(2/1793) esas numaralı Çocuk Hakları Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/203) münasebetiyle
Ankara Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 69. Birleşim · 6. yasama yılı · 7 Mart 2023 · 531 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi), 7 Mart 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (2/1793) esas numaralı Çocuk Hakları Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/203) münasebetiyle); konuşma 531 kelime.
Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi, Ankara). “(2/1793) esas numaralı Çocuk Hakları Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/203) münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 7 Mart 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/filiz-kerestecioglu-demir-27-2023-03-07-2-1793-esas-numarali-cocuk-haklari-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanu (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=114477
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vekiller olarak bireysel olarak hazırladığımız kanun tekliflerinin görüşülmesi için yılda 1 kere ancak sıra geliyor. Normal bir zamanda olsak ben Medeni Kanun’da Değişiklik Yapılmasına İlişkin -evlenen kadınların evlendikleri kişinin soyadını kullanmak için başvurmadıkça sadece kendi soyadlarını kullanmaya devam etmelerine ilişkin- Kanun Teklifi’me değinirdim öncelikle ya da 2021 yılında yaşanan orman yangınlarının ardından yangına maruz kalan alanların hiçbir şekilde imara açılmaması ve söz konusu alanların ormanlık alan statülerinin korunmasının yasal güvence altına alınmasına ilişkin kanun teklifime değinebilirdim. Ama şu anda bu felaket döneminde öncelikle çocuk istismarını ve haklarının ihlalini önlemek bizim sorumluluğumuz ve çocukları koruma planı yapmalıyız. Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisinde daimî bir Çocuk Hakları Komisyonunun Kurulması Hakkında Kanun Teklifi’mi oylarınıza sunuyorum. Aslında, ihtisas alanı çocuk olan daimî bir komisyon ve bakanlık kurmayı biz yıllardır öneriyoruz, gerçekten bu anlamda defalarca öneride bulundum bu Mecliste. Şu anda Mecliste çocuk haklarına ilişkin biri alt komisyon, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun alt komisyonu, diğeri araştırma komisyonu olmak üzere 2 komisyon faaliyet yürütüyor. Ancak bu komisyonlar çocuklara ilişkin sorunlarda hızlı ve sürekli yanıt olamıyorlar; örneğin, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun alt komisyonu olan Çocuk Hakları Alt Komisyonu depremzede çocuklar gündemli bir toplantı bile yapmıyor. HDP olarak bu Komisyonun deprem gündemli toplanması için dilekçe verdi üye arkadaşlarımız ama bir cevap yok. Bakanlıklara da başvurup şu andaki sorunlarla ilgili sürekli bilgi almak istiyorlar; bunun için de bir cevap yok. Şimdi, aynı mahiyetteki dilekçeyi yani deprem gündemli toplantı yapılması dilekçesini üyesi olduğum 6 yaşındaki bir kız çocuğunun zorla evlendirilmesi ve cinsel istismara uğramasının araştırılması ve tedbirlerin belirlenmesi için kurulan araştırma komisyonuna da verdik. Neyse ki bu Komisyonda Komisyon Başkanı ve diğer üyelerin onayıyla deprem gündemli toplantı yapılmasına karar verildi ve yarın bu toplantıyı gerçekleştireceğiz. Ancak bu bir araştırma komisyonu ve çalışmalarını tamamlayıp süresi bitince kapatılacak. Hâlihazırda böyle bir araştırma komisyonu olmasaydı ve biz öneride bulunmasaydık Mecliste depremzede çocukların karşı karşıya oldukları riskleri değerlendirme imkânı da olmayacaktı. Bu gerçekten olabilecek, kabul edilebilecek bir şey değil. Onun için de çocuklarla ilgili her alanda daimî çalışacak bir komisyona Mecliste ihtiyacımız var.
Afet bölgelerinde çocuklar en dezavantajlı grupların başında geliyor. Hiçbir güvenliği olmayan deprem bölgesinde çadırlarda kalan aileler hâlâ çocuklarının kaybolmasından endişe ediyorlar. Afetlerden sonra kurulan kalabalık yaşam alanlarında çocuklar hem tanıdıkları hem de tanımadıkları kişilerin istismarına açık hâle geliyorlar. Geçmişte mülteci kamplarında ve Van depreminden sonra kurulan çadır kentte de çocuk istismarı vakalarıyla karşılaştık ne yazık ki.
Maraş depremlerinden sonra ortaya çıkan önemli bir mesele de kayıp çocuklar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının güncel verilerine göre depremin üzerinden bir ay geçmesine rağmen 79 çocuğun kimliği hâlâ tespit edilemedi. Kayıp çocuklar var mı, bunların sayıları ne; bunu da bilmiyoruz. Kurumlar arası koordinasyonu sağlayabilsek ve acil eylem planına sahip olabilseydik belki de kayıp çocuklar ve aileleri bu sıkıntıyı hiç yaşamayacaktı. Yine, refakatsiz çocukların tarikat evlerine verildiği, müftülüğe ait ama işleticisi yine bir cemaat olan bir Kur’an kursuna yatılı olarak gönderildikleri de iddia edildi. Daha dün deprem bölgesinde çalışan bir arama kurtarma gönüllüsünün aktardıklarıyla öğrendik ki Hatay Antakya’daki Özel Defne Hastanesi yoğun bakımında 1’i bebek, 14 hasta deprem sırasında ölüme terk edilmiş durumda yani çok acil bir an olabilir ama gerçekten bununla ilgili de önceden tasarlanmış bir koordinasyon yok görüyoruz ki.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 7 Mart 2023