Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Muğla Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 18. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Kasım 2024 · 500 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Gizem Özcan (CHP), 13 Kasım 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 500 kelime.
Gizem Özcan (CHP, Muğla). “Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gizem-ozcan-2024-11-13-noterlik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=128505
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)GİZEM ÖZCAN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dokuzuncu yargı paketinin ardından, hemen ona ek bir torbayı konuşuyoruz. Yine, kanun teklifi Anayasa Mahkemesi kararlarını boşa düşürme amacıyla hazırlanmış, Anayasa'ya açıkça aykırı düzenlemeler var.
Değerli milletvekilleri, Anayasa Mahkemesi kararları basit birer mahkeme kararları değildir. Biliyorsunuz, bu kararları uygulatmayanlar var, bir de bu kararlar uygulansın diye direnenler var. Esasında burada olan iki farklı siyasal anlayış. Bir taraf yürütme denetimsiz olsun diyor, diğer taraf kuvvetler ayrılığını tekrar kuracağız diyor. Bu açıdan, Anayasa Mahkemesi kararları demokrasi ve otoriterlik açısından bir turnusol. Yeri geliyor, biz de bazı Anayasa Mahkemesi kararlarını doğru bulmuyoruz ama Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması için direniyoruz, direnmeye de devam edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, üzerine söz aldığım 2'nci madde, 1'inci maddenin devamı niteliğinde. Bu maddelerle kamuda çalışanların avukatlık stajına ilişkin Anayasa Mahkemesinin bozduğu hükümde düzenleme yapılıyor ancak bu düzenlemede Anayasa Mahkemesi kararlarının gereği karşılanmıyor. Anayasa Mahkemesi "Mevcut hüküm iki açıdan Anayasa'ya aykırı." demişti. Bir, "Avukatlık stajı yapacak personele kolaylık sağlanır." ilkesinin nasıl uygulanacağı açık ve net değil. İki, Adalet Bakanlığı kendi hiyerarşisi altında bulunmayan birimleri de bağlayıcı nitelikte yönetmelik çıkaramaz. Elimizdeki teklifte yer alan "Yönetmelikle düzenlenir." ifadesi de kanunla düzenlenmesi gereken konuları idarenin tasarrufuna bırakıyor. Soruyorum: İdareye sınırsız yetki vereceksek neden "hukuk devleti" diyoruz?
Değerli milletvekilleri, teklifteki diğer vahim düzenleme, bölge adliye mahkemesi cumhuriyet başsavcılığına kıdem esasının terk edilmesidir. Mevcutta bölge adliye mahkemelerinde en kıdemli cumhuriyet savcısı başsavcı vekili olarak görev yapmaktadır. Teklif yasalaşırsa Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından ayrıca başsavcı vekili göreviyle bir veya birden fazla sayıda savcı atanabilecek. Soruyoruz: Neden, hangi gerekçeyle? Teklif sahiplerine ve "Evet." diyecek vekillere soruyorum: İçinizden Allah'ın bir kulu "Bu uygulama hukukta liyakati güçlendirir, deneyimden yararlanmanın önünü açar, siyasallaşma endişesini yok eder, hukuk güvenliğini sağlar, mesleki ilkeleri güçlendirir." diyebilir mi? Soruyorum: Diyebilir mi? (CHP sıralarından alkışlar)
NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)Hayır, diyemez.
GİZEM ÖZCAN (Devamla)HSK'nin siyasallaşmış yapısı ortada iken kimse samimiyetle bunu söyleyemez. Amaç ortada, yargıda siyasi kontrolü güçlendirmek, siyasi iktidarın ikbali için mahkemelerin bağımsızlığından vazgeçmek.
Değerli milletvekilleri, İzmir Selçuk'ta çıkan yangında ölen 5 kardeş evladımızı saygıyla anıyorum, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Baba cezaevinde, anne hurda toplayarak çocuklarına bakıyor ancak burada annenin hayat tarzından bahsedildi, buna üzülerek şahit olduk. Acı bir olayda söz söylediğimizde "Konuyu siyasallaştırma." diyenler hemen siyasete girişti. Kadının hayat tarzını suçlayınca yoksulluğu görünmez kılarız mı diyorsunuz? Türkiye'de evlatlarımıza reva görülen derin yoksulluk ve ölüm rejiminin acı bir fotoğrafı değil mi bu karşımızda olan? Daha kaç çocuğumuz ölecek? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı politikalarının işe yaramadığını ne zaman itiraf edeceksiniz? Muhalefetin her eleştirisini bir saldırı olarak alıyorsunuz ama bunun yerine söylediklerimiz üzerine istişare edip ortak akılla politika üretmeniz gerekirdi, işte o zaman çocuklarımız bu durumda olmazdı. Bunu biliyorsunuz, değil mi?
Bakın, orta vadeli program açıklandı; bir cümlede "çocuk" geçmiyor, bir cümlede. Hiç mi sorumluluk duymuyorsunuz bu konuda?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın Sayın Özcan.
GİZEM ÖZCAN (Devamla)Çok teşekkürler Sayın Başkan.
Elbette bunların hepsinin hesabını çocuklarımız için soracağız. Hangi hayat tarzından olursa olsun evlatları için alın teriyle çalışan tüm kadınları saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
122 konuşma daha · 13 Kasım 2024