Sinop Milletvekili Nazım Maviş ve 101 Milletvekilinin Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi (2/2239)
İstanbul Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu · 2. yasama yılı · 4 Temmuz 2024 · 257 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fethi Açıkel (CHP), 4 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Sinop Milletvekili Nazım Maviş ve 101 Milletvekilinin Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi (2/2239)); konuşma 257 kelime.
Fethi Açıkel (CHP, İstanbul). “Sinop Milletvekili Nazım Maviş ve 101 Milletvekilinin Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi (2/2239)”. TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu tutanağı, 4 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fethi-acikel-2024-07-04-sinop-milletvekili-nazim-mavis-ve-101-milletvekilinin-ogretmenlik-mesl-6 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=65284
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FETHİ AÇIKEL (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Komisyon üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, madde 29 Akademi Başkanlığının oluşumu ve Akademik Kurulun oluşumuna yönelik bir düzenleme içeriyor. Burada olabildiğince nesnel kriterlere uygun, liyakat prensiplerini gözeten ve hesap verebilirliği, itiraz edilebilirliği söz konusu olan bir başkanlık oluşumunun ilkesel olarak gözetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Daha önceki deneyimlerimiz bize maalesef akademik yetkinlikler konusunda ve atamalar konusunda liyakat ilkesinden çok siyasi prensiplerin göz önünde bulundurulduğunu düşündürüyor. Bunun en önemli örneği de maalesef şu an Millî Eğitim Bakanı olan ve çok hızlı bir şekilde önce profesörlüğe, ardından da -şimdi bulunduğu makam öncesinde- bulunduğu makama terfi ettirilen Sayın Yusuf Tekin'in örneği. Şimdi, eğer akademik yükseltilme ve pozisyonlara yerleştirilmede birtakım hülle teknikleri, birtakım gözetilmiş atamalar, yükseltilmeler söz konusu olacaksa Akademi Başkanlığının oluşumu en başından ölü doğacaktır demektir. Sadece âdet yerini bulsun diye bir günlük askıda bırakılan ve maksat hasıl olduktan sonra tekrar değiştirilen mevzuata uygun olarak bir Akademik Kurul üyelik yapısının oluşturulmaması gerekir. Bu konuda maalesef Adalet ve Kalkınma Partisinin önceki uygulamaları Yusuf Tekin Bakanın kendi CV'sinden de gördüğümüz üzere bize umut vermiyor.
Şimdi, Türkiye'de her ne kadar baltalanmaya ve marjinalleştirilip susturulmaya çalışılsa da iyi bir üniversite geleneği var, iyi bir akademik gelenek var, liyakatli hocalarımız, eğitim bilimleri fakültelerimiz, fakülte dekanlarımız, rektörlerimiz var. Akademik kurulun oluşturulmasında bu kriterlere uygun, TÜBİTAK, TÜBA deneyimi olan geçmiş yıllarda ve Yükseköğretim Kurulunda da akademik başarı, yayın kriterlerini yerine getiren akademik adayların seçilmesi doğru olacaktır. Aksi takdirde daha önce de dile getirdiğimiz bir siyasi komiserlik makamından öteye geçememesi tehlikesi vardır. Bu konunun kayda alınmasını, ciddiye alınmasını talep ediyoruz.
Teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
155 konuşma daha · 4 Temmuz 2024