Karaman mv. hasan çalış'ın (6/1040,1049,1345), gaziantep mv. yaşar ağyüz'ün (6/1078,1136,1387,1430,1448,1508), istanbul mv. ufuk uras'ın (6/1247), tunceli mv. kamer genç'in (6/1297,1544), giresun mv. murat özkan'ın (6/1555), çankırı mv. ahmet bukan'ın, (6/1578), istanbul mv. sacid yıldız'ın (6/1630), aksaray mv. osman ertuğrul'un (6/1644), tokat mv. reşat doğru'nun (6/1678,1679,1723) gaziantep mv. hasan özdemir'in (6/1762,1763) malatya mv. ferit mevlüt aslanoğlu'nun (6/1837); sözlü soru önergeleri ile devlet bakanı ve başbakan yardımcısı bülent arınç'ın cevabı
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 106. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Mayıs 2010 · 525 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 25 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAMAN MV. HASAN ÇALIŞ'IN (6/1040,1049,1345), GAZİANTEP MV. YAŞAR AĞYÜZ'ÜN (6/1078,1136,1387,1430,1448,1508), İSTANBUL MV. UFUK URAS'IN (6/1247), TUNCELİ MV. KAMER GENÇ'İN (6/1297,1544), GİRESUN MV. MURAT ÖZKAN'IN (6/1555), ÇANKIRI MV. AHMET BUKAN'IN, (6/1578), İSTANBUL MV. SACİD YILDIZ'IN (6/1630), AKSARAY MV. OSMAN ERTUĞRUL'UN (6/1644), TOKAT MV. REŞAT DOĞRU'NUN (6/1678,1679,1723) GAZİANTEP MV. HASAN ÖZDEMİR'İN (6/1762,1763) MALATYA MV. FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU'NUN (6/1837); SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ İLE DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ'IN CEVABI); konuşma 525 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Karaman mv. hasan çalış'ın (6/1040,1049,1345), gaziantep mv. yaşar ağyüz'ün (6/1078,1136,1387,1430,1448,1508), istanbul mv. ufuk uras'ın (6/1247), tunceli mv. kamer genç'in (6/1297,1544), giresun mv. murat özkan'ın (6/1555), çankırı mv. ahmet bukan'ın, (6/1578), istanbul mv. sacid yıldız'ın (6/1630), aksaray mv. osman ertuğrul'un (6/1644), tokat mv. reşat doğru'nun (6/1678,1679,1723) gaziantep mv. hasan özdemir'in (6/1762,1763) malatya mv. ferit mevlüt aslanoğlu'nun (6/1837); sözlü soru önergeleri ile devlet bakanı ve başbakan yardımcısı bülent arınç'ın cevabı”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2010-05-25-karaman-mv-hasan-calis-in-6-1040-1049-1345-gaziantep-mv-yasar-agy (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum.
Bilecik Milletvekilimiz Sayın Tüzün’ün hazırladığı ve toplumda büyük bir yara olan bu konuya ben de bir başka pencereden dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Ben, Sayın Tüzün’e bu konuda teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Tüzün yaş haddinden boş kalanlardan bahsetti. Ben ise diğer bir pencereden… Bu insanların acaba sağlık güvencesi var mı, bu insanların çoluk çocuğu yok mu arkadaşlar? Bu insanlar kırk beş yaşında, kırk yedi yaşında, elli yaşında emekli olamadığı için, hiçbir sosyal güvenlik, emekli olmuş, emekliliğini hak etmediği için tabii emekli olamıyor ama maalesef, öbür bacaktan da hiçbir sağlık hizmetinden yararlanmıyor arkadaşlar.
Değerli arkadaşlarım, kendimizi bu insanların yerine koyalım. Bir taraftan -Sayın Tüzün söyledi- bir kuruş evine para girmiyor, insanlar “Yaşın geçti.” diye iş vermiyorlar. Bu insanlar çalmadık kapı bırakmıyorlar. Bu insanın evi kira mı, bu insanın çoluk çocuğu ne yiyecek? Bunlar olayın bir penceresi ama sosyal devletin en temel unsuru, hastalık… Bu insanlar sosyal güvenlik şemsiyesi altında hastanelere gidemiyor arkadaşlar. Yeşil kartı yok, emeklisin diyemiyorsun. Tam ortada kalmış, hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve özellikle sosyal güvence yönünden hiçbir sağlık hizmetlerinden yararlanamayan kişiler arkadaşlar.
Değerli arkadaşlarım, Yüce Allah hiç kimseyi çoluk çocuğuna mahcup etmesin. Bu insanların çocuklarına karşı, gerek hastalık gerek ekmek… Ne diyecekler bu insanlar? Hastaneye götüremiyorsun, sosyal güvencen yok. Seni emekli kabul etmiyor, seni çalışan kabul etmiyor. Yani bu insanlar işin neresinde? Yani ta emekli olana kadar bu insanlar ne yapacaklar? Eğer biz sosyal bir hukuk devletiysek bu arkadaşlarımızın sorununa mutlak çözüm bulmalıyız arkadaşlar. En azından bir tarafta ekmek, bir tarafta sağlık güvencesi. Yok, arkadaşlar bu arkadaşların yok, bu insanların sağlık güvencesi yok. Nereye gidecekler, hangi hastaneye gidecekler, kim bunları muayene edecek, ilaçlarını nereden alacaklar?
Değerli arkadaşlarım, bir yürek acısı bir olay bu. Hakikaten hepimizin… Bir de Allah kimseyi gördüğünden geri koymasın. Bu insanlar yıllarca çoluğuna çocuğuna hep bir şekilde ekmek götürmüşlerdir. Birdenbire ekmekleri kesiliyor, birdenbire ekmekleri yok oluyor, işveren kapı dışarı koyuyor ama gidecek bir dalları yok, gidecek bir kapıları yok. Gençlerimiz iş bulamazken bu insanlar hiç iş bulamıyorlar ve insanlar ruhsal bir çöküntü içine giriyorlar. Mutlaka, özellikle sağlık güvencesi konusunda bir çözüm getirmemiz lazım, en azından sosyal güvenlik şemsiyesi altında mutlaka bunlara hastalık sigortası yönünden hizmet vermeliyiz arkadaşlar; kendisine, eşine ve çocuklarına. Aksi hâlde bir tokat da buradan yiyorlar arkadaşlar.
Değerli arkadaşlarım, konu çok vahim. Ben Sayın Tüzün’e bir kez daha teşekkür ediyorum. Hakikaten hepimizin yüreğinin acısı, hepimizin. Bu toplumda hangi ile gidersen git, nereye gidersen git birçok insanı karşınızda böyle görebiliyorsunuz ve üzülüyorsunuz. Dün çok önemli görevler yapmış olabilir, dün iyi bir şekilde, iyi bir profesyonel, iyi bir işçi olarak çalışmış olabilir ama bugün kirasını veremeyen, evine ekmek götüremeyen, bir taraftan da hasta olduğu zaman hastaneye gidemeyen, hiçbir sosyal güvenlik şemsiyesinden, hastalık sigortasından yararlanamayan, karşında, bir toplum var arkadaşlar. Büyük bir yara, bu yaraya hep birlikte el vermeliyiz, hep birlikte… Sayın Tüzün’ün verdiği teklif hakikaten sosyal bir yarayı ortadan kaldıracaktır yani hepimizin çocukları, hepimizin akrabası, hepimizin kardeşi, hepimizin yakını olabilir, önemli değil ama toplumda çok büyük bir kanayan yara. 2008’de yaşanan krizden sonra ise bu, gün ışığına çok büyük boyutuyla çıktı. Bir sürü insanla karşılaşırsınız, utanıyorlar; ailelerinden utanıyorlar, çevrelerinden utanıyorlar, dışarı çıkmaktan utanıyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 25 Mayıs 2010