Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Ankara Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 49. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Ocak 2020 · 490 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi), 29 Ocak 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 490 kelime.
Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi, Ankara). “Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 29 Ocak 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/filiz-kerestecioglu-demir-27-2020-01-29-cografi-bilgi-sistemleri-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakk (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=84887
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Ankara)Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, bugün dünyada bilgi ve teknoloji üretimi açık kaynaklarla ilerliyor. Milyarlarca dolar yatırımla üretilmiş yazılımlar dahi dünyanın her yerinden kullanıcının erişimine açık. Bu yolla belki 10 kişinin üzerine çalıştığı bir bilgi veya kod havuzuna dünyanın dört bir yanından kişiler katkı sunabiliyorlar. Bugün yeryüzüne ait bilgiler, haritalar da benzer biçimde dünyanın her yerinden gönüllü katılımcıların katkılarıyla oluşturuluyor.
Değerli milletvekilleri, yeryüzüne ait bilgiler sürekli değişir. Bir apartman yıkılır, yerine yenisi yapılır, yeni yollar inşa edilir, toprağın altında ve üstünde sürekli değişiklikler, koordinat kaymaları olur. Bu değişiklikleri kamu kurumlarının sürekli yeni haritalar oluşturarak tespit etmesi çok zor ve maliyetlidir. Fakat örneğin bir deprem veya başka bir afet olduğunda, hangi mahallenin planının nasıl olduğu, belki çok uzak bir köyde yeni bir evin yapılıp yapılmadığı da hayati önem taşır. Bugün işte tam da bu nedenle milyonlarca gönüllü dünyanın haritasını çiziyor. Örneğin Haiti depreminin ardından en son 1970’lerde İngilizler tarafından çizilmiş olan haritalar binlerce gönüllü kullanıcı tarafından saatler içinde güncellendi ve böylece binlerce insanın hayatı, depremde hangi binaların yıkıldığı, yerin yapısının nasıl değiştiği hızla tespit edilerek kurtarıldı.
Bu açık kaynaklı haritalar sınır tanımayan doktorlardan kadın sünnetine karşı mücadele eden gruplara, kentleri engellilerin erişimine uygun hâle getirmeyi amaçlayan inisiyatiflere kadar pek çok hayati amaçla kullanılıyor. Bir afet olduğu anda Microsoft, Yandex gibi kurumlar uydu fotoğraflarını bağışlıyorlar ki kullanıcılar uydu fotoğrafları üzerinden harita çizebilsinler. Bunu yapmak için harita mühendisi olmak gerekmiyor, insani yardım profesyonellerinden gönüllülere, gazetecilere, hukukçulara, bisikletçilerden doğa sporcularına, sosyal bilimcilere, milyonlarca kişi her gün dünya haritasını güncelliyor arkadaşlar. Bu dünya haritası projesinin en önemlilerinden biri OpenStreetMap ve bugün 5,5 milyonun üzerinde kullanıcı yalnızca isim, soyisim ve bir mail adresiyle bu topluluğa katılıp harita çizebiliyor. Üstelik bu veriler kamu kurumları tarafından kullanılıyor. OpenStreetMap’in gönüllüleri tarafından çizilen haritaları kullanan birkaç devlet kurumunu sayayım: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları trenlerin dijital takibinde kullanıyor bu haritaları. E-devlet, deprem toplanma yerlerini bu verilerden faydalanarak gösteriyor. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kısa zamana kadar sitesinde bu verilere yer veriyordu. Bu haritaları kullanmayan kamu kurumu yok. Bunun yanında, hepinizin cep telefonlarındaki uygulamalar verilerini bu açık kaynaktan çekiyorlar. Size bu haritaların çok daha hayati bir kullanım alanından söz edeyim: Son Elâzığ depreminin hemen ardından Elâzığ’ın haritası da benzer yöntemlerle çizildi ve yereldeki gönüllülerle paylaşıldı.
Evet, bu kadar şey anlattım. Neden? Şimdi, bu kanun teklifiyle ne deniyor? Harita çizmek için Bakanlığa 1/1.000’lik pafta başına 25 ila 50 lira ödeme yapılacak. İzin almadan haritalamaya kalkışırsanız da 10 katı ceza kesilecek. Örneğin, Türkiye'nin haritasını çizmek isteyen bir kişi 35 milyon lira, İstanbul’un haritasını çıkarmak isteyen bir kişinin ise 250 bin lira ücret ödemesi gerekiyor. Eğer bu haritalar izinsiz çizilirse 10 katı ceza ödeyecekler.
Arkadaşlar, bu yasaklar dünyada bir tek Hindistan’da var; o da Google’ın sokak görüntülerini çekmesini engelleyen ve sadece kendi vatandaşlarına bunu tanıyan bir yasa. Ama neden ülkemiz bugün dünyanın gittiği istikametin tam tersine gidiyor? İyi niyetle ifade edersem, bu madde uzmanlara hiç sorulmadan, danışılmadan hazırlanmış ama daha kötü ve daha olası tahminimizse…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
100 konuşma daha · 29 Ocak 2020