İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 41. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Garo Paylan

Diyarbakır Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi

Genel Kurul, 41. Birleşim · 5. yasama yılı · 22 Aralık 2021 · 1.316 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi), 22 Aralık 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 1.316 kelime.

Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/garo-paylan-27-2021-12-22-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=102993

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA GARO PAYLAN (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri ve ekranları başında bizi izleyen saygıdeğer halklarımızı saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, ekonomide büyük bir kaos yaşanıyor, kimse yarınını göremiyor. Yurttaşlarımız yoksullukla, işsizlikle ve zamlarla mücadele etmeye çalışıyorlar ama aynı anda birileri tezgâhı kurmuş arkadaşlar, şahane bir tezgâh var. Sayın Cumhurbaşkanının üç ay önce “Faiz sebep, enflasyon sonuç.” deyip “faizleri düşürün.” talimatı vereceğini önceden haber alanlar 8 liradan, 9 liradan dolarları aldılar. Milyarlarca doları aldılar ve 17 liradan, 18 liradan sattılar arkadaşlar. Şahane(!) Milyarlarca doları cebe indirdiler. Dün 17, 18 liradan doları satanlarsa bugün 11 liradan, 12 liradan yerine koyuyorlar. Tezgâhı kurmuşlar, yine milyarlarca doları götürdüler. Yurttaşlarımız ekmek kuyruğundayken, hani, Diyarbakır’da elektrik faturasını ödeyemediği için bir çocuğumuz hayatını kaybederken, emeklilerimiz bu yokluk günlerinde, bu soğuk günlerde doğal gazını yakamazken bu soygun çarkını niye boşa çıkaramıyoruz arkadaşlar ya? Bu soygun çarkını durdurmak Cumhurbaşkanının da görevi ama o yapmıyor, bildiği hâlde yapmıyor belki ama bu soygun çarkını durdurmak milletin vekillerinin görevi değil mi? Cumhurbaşkanı ilk “Faiz sebep, enflasyon sonuç.” dediğinde ve “Faizi düşürmelerine talimat verdim.” dediğinde, üç buçuk ay önce dolar 8 lira 30 kuruştu arkadaşlar. Hani, 100 baz puan yani 1 puan düşürdün, dolar 10 liraya çıktı değil mi? Bir akıllanırsın ya, “Ya, ben bunu dedim, dolar 10 liraya çıktı, enflasyon yükselmeye başladı…” Bir aklın başına gelir değil mi? Yok, aklı başına gelmiyor Sayın Cumhurbaşkanının. Ne oluyor? “Bir daha düşür.” diyor, dolar 11 lira. Yine aklı başına geliyor mu? Gelmiyor. “Bir daha düşürün, yetmez, 200 puan düşürün, 2 puan düşürün.” diyor; dolar 15 lira, 16 lira. En son düşürme sonucunda 18 lira yapmayı başardı. Yani tefecilerin, faizcilerin, rantçıların hedeflediği noktaya geldi. Ondan sonra başka bir tezgâh kurulması lazım. Tezgâh ne? Vallahi, büyük bir tezgâh daha kuruldu arkadaşlar dün Türkiye’de. Tezgâh ne biliyor musunuz? Hani, köprü ve otoyollara dolar bazında geçiş garantisi veriyor ya Sayın Cumhurbaşkanı; hani, TL olmaz, dolar bazında olacak; yerli, millî ya Sayın Cumhurbaşkanı; dolar bazında! Oradan euroyla, dolarla götürüyor yandaş müteahhitler; yeter mi? Yetmez. Şehir hastanelerini yaptırıyor, yine dolar, euro bazında hasta garantisi veriyor; yeter mi? Yetmez. Havalimanları yaptırıyor, yine dolar, euro bazında yolcu garantisi veriyor; yeter mi? Tabii ki yetmez. Yeni bir tezgâh daha kurulması lazım soygun için. Ne yapacağız? Şimdi de dolar garantili TL mevduatı yapacağız, oradan bir soygun çarkı daha kuracağız. Şimdi, bu tefeciler, rantiyeciler mevduatı 12 liradan bağlayacak, faizini alacak, yatacak, güzel güzel faizleri alacak, dolar yükseldiği zaman da servetlerine servet katacaklar. Peki, farkı kim ödeyecek, Sayın Erdoğan mı ödeyecek? Hayır. AKP’li vekiller mi ödeyecek? Hayır, onlar ödemeyecek. Kim ödeyecek? Arkadaşlar, 84 milyon yurttaşımız daha maaşları ceplerine girmeden vergilerini ödüyorlar -hazineye akıyor paralar- bir de harcamalarını yaparken, market alışverişi yaparken, benzin alırken vergilerini ödüyorlar ya, nereye gidiyor paralar? Hazineye, değil mi? Vergiler hazinede toplanır. Hazinenin altına bir hortum takıldı arkadaşlar, hem de böyle kanalizasyon hortumu, en geniş kanalizasyon hortumu gibi hortum takıldı. (HDP sıralarından alkışlar) Şimdi o hortumun vanası kapalı, dolar 12 lira. Şimdi, arkadaşlar, diyelim ki bu sisteme 1 trilyon lira para girdi, hortum kapalı değil mi, dolar 12 lira; yarın, dolar iki gün önce olduğu gibi 18 liraya çıkarsa ne olacak biliyor musunuz? 500 milyar TL… O vana açılacak, nereye akacak o 500 milyar TL? Bir avuç rantiyeciye, tefeciye akacak.

Ya, değerli arkadaşlar, “nas, nas” diyorsunuz da nasda böyle bir şey var mı ya? Ben bir Hristiyan’ım, çoğunluğunuz Müslüman, içimizde Museviler var; inanan var, inanmayan var. Bütün inançlar önce neyi vaaz eder? Adaleti vaaz eder, adaleti. (HDP sıralarından alkışlar) 84 milyon yurttaş vergi veriyor, garibanlar vergi veriyor, ekmek bulamayanlar vergi veriyor, hazinede toplanıyor; hazinenin altına hortum takılmış, rantiyecilere, bir avuç rantiyeciye 100 milyarlarca lira para akacak oradan. Bu, nas olabilir mi ya? Tamam, faize “günah” diyorsunuz, “haram” diyorsunuz da bundan büyük tefecilik, faizcilik olur mu arkadaşlar ya? Adını ne koymuşlar? “Kur farkı.” Faizin adını katılım bankalarında “kâr payı” koymuşlardı. Aynı oran, banka da yüzde 18 veriyor, katılım bankası da yüzde 18 veriyor; onun adı “faiz”, öbürkünün “kâr payı”; hadi yersen. Şimdi de faizin adını “kur farkı” koydular. Hortumu bağladılar, tefecilere, faizcilere aktaracaklar. Bu mudur adaletiniz arkadaşlar ya? Hiç bunu düşünmez misiniz? Bakın, size bir şey daha söyleyeyim; dün Merkez Bankası bir açıklama yaptı, ne diyor biliyor musunuz? Tefecilere, faizcilere “Doları bozdurun, TL faizinizi alın.” diyor, “Yüzde 15, yüzde 16, yüzde 17 TL’yi alın, o cepte.” diyor, cukka. Yeter mi? Yetmez. “Eğer dolar yükselirse kur farkını ben Merkez Bankasından size ödeyeceğim.” diyor, “Dolar yüzde 100 yükselsin, yüzde 100 size kur farkı ödeyeceğim.” diyor. Ya, Merkez Bankası Yasası’na bakanınız oldu mu? Merkez Bankası Yasası’nda böyle bir yetkisi var mı Merkez Bankasının? Yok arkadaşlar, böyle bir yetkisi yok. Neye dayanarak yapıyor? Sayın Cumhurbaşkanı talimat veriyor: “Tefeciler, faizciler böyle bir kur farkı istiyorlar.” Ee? “Sen yasanda olmadığı hâlde kur farkı garantisi vereceksin.” diyor. Peki, milletin vekilleri buna sessiz kalacaklar mı? Yasayı çıkaran biziz ya, biz, Merkez Bankası Yasası’nı çıkaran biziz. Böyle bir yetkisi yok Merkez Bankasının, diyor ki: “Tefeciye. faizciye kur farkı aktaracağım.” Buna milletin vekilleri sessiz kalacak mı? Buna MHP’li, İYİ Parti’li, CHP’li, HDP’li ve AKP’li vekiller sessiz kalacak mı arkadaşlar ya? Buna nasıl sessiz kalırız, biz milletin vekilleriyiz. Saray halktan kopmuş olabilir; çiftçi tarlasına gübre atamıyor, emekli ay sonunu getiremiyor, işçi karnını doyuramıyor, çocuğuna ayakkabı alamıyor. Siz bir avuç tefeciye, faizciye, Londra’daki faiz boranlarına bu paraların akmasına sessiz mi kalacaksınız ya? Kanun dışı üstelik kanun dışı, kanun dışı. Biriniz gidin “Merkez Bankası Yasası’nda böyle bir şey var.” deyin bakalım.

Değerli arkadaşlar, bakın, tefeciler bununla yetinirler mi? Yok, yetinmezler. Hazinede birileri Sayın Cumhurbaşkanını fena hâlde kandırıyor, faiz lobisi saraya girmiş arkadaşlar, emin olun, faiz lobisi saraya girmiş. Böyle kararlar başka türlü alınmaz. Bakın, Sayın Cumhurbaşkanı dün 2 tane karar aldı; hani, faize karşı ya Sayın Cumhurbaşkanı… Bakın, bankalar Merkez Bankasından yüzde 14 faizle 1 trilyon lira para alıyorlar, yüzde 14 ha faizi. Bu parayı ne yapıyorlar? Yüzde 24’le Hazine ve Maliye Bakanlığına yatırıyorlar; 14’le al, 24’le sat, yüzde 10 kılçıksız kâr. Ne güzel kâr değil mi? Milletin parasıyla yüzde 10 kılçıksız kârı elde et. Peki, Sayın Cumhurbaşkanı ne diyor biliyor musunuz? Dün karar almış; yüzde 14’le alıyorsun; kolun yorulmuyor, bir düğmeye basıyorsun yüzde 14’le 1 trilyon para geliyor, yüzde 24’le Hazineye satıyorsun; 240 milyar lira faiz alacaksın, arada 100 milyar kâr ettin ya, bunun vergisi sıfır olacak diyor yani 14’le al devletten, 24’le devlete sat, aradaki elde ettiğin kârdan da vergi sıfır diyor; yüzde 10 vergi alıyordu, vergisini sıfıra indiriyor arkadaşlar. Ya, buna siz sessiz kalacak mısınız? Bakın, aynı günde aldığı kararın biri bu, diğeri ne biliyor musunuz? Hani dolar 18 liraya çıktı ya, benzine, mazota zam yağdı değil mi... Süreyya Bey, umarım siz de dinliyorsunuzdur. Bakın, Sayın Başkan, benzine, mazota zam yağdı. Benzin, mazot dolarla beraber uçtu gitti değil mi? Şimdi, dolar düştü arkadaşlar 18’den 12’ye, Sayın Cumhurbaşkanı bir karar daha almış, diyor ki: “Dolar düştü ama bu dolar düştüğü hâlde ben benzine, mazota indirim yapmayacağım.” Ya, bunun adalet neresinde arkadaşlar? Nas bunun neresinde arkadaşlar ya? Dün Sayın Nebati televizyona çıkmış, işverenlere diyor ki: “Dolar yükselirken zamları yaptınız ama dolar düşerken de şimdi fiyatları düşürün.” diyor. Sayın Nebati’nin Cumhurbaşkanından haberi yok. Cumhurbaşkanı diyor ki: “Ben dolar yükselirken benzine, mazota zam yaptım ama dolar şimdi düştü, benzini, mazotu indirmeyeceğim.” diyor arkadaşlar. Ya, bu vicdanlarınıza sığıyor mu arkadaşlar ya? Gerçekten soruyorum, benim vicdanıma sığmıyor çünkü her gün yurttaşlarımızla birlikteyiz, yurttaşlarımız isyanlarda ve bu düzenin onlara yaramadığını, bir avuç yandaşı daha da semirttiğini görüyorlar. 84 milyon yurttaş çalışıyor -bakın, size iddiayla söylüyorum- 84 bin servet sahibini, büyük servet sahiplerini daha da zenginleştiriyor. Bu, yoksuldan alıp bir avuç zengini daha da zenginleştiren bir servet transferidir arkadaşlar. Bu bir soygun çarkıdır. Bu soygun çarkını mutlaka boşa çıkarmalıyız değerli arkadaşlar.

Sayın Cumhurbaşkanı büyük bir kumar oynuyor, hayatının kumarını oynuyor. Sayın Cumhurbaşkanı kumar masasına oturmuş -“Kumara da karşıyım.” diyor ama- büyük bir kumar oynuyor. 84 milyon insanın rızkını masaya koymuş, kime karşı? Tefecilere karşı, faizcilere karşı arkadaşlar. Ve ne diyor biliyor musunuz? “Nas garantili servet transferi var, nas garantili.” Ya, Allah’ınızı severseniz arkadaşlar, gerçekten nas bunun neresinde? Bakın, bu anlamda rahmetli Özal’ı da analım değerli arkadaşlar.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

94 konuşma daha · 22 Aralık 2021

94 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook