Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 128. Birleşim · 1. yasama yılı · 19 Ağustos 2016 · 579 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi), 19 Ağustos 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 579 kelime.
Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 19 Ağustos 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/garo-paylan-26-2016-08-19-turkiye-varlik-fonu-yonetimi-anonim-sirketinin-kurulmasi-ile-bazi-kanu (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=52016
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA GARO PAYLAN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Evet, dün gece saat beşte 80 maddelik torba yasa büyük oranda geçti, bugün birkaç maddeyi tekrar görüşeceğiz ve bu sabah geldik Türkiye'nin tarihini etkileyebilecek, geleceğini etkileyebilecek bir Türkiye Varlık Fonu’nu görüşüyoruz, gelecek kuşakları etkileyebilecek bir Varlık Fonu’nu görüşüyoruz. Ve biz bu yasayı nasıl görüştük arkadaşlar, biliyor musunuz? 80 maddeyi geçen hafta Plan ve Bütçe Komisyonunda doksan saat çalıştıktan sonra, pazartesi günü geldik, bir anda önümüze Varlık Fonu konuldu ve yirmi dört saat, otuz altı saat içinde Varlık Fonu’nu tartıştık, geçti. Ve otuz altı saat içinde bile –gerçekten o kadar kötü bir şekilde gelmişti ki bu yasa önümüze- bayağı iyi gelişmeler oldu ancak inanın, bir otuz altı saat daha çalışma şansımız olsaydı çok daha iyi bir yasa şeklinde geleceğimize, çocuklarımızın geleceğinin önüne koyabilirdik ama maalesef, bunu yapma şansı verilmedi ve alelacele 80 madde Genel Kurulda görüşüldükten sonra bu teklif şimdi Genel Kurulda görüşülüyor ve görüyorum ki çok az sayıda iktidar milletvekili burada. Onlara, bu yasadan vazgeçmelerini ve yeniden görüşmek üzere –bakın, vazgeçmek demek bunu yapmamak demek değil- ekim ayında bir çalıştay yaparak, Hükûmetle birlikte, sivil toplumla birlikte, iş dünyasıyla birlikte, işçi kesimleriyle birlikte, ekoloji çevreleriyle birlikte bir çalıştay yaparak, daha iyi çalışarak bu yasayı getirelim diyoruz. Bu konuda sizi ikna etmeye çalışacağım. Umarım ki siz de arkadaşlarınızı ikna edersiniz ve bu yasayı şimdilik bekletiriz, ekim ayında daha iyi çalışarak bunu gündeme getiririz.
Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanı şöyle bir cümle etmişti: “Ülkeyi bir AŞ gibi yönetmeliyiz, anonim şirket gibi yönetmeliyiz.” demişti. Gerçekten, o dönem eleştirmiştik. Ülke bir anonim şirket gibi yönetilmez. Anonim şirket dediğinizin mantığı şudur: Yalnızca sermaye olarak bakar, işçi kesimini düşünmez, kârı maksimize etmeyi düşünür, ekolojiyi düşünmez. Ancak, bunların hepsini devlet düşünmelidir çünkü biz sosyal bir hukuk devletiyiz ve devlet, sermayedar gibi davranamaz. Devlet, bütün toplumsal kesimleri, ekolojiyi, kuşu, çiçeği, böceği, her şeyi düşünmek durumundadır. Ama AŞ mantığında bunlar yoktur, yalnızca kârı maksimize etmek vardır.
Şimdi, bu şirket ne yapacak? Bakın, gerekçeden okuyorum: Kamu kaynaklarını çeşitli fonlara aktaracak ve bu fonlarla uluslararası piyasada çıkacak ve yatırımlar yapacak, altyapı, üstyapı yatırımları. Ancak, bakın, şunu söyleyeyim: Evet, 2000’lerin başında, 1990’larda neoliberal politikalar çerçevesinde böyle bir akış vardı. “Devlet çıksın her şeyden, tamamen özel sektör ne yapıyorsa yapsın, piyasa kendi içinde dengeler.” deniliyordu. Özel sektör de piyasaları şişirdi şişirdi ve sonra, maalesef, 2009’da çok büyük bir duvara çarptı o neoliberal politikalar Amerika’da. Daha önce Arjantin’de çarptı 1990’larda, Rusya’da çarptı, ülkemizde defalarca çarptı. Yani “Kamunun yaptığı her şey kötüdür, özel sektörün yaptığı her şey iyidir.” mantığı devre dışı kaldı. Şimdi biz, kamu kaynaklarını kamu dışına çıkaralım, bir AŞ mantığı içinde yönetelim ve geleceğimizi bu şekilde kurtaralım diye bakıyoruz; bu doğru bir bakış değil.
Gerekçede şu söyleniyor: “G20 içinde varlık fonu olmayan tek ülke biziz.” Doğru değil. Her ülkenin bazı varlık fonları var ama “Bütün kaynaklarımı buraya aktaracağım, 150-200 milyar dolarlık bir fon yaratacağım.” dediğiniz zaman, bu, gayrisafi yurt içi hasılanın üçte 1’i demektir. Bir AŞ’ye kalan varlıklarımızı bu şekilde aktarmak gerçekten çok daha büyük bir sorgulamayı gerektirir arkadaşlar.
Bakın, hangi ülkelerin varlık fonları var ve niye kuruyorlar? Mesela, emtiası olan ülkeler kuruyorlar; Katar gibi, Norveç gibi, Rusya gibi. Çünkü onların emtiası var ve emtiaları bugün var, otuz yıl sonra olmayacak diye “Bugünden varlık fonlarına yatıralım, belli yatırımlara koyalım ki gelecek kuşaklarımıza bazı kaynaklar emanet edebilelim.” diyorlar. Diğer bir grup, katma değerli ürün yaratan ülkeler. Katma değerli ürün yaratıyorlar… (Gürültüler)
Sayın Başkan, çok uğultu var ya, çok az sayıda insan var ama bu uğultu nasıl çıkıyor, onu da anlamıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
98 konuşma daha · 19 Ağustos 2016