Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınmasına, Hükûmetin bilim insanlarını hedef gösterdiğine, barışı savunmanın bir hak olduğuna ve barışı savunanların engellenemeyeceğine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 52. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Ocak 2018 · 208 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi), 30 Ocak 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınmasına, Hükûmetin bilim insanlarını hedef gösterdiğine, barışı savunmanın bir hak olduğuna ve barışı savunanların engellenemeyeceğine ilişkin açıklaması); konuşma 208 kelime.
Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınmasına, Hükûmetin bilim insanlarını hedef gösterdiğine, barışı savunmanın bir hak olduğuna ve barışı savunanların engellenemeyeceğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 30 Ocak 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/filiz-kerestecioglu-demir-26-2018-01-30-turk-tabipleri-birligi-merkez-konseyi-uyelerinin-gozaltina-alinmasina (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=66044
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul)Teşekkürler Sayın Başkan.
Bugün Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyinin 11 yöneticisi evleri basılarak gözaltına alındı. Artık savcılar, hâkimler bu ülkede tutuklamanın tali bir şey olduğunu, aslında tutuklamanın yapılmaması gereken bir şey olduğunu, eğer delil karartma ya da gerçekten kaçma şüphesi varsa insanların, yapılabilir bir şey olduğunu da unuttular. Tutuklanmalarından da açıkçası endişe ettiğimi ifade etmek isterim.
Ne diyor bu hekimler? “Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur. Her çatışma, her savaş fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir.” diyorlar. “Savaşla baş etmenin yolu adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır. Savaşa hayır, barış hemen şimdi.” diyorlar. Bu kadarcık naif ve sade bir açıklamaya karşı Cumhurbaşkanı ne diyor? “Terör seviciler.” diyor. Gerçekten Sağlık Bakanı, İçişleri Bakanı suç duyurusunda bulunuyor. Hükûmet korkunç bir öfkeyle değerli bilim insanlarını hedef gösteriyor.
Bugün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Afrin’de sivillerin ölümünden duydukları endişeyi ifade eden bir açıklama yaptı. Özellikle kadın ve çocukların hayatlarını yitirmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Şimdi, Birleşmiş Milletler gibi bir kurumun açıklama yaptığı bir konuda Türkiye’deki demokratik güçlerin, bilim insanlarının sessiz kalması beklenebilir mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 30 Ocak 2018