İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 104. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

Fikret Şahin

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 104. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Temmuz 2019 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fikret Şahin (CHP), 17 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 536 kelime.

Fikret Şahin (CHP, Balıkesir). “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fikret-sahin-27-2019-07-17-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=80065

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

FİKRET ŞAHİN (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, Kuzey Irak’ta şehit olan diplomatımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.

Efendim, tabii, bu görüştüğümüz yasa teklifi âdeta sağlık alanında da aldatılmışlığın bir itirafı niteliğinde. Yasa teklifiyle diyorsunuz ki: “Kamu-özel iş birliğiyle yaptırdığımız ve kira bedellerini dövizle ödediğimiz şehir hastanelerinde kamuyu olağanüstü bir şekilde zarara uğrattık ve biraz olsun bu zararı telafi etmek amacıyla ‘sözleşme bedeli’ adı altında bir üst limit getirmeye çalışıyoruz. Ve yine bu konuştuğumuz maddeyi de geriye doğru işleterek daha önce yapılmış olan sözleşmelerde de geçerli hâle getirmeye çalışıyoruz.”

Tabii, bu yasa teklifinde bir tane itiraf yok, birden fazla itiraf var. Bakın, ilk itiraf şu: Şehir hastanelerinin kiralarının dövizle ödendiğini itiraf ediyorsunuz. Milletimize dönüp “Ülkemizin dövize ihtiyacı var, yastık altıdaki dövizlerinizi bozdurun.” diyorsunuz, yerli ve millî olduğunuzu iddia ediyorsunuz, Türk lirasını güçlendireceğinizi söylüyorsunuz, enflasyonla topyekûn mücadele ettiğinizi iddia ediyorsunuz; sonra da dönüyorsunuz ve dövize endeksli hastane sözleşmeleri yapıyorsunuz, halkımızın aldığı sağlık hizmeti üzerinden dövizle dışarıya kaynak aktarıyorsunuz. Tabii, sormak istiyorum ben sizlere: Bu, büyük bir çelişki değil midir; burada samimiyet var mıdır?

Yine, diğer, ikinci bir itiraf ise şu: Ticari sır bahanesiyle şehir hastanelerinin işletme sözleşmelerini neden açıklamadığınızı da burada itiraf etmiş oluyorsunuz çünkü sözleşmeleri açıklayamıyorsunuz. Şehir hastaneleri üzerinden bağladığınız hortumla kamu kaynaklarını döviz bazında dışarıya doğru aktarıyorsunuz, kamuyu muazzam şekilde zarar ettiriyorsunuz. Yine, sormak istiyorum: Bu kamu zararının sorumluluğu kimde ve sorumlu olanlar bu konuda hesap verecekler mi?

Diğer bir konu ise ticari sır olduğu söylenilen şehir hastanelerinin işletme sözleşmeleri. Bu sözleşmelerin içerikleri neden saklanıyor? Bir bürokrat, hatta sözleşmenin tarafı olan ticaretle uğraşan kişiler, bir memur dahi bu sözleşmenin içeriğini bilirken milleti temsil eden milletvekilleri bu sözleşmenin içeriğini neden bilemiyor? Ben özellikle bu konuya dikkat çekmek istiyorum ve özellikle iktidar partisi milletvekilli arkadaşlarıma seslenmek istiyorum: Milletten kaçırılan nedir, ticari sır bahanesiyle sözleşmelerin içeriği neden açıklanmıyor? Eğer bu açıklanmıyorsa demek ki kamu kaynakları har vurup harman savruluyor, sizler de bunlara göz yumuyorsunuz. Benim isteğim, millet adına bir milletvekili olarak bu şehir hastaneleri sözleşmelerinin zaman kaybedilmeden bir an önce açıklanmasıdır. Dolayısıyla da Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim yetkisini de yerine getirmemizi sağlayacaktır bu açıklama.

Yine, üçüncü bir itiraf da sağlık yönetimindeki öngörü zayıflığı. Bu da sağlık yönetiminin liyakatsiz kişilerin elinde olduğunu gösteriyor. Bu kanun teklifinin önümüze gelmiş olması, yanlış ve yetersiz sözleşmelerin revize edilme çabaları, kanun uygulamalarının geriye dönük olarak işletilmesi zaten bunun bir ispatı. Genel olarak sağlık sistemini değerlendirdiğimiz zaman kamu-özel iş birliği modeliyle sağlık alanında yapılacak yatırımların uygun olmadığını görüyoruz. Bu modelle sağlık hizmetleri kamusal hizmet alanı olmaktan çıkmış, âdeta para kazanılacak ticari bir hizmet alanı hâline gelmiştir. Yap-kirala-işlet şeklinde yapılmış olan şehir hastanelerinde hizmetin odak noktası insan sağlığı değil, hastane şirketlerinin kâr etmesi hâline gelmiştir. Hatta her 1 şehir hastanesine ayrılan kaynakla aynı şekilde, aynı miktarda 8 tane hastane yapılabileceğine dair hesaplamalar da vardır.

Ayrıca bu hastanelerin devasa büyüklükte olması sağlık çalışmasının esasını oluşturan ekip çalışmasını bozmuştur. Başta hekimler olmak üzere, hem hastane çalışanları hem de sağlık hizmeti alan hastalarımız bu hastanelerden memnun değildir.

Özetle, bu sistem, şehir hastaneleri sistemi insanımızın sağlığına da zararlıdır. Bir an önce bu sistemden vazgeçilmesini şiddetle tavsiye ediyorum.

Efendim, sözlerime son verirken iktidar yetkililerine şöyle tavsiyede bulunacağım…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FİKRET ŞAHİN (Devamla)Bitirmek üzereyim Sayın Başkan.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

98 konuşma daha · 17 Temmuz 2019

98 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook