Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi’ne ve 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne ilişkin açıklaması
Nevşehir Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 87. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Nisan 2026 · 447 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Filiz Kılıç (MHP), 28 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi’ne ve 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne ilişkin açıklaması); konuşma 447 kelime.
Filiz Kılıç (MHP, Nevşehir). “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi’ne ve 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/filiz-kilic-2026-04-28-kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesine-ve-3-mayis-milliyetciler (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144449
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FİLİZ KILIÇ (Nevşehir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milleti; öncelikle Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyor, sözlerime ülkemizin gıda güvenliği ve hayvancılığımızın geleceği adına önemli bir hatırlatmayla başlamak istiyorum. Kırmızı et arzında sürdürülebilirliği sağlayarak millî yeterliliğimizi teminat altına almayı hedefleyen Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi için son başvuru tarihi 30 Nisandır. Bizler üreterek memlekete can veren kıymetli yetiştiricilerimizin bu projeden faydalanmasını önemsiyor, üreticimizi destekleyecek her adımı sonuna kadar kıymetli buluyoruz.
Değerli milletvekilleri ve aziz Türk milleti, gözümüzün önünde asırlık nizamlar çatırdıyor, devletlerin şirazesi dağılıyor. Sınırların kanla, kumpasla, masabaşı haritalarla yeniden çizilmek istendiği bir mengeneden geçiyor insanlık. Bize dışarıdan medeniyet, hukuk, insan hakları masalları anlatanların asıl niyetinin bu coğrafyayı parçalayıp kendi jeopolitik hırslarına meze yapmak olduğunu çok iyi biliyoruz ama hep unuttukları, ısrarla anlamak istemedikleri bir hakikat var: Bu topraklar, kendisine kefen biçenleri o kefene saranların yurdudur; bu vatan, al bayrak uğruna bir ölüp bin dirilenlerin vatanıdır. Biz bu kuşatmaları elbette yeni görmüyoruz; tarih 3 Mayıs 1944, devrin muktedirleri dışarıdan esen rüzgârlara yelken açıp Türk milliyetçiliğini o rutubetli tabutluklara sığdırarak boğacaklarını sandılar oysa o zindanlardan bir teslimiyet değil çelikten bir irade doğdu. Çileyle, işkenceyle sınanan ama zerre taviz vermeyen o şanlı direniş, tabutlukların kapılarını kırıp geçen ruh bugün bizim göğüs kafesimizde atıyor, bugün bu Gazi Mecliste, Milliyetçi Hareketin sarsılmaz duruşunda ete kemiğe bürünüyor. Bizi dar kalıplara, sığ tartışmalara hapsetmek isteyenlere inat bizim menzilimiz cihan ufkudur. Bizim Kızılelma'mız evvela bu topraklardan ihanetin kökünü kazıdığımız terörsüz Türkiye, hemen ardından da fitne ateşinin tamamen söndürüldüğü terörsüz bölgedir. Yıllarca milletimizin ocağına ateş düşüren, evlatlarımızı koparan şebekeleri ezip geçmek bizim bu millete namus borcumuzdu. Hamdolsun, içeride ihanetin belini kırdıkça Türkiye şahlanıyor, Türkiye dik durdukça sınırlarımızın hemen dibinde kan tüccarlığı yapanların pazar tezgâhları yerle yeksan oluyor.
Bölgesini terörden arındıran, sınır ötesinde kurulan kumpasları yırtıp atan bu sarsılmaz devlet aklının gözü kulağı nerededir, biliyor musunuz? Yüreğimizin en derin sızısında, ecdat yadigârı Kerkük'te, Musul'da, Türk'ün var olduğu, nefes aldığı her yerdedir. Yıllardır türlü demografik oyunlarla, asimilasyon politikalarıyla Kerkük'ü Türk'e dar etmeye çalışanları, orada Türk'ün izini silmeye yeltenenleri çok iyi biliyoruz. Kerkük'te boynu bükük bırakılmak istenen, asırlık yurdunda garip düşürülmeye çalışılan Türkmen gardaşlarımızın çilesini görüyor, Kerkük'ten yükselen feryadı Ankara'nın göbeğinde, yüreğimizin en derininde hissediyoruz.
Şunu herkes aklına mıh gibi kazısın: Bizim milliyetçiliğimiz haritalara çizilmiş suni sınırların arasına hapsedilemez. Nerede bir Türk varsa, nerede Türkçe konuşan bir nefes, nerede zulme uğrayan, boynu bükük bir soydaşımız varsa Milliyetçi Hareket Partisinin kalbi tam da orada atmaktadır. Kerkük'ün hüznü bizim hüznümüz, Türkmeneli'nin davası bizim mukaddes davamızdır. "Kerkük Türk'tür, Türk kalacak." nidası bizim için sadece meydanlarda atılan bir slogan değil, uğruna mücadele verilecek sarsılmaz bir haykırıştır. Bizler bilge liderimizin vizyonuyla Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa edene dek durmayacağız, yorulmayacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 28 Nisan 2026