İstanbul Milletvekili Özlem Zengin'in sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 55. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Ocak 2024 · 309 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Gökhan Günaydın (CHP), 31 Ocak 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İstanbul Milletvekili Özlem Zengin'in sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 309 kelime.
Gökhan Günaydın (CHP, İstanbul). “İstanbul Milletvekili Özlem Zengin'in sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 31 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gokhan-gunaydin-2024-01-31-istanbul-milletvekili-ozlem-zengin-in-satasma-nedeniyle-yaptigi-konusm (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=121841
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Teşekkür ederim.
Evet, Mecliste gerçekten bir hukuk darbesi yaşadık. Türkiye Cumhuriyeti’nde Anayasa maddelerinin istediğini al, istediğini beğen, istediğini uygula dönemini hep beraber başlattık. Çok üzülerek ifade ediyorum ki Meclis kürsüsünden Anayasa maddelerini okuyarak kendine kılıf bulmaya çalışan grup başkanları, grup başkan vekilleri izledik. Oysa çok açık bir durum var: Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçilmiş bir milletvekilinin bir an evvel milletvekilliğinin düşürülmesi ve Silivri’de tutulmasına devam edilmesi için âdeta şevkle ve âdeta gerçekten bizleri utandıracak bir hızla çalıştı ve sonuç yarattı. Bunun kabul edilemez olduğunu görüyoruz, buna “evet” diyenlerin tarih karşısındaki sorumluluğunun baki kalacağını bir kere daha ifade ediyoruz.
Tabii şöyle bir algı da var: “Demokrasi dediğiniz nedir ki?” “Adalet dediğiniz nedir ki?” Türkiye'de başına gelen, aslında, adaletsizliklerin yaşanması sonrasında adaletin, demokrasinin, hukukun, hakkın ne kadar önemli olduğunu anlatıyor, anlıyor. Görüyorsunuz, eskiden, birileri haksız tutuklanıyor, birileri gözaltına alınıyorsa “Vardır ki bir bildiği devletin, yapmıştır.” “Vardır ki bir yaptığı, devlet bunu yapmıştır.” deniyordu ama yavaş yavaş bu muhalif kesim çeşitlendikçe, insanların başına da bunlar geldikçe aslında hiçbir şey yapmadan da siyasi yargılamalar sonrasında on beş yıl, yirmi yıl nasıl içeride yatılabileceğini insanlar görüyorlar yavaş yavaş. Bu, Türkiye’nin adaletinin, demokrasisinin hızla lig kaybetmesi, aynı zamanda ekmek meselesini de gündeme getiriyor, unutmayalım. Demokrasi bize yabancı, ortalarda yüzen bir kavram değildir. Demokrasi aynı zamanda bir ekmek meselesidir çünkü eğer demokrasiyi, hukuku, hakkı bu Mecliste tesis edebilseydik bu bütçe böyle geçmezdi. Bütçe görüşmeleri sırasında söyledik: “Siz zengine bütçe yapıyorsunuz.” dedik, aldırmadınız, tıpkı bugün olduğu gibi çoğunluğunuza dayanarak o bütçeyi geçirdiniz. Peki, ortaya çıkan sonuç ne? Bakın, veriler üzerinden konuşalım. Hamasete doydu bu Meclis, bu atmosfer hamasetten doydu, taştı; veriler üzerinden konuşalım. Son bir yılda en zengin yüzde 25 ile en fakir yüzde 25’in arasındaki gelir dağılımı 17 kata ulaştı. İnsanlar Türkiye'de daha zengin oluyorlar, yoksullar daha yoksul oluyorlar. Bu kendiliğinden mi oluyor? Uyguladığınız bu politikalardan oluyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
63 konuşma daha · 31 Ocak 2024