Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 82. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Nisan 2016 · 539 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi), 27 Nisan 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 539 kelime.
Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/garo-paylan-26-2016-04-27-kolluk-gozetim-komisyonu-kurulmasi-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapil (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=48257
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)GARO PAYLAN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kolluk Gözetim Komisyonumuz olacak, ne âlâ! Çünkü kolluk sürekli suç işler ancak gözetlenmez, denetlenmez. Bakanlık içinde bir genelgeyle halledilebilecek bir mesele bir kanunla düzenlenecek. Niye? Vize alacağız, Avrupa’ya vizesiz gideceğiz gelecek ay diye. Hâlbuki Bakanlık içinde Bakanlıkça oluşturulacak bir komisyon, şu anda kolluğu nasıl denetleyebilir diye düşünebiliyor musunuz? Bir bakanın emrinde olan komisyon nasıl bakanın siyasi emirleriyle oluşan suçları denetleyebilir, düşünebiliyor muyuz? Ancak dostlar alışverişte görsün.
Geçenlerde İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunu ihdas ettik. Memlekette insan hakları, hepsi gayet güzel yürüyor, kurumumuz var çünkü ve ayrımcılık yok; öyle değil mi? Ama maalesef ayrımcılık da kol geziyor, insan hakları ihlalleri de kol geziyor. Kolluk denetim komisyonumuz olduğunda da hiçbir şey değişmeyecek, yalnızca dostlar alışverişte görecek. Ombudsmanımız var, ne işe yarıyor? Hiçbir işe. İnsan Hakları Kurumumuz var diyeceğiz dostlara ve şimdi de kolluk denetim komisyonumuz var diyeceğiz. Oysa kolluk, pek çok suçlar işliyor ve denetlenmesi lazım ve aynı zamanda eğitimden geçmesi lazım çünkü kolluk, maalesef, o “dindar ve kindar nesil” söylemi içinde “dindar ve kindar” anlayış içinde yol alıyor ve vatandaşlarının bir bölümünü düşman olarak görüyor. Oysa kolluk dediğimiz bütün vatandaşların, her kimlikten vatandaşın güvenliğini sağlamakla mükellef.
Oysa bakın, bugün ne oldu? Bir klip yayınlandı, size örneğini vereyim: Diyarbakır Sur, bir klip. Kamu görevlisi -konuştum az önce Bakan Yardımcısı Sebahattin Bey’le- eline tabancayı almış, yıkılmış Sur’un mahallelerinde bir klip çekiyor kolluk ve bakın, şu görüntülerle diyor ki klibinde: “Allah için vurun, Peygamber için vurun… Kalk uyan, herkes Ermeni... Ben kimim? Türk’ün oğlu… Eğer değişmezse kafalara sık lan!” Neyle çekiyor bu klibi? Devletin insansız hava araçlarıyla çekiyor. Bakın, yıkık dökük Sur’da devletin insansız hava araçlarıyla çekilmiş bir klip ve bir cami önünde, yıkık dökük bir cami önünde ve bir kilise önünde bu klibi çekebiliyor.
Başka bir kolluk bir kilise içine giriyor, “Sultan Alparslan’ın torunları kilisedeki küffarları imana getiriyor.” diyebiliyor, bir kolluk.
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar)PKK’ya da söylesene bir şeyler!
GARO PAYLAN (Devamla)Bakın, bunlar bizim kolluklar ve bunlar genç insanlar -biz bölgeye gidiyoruz- 20 yaşında, 25 yaşında gencecik insanlar; nefret tohumları ekilmiş o çocuklara, nefretle bakıyorlar.
HÜSEYİN ŞAHİN (Bursa)Yahu, o kilise ile camiye bomba atanlara da bir şey söylesene!
GARO PAYLAN (Devamla)Bakın, geçenlerde, Hrant Dink cinayeti davasıyla ilgili bazı kolluk görevlileri, dokuz yıl sonra, nihayet mahkeme önüne çıkarıldılar ve hepsi şunu söylüyorlardı: “Biz Hrant’ın Türk düşmanı olduğunu düşünüyorduk.” Efendim, dosyalar geldi, sümenaltı edildi. Hrant Dink’in öldürüleceğini topyekûn devlet biliyordu, bütün istihbarat kuruluşları biliyordu -Jandarma İstihbarat, Emniyet İstihbarat- ancak bırakın Hrant’ın öldürülmesinin engellenmesini, Hrant’ın ölümüne yol açtı bu kolluklar.
Bakın, nefret nefreti, şiddet şiddeti doğurur ve kolluk, maalesef, ayrımcı uygulamalara devam ediyor. Ayrımcılık ve nefret suçlarıyla ilgili eğitimden geçmesi gerekiyor kolluğumuzun, yoksa bu kolluk bu ayrımcı suçları işlemeye devam edecek. Ancak, balık baştan kokuyor. Amerika’ya gidiyor Sayın Cumhurbaşkanı, bir Ermeni onun kapısında protesto ettiğinde, Sivaslı bir Ermeni “Ben memleketimde yaşayacak şartları bulamadım.” dediğinde onu ASALA olarak görebiliyor Sayın Cumhurbaşkanı...
UĞUR AYDEMİR (Manisa)Ne var şartlarda? Şartlarda ne var ki yaşayamıyor?
GARO PAYLAN (Devamla)...ve bu kolluk da oraya gidip “Biz küffarları imana getireceğiz.” diyebiliyor, “Vurun Ermeni’lere.” diyebiliyor. O açıdan, arkadaşlar, bizim kurumlara ihtiyacımız yok, bizim ayrımcılık ve nefret suçlarıyla yüzleşmeye ve bunun bütün gençlerimize eğitimini vermeye ihtiyacımız var.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
91 konuşma daha · 27 Nisan 2016