Türkiye cumhuriyeti ile lüksemburg büyük dükalığı arasında gelir ve servet üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleme ve vergi kaçakçılığına engel olma anlaşmasını değiştiren protokol ve ilgili notaların onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s. sayısı: 579)
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 70. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Şubat 2011 · 852 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 23 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE LÜKSEMBURG BÜYÜK DÜKALIĞI ARASINDA GELİR VE SERVET ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLERDE ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME VE VERGİ KAÇAKÇILIĞINA ENGEL OLMA ANLAŞMASINI DEĞİŞTİREN PROTOKOL VE İLGİLİ NOTALARIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S. SAYISI: 579)); konuşma 852 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Türkiye cumhuriyeti ile lüksemburg büyük dükalığı arasında gelir ve servet üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleme ve vergi kaçakçılığına engel olma anlaşmasını değiştiren protokol ve ilgili notaların onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s. sayısı: 579)”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2011-02-23-turkiye-cumhuriyeti-ile-luksemburg-buyuk-dukaligi-arasinda-gelir-ve-se (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, bu anlaşma, çifte vergilendirmeyi önleyen bir anlaşma. Tabii, burada, karşılıklı anlaşma olmalı. Şimdi, şöyle düşünmemiz lazım: Biz hangi ülkelerle çok iş yapıyoruz, hangi ülkeler bizimle çok iş yapıyor, ülkenin kazancı nedir, ülkedeki insanlarımızın kazancı nedir?
Size son günlerdeki Libya’dan bir örnek vereceğim. Türk müteahhitlik sektörü, yaklaşık, bugün, 25 milyar dolarlık bir taahhüt altındadır dünyada, Rusya’da, Libya’da, Mısır’da, Irak’ta. Hakikaten ülkenin çok önemli bir dinamiği Türk müteahhitlik sektörü. Burada Türkiye'nin, Türk müteahhitlik sektörünün ne kadar geniş bir alana yayılmasıyla, bir, o kadar istihdam yaratıyor. Yani önemli bir kısmını buradan götürüyor bu insanlar. Orada bir sürü işçimiz ekmek yiyor, bir sürü işçimize iş kapısı çıkıyor. İki: Orada kullandıkları malzemelerin önemli bir kısmını yine bu müteahhit kardeşlerimiz buradan götürüyor. Dünyadaki fiyatlardan daha da yüksek olsa dahi Türkiye’den götürdüğü malzemelerle bu inşaatları tamamlıyorlar. Yani ülkenin çok önemli iki gelir kapısı.
Şimdi, size Libya’daki -şu son günlerde içinde olduğu konumdan değil- müteahhitlerimizin önemli bir sorununu dile getireceğim. Çifte vergilendirmeyi, Lüksemburg gibi bir ülkeyle çifte vergilendirmeyi ortadan kaldıran bir anlaşmayı yapıyoruz. Olabilir, yapmayın demiyorum ama Türk müteahhitlerinin Libya’da elde ettiği gelirlerini, şirketleri parayı getirebiliyor ama şirketlerinden şahıslarına kâr dağıtımına geldiği zaman veya şahıslarına şirket herhangi bir ödeme yapıp -kârından- onların burada ailesinin geçimini sağlayacak para ödendiği zaman tekrar vergilendiriyor. Zaten Libya tarafı yüzde 40 küsur vergi alıyor arkadaşlar, yüzde 41 oranında bir vergi alıyor Türk müteahhitlerinden, elde ettiği kazançlardan. Bu alındıktan sonra geri kalan kâr eğer Türkiye’ye getirilip dağıtılırsa bir de Türkiye’de bu kişilerden gelir vergisi alınıyor.
(x) 579 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin en lokomotif sektörü, tamamen dışarıda kazandıkları dövizleri bu insanlar isterlerse Türkiye’ye getirmezler, isterlerse bu paraları yurt dışında bankalarda tutarlar ve nitekim çifte vergilendirme olduğu için müteahhitlerimizin önemli bir kısmı bu paralarını getirmiyorlar, yurt dışından kendi yiyecekleri kadar bir parayı getiriyorlar, onu harcıyorlar. Hâlbuki, bir şekilde bu çifte vergilendirme olayı, yani gelir üzerinden bir daha vergi almama olayı olsa yurt dışındaki bankalardaki paralar Türkiye'ye gelecek arkadaşlar. Bu bir gerçek. Lütfen, yurt dışında iş yapan müteahhit kardeşlerimize sorun. Yurt dışında elde edilen gelirlerin çok önemli bir kısmı Türkiye'ye gelmiyor, yurt dışındaki yabancı bankalarda tutuluyor arkadaşlar.
Ben birkaç kez bunu söyledim. En lokomotif sektörümüz, işçi açısından, malzeme açısından, Türkiye'nin yaptığı ihracat açısından. Ama diyorlar ki: “Biz Libya’da yüzde 41 vergi ödüyoruz, daha bizden ne istiyorsunuz? Biz Libya’da kazanıp paramızı direkt Türkiye'deki bankalara transfer etmek istiyoruz ama siz bizim bu paraları Türkiye'ye getirmemize engel oluyorsunuz, Türkiye'ye getirmiyoruz, yurt dışındaki bankalarda tutmak zorunda kalıyoruz.” Bunun da aslında miktarının yaklaşık 50-60 milyar dolar bir para olduğu söyleniyor, bunu bizzat yurt dışında müteahhitlik yapan insanlar söylüyor.
Değerli arkadaşlarım, bu ülke insanının kazandığı parayı bu ülkeye getirip, her türlü vergisini, bir tek gelir vergisi hariç, kurumlar vergisini ödemişse tekrar Türkiye'de bir daha vergilendirmek, Türkiye'ye giren döviz girdisi açısından, başka döviz girdilerinin hepsi vergi dışı kalmasına rağmen, ama ne hikmetse Türkiye ile Libya arasında ikili anlaşma olmadığı için, Lüksemburg’la yaptığınız gibi karşılıklı bir şekilde çifte vergilendirmeyi önleyen bir anlaşma Libya’yla yapılmadığı için bu sorun devam ediyor.
Ben, özellikle Libya’da iş yapan müteahhitlerimiz adına sizlerden rica ediyorum. Bu insanlar “Paramızı getirmek istiyoruz.” diyorlar, bu insanlar “Paramızı Türk bankalarında tutmak istiyoruz.” diyorlar. Bu insanlar, ikide bir yurt dışından para getirip para götürmek istemiyorlar “Paramız burada kalsın.” diyorlar. Bu nedenle, Lüksemburg gibi bir ülkeyle çifte vergilendirmeyi önleyen bir anlaşma yapıyorsak en büyük yurt dışı müteahhitlik kapımız olan Libya’yla bu anlaşmanın mutlaka olması lazım. Bir şekilde, yurt dışı müteahhitlerinin kurumlar vergisini Libya’ya ödeyip Türkiye’ye getirdiği gelirler gelir vergisine tabi olmamalı. Ne istiyoruz bu insanlardan? Alınlarının teriyle istihdam yaratıyorlar, alınlarının teriyle Türkiye’den mal ihraç ettirip orada harcıyorlar arkadaşlar yani üç kere Türkiye’ye fayda sağlıyor bu insanlar.
Değerli milletvekilleri, bunu bir kez daha hepinizin dikkatine sunuyorum. Türkiye ile Libya arasında yaşanan bu sorunu çözmemiz gerekir.
Ayrıca, son günlerde Libya’da yaşanan olayları hepimiz biliyoruz. Oradaki insanlar çok güç durumda. Artık bırakın mal derdini, can derdine düştüler. Ama burada, özellikle o insanların önümüzdeki süreçte çok önemli sorunları olacak, özellikle ekonomik açıdan, uzun süre istihkak yapamayacaklar, uzun süre oradan para alamayacaklar, uzun süre belki oradaki olaylar nedeniyle ellerindeki işleri kaybedecekler. Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik olarak da önlem alması lazım. Özellikle bu insanların, yurt dışında, Libya’da iş yapan müteahhitlerimizin Eximbank’la ilgili borçları, bankaların teminat mektuplarıyla ilgili borçları… Yani Libya’da kim ne iş yapıyorsa bir şekilde bu insanlarla birlikte oturup konuşmamız lazım. Onların ihtiyacını giderecek… Onların oradaki işlerinin yarın devam etmesi için belki bir yıl, belki iki yıl sabretmemiz lazım. Ama özellikle Eximbank’ın destek olması lazım. Özellikle Eximbank’ın vadesi gelen kredileri mutlaka oradaki olaylar belli bir yere gelene kadar ertelemesi lazım. Ben buradan Eximbank yetkililerine sesleniyorum: Bu ülke bizim, bu müteahhitler bizim müteahhitlerimiz. Yıllarca alın teriyle ülkeye çok büyük döviz kazandırıyorlar. Bu nedenle, tüm bankaların, başta kamu bankalarının ve özellikle Eximbank’ın Libya’da iş yapan müteahhitlere hatta yeni kredi açması lazım.
Ben bir kez daha burada hepinize bu bilgileri veriyorum. Müteahhitler şu anda şaşkın durumda. Mal derdini bırakın, can derdindeler. Onun için, tez elden bunları toplayıp, özellikle bırakın mallarını, yaşamlarını devam ettirmeleri için özellikle Eximbank’ın yardım etmesi lazım, kredileri ertelemesi lazım.
Ben bir kez daha dikkatlerinize sunuyorum.
Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 23 Şubat 2011