilatımızın hiç kimseyi ayırmadan suçluyu suçlu gibi görerek herkese eşit muamele yapıyorsa o zaman emniyetimizin çok başarılı olduğunu anlarız. Arkadaşlar, hiç kimseyi korumak, kollamak bu ülkede, hukuk devletinde kimsenin haddi değildir. Eğer hukuk devletiysek, suçluyu suçlu olarak görüyorsak, suçluyu korursak, kollarsak yarın daha büyük bir şekilde başımıza felaketler gelir. Bu nedenle, hukuk devletinde suçlu suçludur, kim olursa olsun ne olursa olsun. Bu nedenle, polis teşkilatımızın kendinden emin, gücünü sadece yasalardan alan, gücünü kimseden almayan, gücünü yasalara dayandıran ve onları sadece yasaları uygulayan insan olarak görürsek hepimizin buna saygı duyması lazım. Kim olursa olsun, yasayı uygulayan polis arkadaşlarımıza saygıyı göstermek hepimizin görevidir.

Ben şahsen, trafik polisine yakalandığımda, eğer radara düşmüşsem, vatandaşım, gidiyorum, önümü ilikliyorum “Ben de suç işledim.” diyorum. Orada vatandaşlar bekliyorsa, onlar eğer radara yakalandı ise, ceza ödeyecekse benim onlardan farkım yok ki. Önümü ilikliyorum “Ben de radara düştüm.” diyorum ve görevimi yapıp çıkıyorum. Yani, benim korunmam, milletvekili olmam hiçbir şey ifade etmez, suçsa suç işlemişimdir. Eğer vatandaşa ceza kesiyorsa ben de o cezayı ödemek zorundayım.

Bu nedenle, biz olaya böyle bakarsak, suçluya eşit bir şekilde davranırsak, bir şekilde ve polis arkadaşlarımız da suçluyu suçlu olarak gören herkesi cezalandırıyorsa, onlara eşit muamele yapıyorsa, onlara saygı duymak lazım. Ama, kişileri ayırıyorsa…

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)Savcılara yazmıyor, ne olacak? Savcılara yazmıyor, hâkimlere yazmıyor, ne olacak o zaman?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Ben görüşümü söylüyorum, ben bir vatandaşım, vatandaşla benim farkım yoktur. Vatandaşla benim farkım yoktur, ben bir vatandaşım, ceza işlediysem cezamı öderim. Benim etik görüşüm budur ve nitekim de bugüne kadar, ne kadar trafik suçu işlediysem hep cezamı ödemişimdir. Çünkü, ben bir vatandaşım, önce bir vatandaşım, bir ayrıcalığım yok. Orada vatandaşım ceza öderken “Ben milletvekiliyim, hadi bana ceza kesme.” demek önce benim için ayıptır.

AHMET YENİ (Samsun)Suç işlemeyeceksin, suç!

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)O zaman suç işleme kardeşim.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Olur, olur Ahmet Bey, radara bir daha düşmem. Hemen geçtiğim zaman, Ahmet Bey demişti ki işte, hemen frene basarım Ahmet Bey, merak etmeyin.

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)O zaman suç işleme.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Merak etmeyin, merak etmeyin.

TEKİN BİNGÖL (Ankara)Kalpazanlık yapma suçu olanlar orada konuşamazlar. Kalpazanlıkla yargılananlar var.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bir de mahalle ve köy bekçileri var. Arkadaşlar, mahalle, köy bekçileri var. Bu insanlar yıllarca… Bu insanlara hepimiz vefa göstermemiz lazım. Özellikle yıllar yılı mahallelerimizde, köylerimizde bekçilik yapan, şu anda artık biliyorsunuz yok, kalktı bunlar ama hâlâ daha eskiden gelen ve bir şekilde, şu anda kadrolu olan mahalle ve köy bekçilerimiz var. Maalesef, bunların emeğinin hakkını ödeyemedik. Burada mahalle ve köy bekçileriyle ilgili bir yasa çıkardık geçen dönem, bazı haklarını vermeye çalıştık -ha, yeterli değildi- ama maalesef Emniyet Genel Müdürlüğü uygulamıyor arkadaşlar. Ben, Emniyet Genel Müdürlüğünden, özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçen dönem çıkan yasanın mahalle ve köy bekçilerimize uygulanmasını istiyorum, onların sosyal haklarının verilmesini talep ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabii, emniyet teşkilatı hepimizin göz bebeği, vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlayan kurum olduğuna göre onun hakkında tek bir soru işareti olmaması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 8 Nisan 2010

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook