497 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa'ya aykırı maddeler içerdiği ve bu nedenle Komisyona iade edilmesi gerekip gerekmediği hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 10. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Ekim 2017 · 314 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi), 18 Ekim 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 497 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa'ya aykırı maddeler içerdiği ve bu nedenle Komisyona iade edilmesi gerekip gerekmediği hakkında usul görüşmesi münasebetiyle); konuşma 314 kelime.
Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “497 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa'ya aykırı maddeler içerdiği ve bu nedenle Komisyona iade edilmesi gerekip gerekmediği hakkında usul görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 18 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/filiz-kerestecioglu-demir-26-2017-10-18-497-sira-sayili-kanun-tasarisi-nin-anayasa-ya-aykiri-maddeler-icerdigi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=62156
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu Meclisin ortalama bir zeka düzeyine sahip olduğu doğru olabilir ama ortalama bir vicdan düzeyine sahip olup olmadığından gerçekten emin değilim. Çünkü, bu yasa en fazla kadınları ilgilendiriyor ama bu tartışma nasıl gene bu noktalara geldi, nasıl bir erkek atışmasına dönüştü gerçekten bunu da anlayabilmiş değilim. Ve ben esas olarak aslında, o genç yaşta zorla evlendirilen kadınların seslerine ses olmak istiyorum ve bu nedenle Anayasa’ya aykırılık iddialarını ifade etmek istiyorum.
Şimdi, müftülüklere nikâh kıyma yetkisi veren bu olağanüstü kanun teklifi, olağanüstü hâl koşullarında bu şekilde halktan kaçırılarak yasalaştırılamaz. Kadınların medeni haklarını tehlikeye atan, çocuk yaşta evlilikleri bırakın azaltmayı, denetimsizliğe yol açarak, artıracak bir yasayı her türlü muhalefetin en sert biçimde bastırıldığı bir dönemde getirmek yasama yetkisini millet adına Meclise veren Anayasa’nın 7’nci maddesine aykırıdır. Siz kadınlara sormadan, onların seslerine kulaklarınızı tıkayarak, bir de bu itirazlarını basın açıklamasıyla dile getiren kadınlara saldırarak, onları üstelik gözaltına alarak bu yasayı çıkarma hakkına sahip değilsiniz. Tahakkümünüzle çıkartabilirsiniz ama bu daha önceki pek çok yasanın meşru olmadığı gibi meşru olmayacaktır.
Anayasa’nın 10’uncu maddesine göre, herkes dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Şimdi ne yapılıyor? Müslüman vatandaşlar, Hristiyan vatandaşlar, inananlar, inanmayanlar bizzat devlet eliyle ayrıştırılıyor. Oysa AİHM’in de belirttiği gibi, bu kanunla getirilen din ve inançlarına göre bireyler arasında muamele farklılığı hem ayrımcılığı yasaklayan Anayasa’ya hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır. Bu kanun medeni hukuku ve Anayasa’nın Türkiye Cumhuriyeti’ni laik bir hukuk devleti olarak tanımlayan 2’nci maddesini de ihlal eder. Müftü öyle söylenildiği gibi herhangi bir memur değildir, Diyaneti temsil eden bir din görevlisidir, Diyaneti temsil eden bir din görevlisidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Refah Partisinin başvurusu sonrasında çok hukukluluğun yani Alevilere, Nusayrilere, Hristiyanlara, Yahudilere, Bahailere ayrı hukuk kuralı getirmenin insan hakları sözleşmesine aykırı olacağını ifade etmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Devamla)Sayın Başkan, ben de süre istiyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
123 konuşma daha · 18 Ekim 2017