Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Diyarbakır Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 103. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Temmuz 2021 · 562 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi), 14 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 562 kelime.
Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/garo-paylan-27-2021-07-14-turizmi-tesvik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99394
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)GARO PAYLAN (Diyarbakır)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, dünyanın en güzel ülkesinde yaşıyoruz, dünyanın pek çok yerini görmüş birisi olarak size bunu söylüyorum ve dünyanın en derin tarihinden birinin mirasçısıyız değerli arkadaşlar. Dünyanın en güzel yemeklerine sahibiz. Derin bir tarihimiz var, derin bir hikâyemiz var, çok güzel bir ülkemiz var. Böyle bir ülke dünyada turizmde 1’inci olmalı, kişi başına turizm gelirinde 1’inci olmalı, bütün dünya yurttaşları öncelikle Türkiye’nin hikâyesini görmeye gelmeli ve burayı yüksek bedellerle gezmeliler ve yurttaşlarımıza refah sağlamalılar. Oysa, biz, kişi başına turizm gelirinde Avrupa’nın sonuncusuyuz arkadaşlar, sonuncuyuz bakın. Yunanistan’a bir turist gidiyor, 2-3 bin euro harcıyor, bize geliyor 400-500 euroya tatil yapıyor. Neden? Çünkü bu derin hikâyemize sahip çıkmıyoruz değerli arkadaşlar. Sanki Göbeklitepe bizim değilmiş gibi davranıyoruz. Sanki Truva’nın hikâyesini uzaydan gelenler yapmış gibi davranıyoruz. Sanki Hitit şehirlerini birileri gelmiş yapmışlar ve bu topraklardan sürülmüşler gibi davranıyoruz. Oysa, arkadaşlar, bunlar bizim hikâyemiz. Siz hikâyemizi dar bir paranteze soktunuz. Sanki buraya yalnızca Orta Asya’dan birileri gelmiş ve geri kalanlar yok olmuş gibi davrandınız; o hikâyeye, o paranteze sokmaya çalıştınız. Bu yüzden de bu derin hikâyemize sahip çıkmadınız. Bu derin hikâyeye sahip çıkılmadığı için de arkadaşlar, o hikâyenin kültürel mirasına da sahip çıkılmadı, o hikâye yağmalandı, kültürel miras yok sayıldı, yıkıldı.
Değerli arkadaşlar, bakın, az önce Rıdvan Turan arkadaşımız da söyledi, yalnızca Hitit’in hikâyesini, Göbeklitepe’nin hikâyesini, Truva’nın hikâyesini bütün dünya merak ediyor ama sanki, o bizim büyük büyük dedelerimizin hikâyeleri bize ait değilmiş gibi davrandığınız zaman, işte, buraya turist olarak gelecekler de o hikâyeyle ilgilenmiyorlar. Neye geliyorlar? Bir hafta boyunca gel, yat, kalk, ye, iç, 200-300 euro ver, uçağına da bin git; bu hikâyeyle ilgileniyorlar.
Değerli arkadaşlar, tek satabildiğiniz şey ucuzluk. Bakın, Turizm Teşvik Yasası diye getirdiğiniz şeyi duyduğum zaman içim cız etti, niye biliyor musunuz? Ben 49 yaşındayım ve çocukluğumda babamla mütevazı anlamda arabaya binip Ege sahillerini gezerdik. O inci gibi koyları gördü bu gözler ama şimdi gittiğimde ben ağlıyorum, bakmak dahi istemiyorum çünkü hepsi betona gömüldü, hepsi de Turizm Teşvik Yasalarıyla oldu değerli arkadaşlar. O güzelim koylar, o inci gibi koylar betona gömüldü; Antalya, Muğla betona gömüldü değerli arkadaşlar. Eğer başka herhangi bir şekilde değerlendirilebilseydi, şu anda elde edilen gelirin 10 misli gelir elde ederdi Antalya, Muğla ama şu anda o betonu kimse görmek istemiyor değerli arkadaşlar.
Ben Antalya’dan, Muğla’dan bahsetmek de istemiyorum; ya, biraz da ülkenin doğusuna bakalım, vekili olduğum Diyarbakır’a bakalım. Diyarbakır Sur’un hikâyesine, Diyarbakır’ın beş bin yıllık tarihine 5 milyon turist getirebilirdik ama Diyarbakır Sur yerle bir edildi. “Diyarbakır’ı Toledo yapacağım.” diyenler Diyarbakır’a F tipi cezaevi yaptılar. F tipi cezaevi modelini getirip Sur’un içine koydular, onu kim görmek isteyecek acaba? O daracık canım sokakları yerle bir ettiniz, o binlerce yıllık tarihi yerle bir ettiniz, yerine beton döküp üstüne bazalt taş yapıştırmaya çalıştınız. Kim görmek ister bu hikâyeyi değerli arkadaşlar? Ya, Van Edremit’i gören var mı içinizde bilmiyorum, Van vekilleri görmüştür, cennetten bir köşe değerli arkadaşlar, Arshile Gorky’nin köyü, Arshile Gorky’yi bilirsiniz, dünyanın en meşhur ressamlarından biri. Binlerce yıllık bir Urartu höyüğü var orada, büyülü bir mekân. Oraya zamanla Ermeniler de kiliselerini yapmışlar, medeniyetlerini kurmuşlar, bir de mezarlık yapmışlar. İşte, o Urartu höyüğünün, Ermeni kilisesinin, mezarlığın üzerine bir tuvalet yapıldı ve kafe yapıldı. Dört yıldır Turizm Bakanlığına söylüyorum -bakın, Bakan Yardımcısı burada- dört yıldır o tuvaleti yıktıramıyoruz. Başka bir medeniyetin elinde olsa yani iyi insanların elinde olsa 5 milyon turist getirir bu hikâyeye, o hikâyeye sahip çıkar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 14 Temmuz 2021