İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · SALI

Metan gazından etkilenerek yaşamlarını yitiren 12 askere ve tedavi altındaki 7 askere, 21 Ocakta Kartalkaya’da meydana gelen faciaya ve sorumlularına, 2 dönem milletvekilliği yapan eski bir vekilin ifadelerine, baklava kutusu olayına, 135 CHP milletvekilinin imzasıyla verdiği kanun teklifine ilişkin açıklaması

Gökhan Günaydın

İstanbul Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Temmuz 2025 · 498 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Gökhan Günaydın (CHP), 8 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Metan gazından etkilenerek yaşamlarını yitiren 12 askere ve tedavi altındaki 7 askere, 21 Ocakta Kartalkaya’da meydana gelen faciaya ve sorumlularına, 2 dönem milletvekilliği yapan eski bir vekilin ifadelerine, baklava kutusu olayına, 135 CHP milletvekilinin imzasıyla verdiği kanun teklifine ilişkin açıklaması); konuşma 498 kelime.

Gökhan Günaydın (CHP, İstanbul). “Metan gazından etkilenerek yaşamlarını yitiren 12 askere ve tedavi altındaki 7 askere, 21 Ocakta Kartalkaya’da meydana gelen faciaya ve sorumlularına, 2 dönem milletvekilliği yapan eski bir vekilin ifadelerine, baklava kutusu olayına, 135 CHP milletvekilinin imzasıyla verdiği kanun teklifine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gokhan-gunaydin-2025-07-08-metan-gazindan-etkilenerek-yasamlarini-yitiren-12-askere-ve-tedavi-alt (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=136544

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, bugün gerçekten çok acı bir gün yaşıyoruz. Metan gazından etkilenerek yaşamlarını yitiren 12 kahraman askerimizin anısı önünde eğiliyoruz; onlara Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. 7 askerimizin de hâlen tedavi altında olduğunu biliyoruz, onlara da acil şifa dileklerimizi iletiyoruz.

Elbette, rahmet ve şifa dileklerinin arkasından bir etkili ve ivedi soruşturma talebimizi ifade etmek ve açıklamak zorundayız. 2022 yılında şehit olan bir üsteğmenimizin naaşına ulaşmak için mağaraya girenler metan gazından zehirleniyorlar. Hangi çağda yaşıyoruz? Çocuklarımızı kimlere emanet ediyoruz? Acaba bir teçhizat, bir donanım eksikliği mi var? Acaba teknolojiden yeterince yararlanılamadı mı? Eğitim ve tecrübe meselesinde bazı eksiklikler var mı? Bunların tamamını son derece saydam bir soruşturma ve etkili bir soruşturmayla ortaya koymak ve milletimize bu soruşturmanın sonuçlarını iletmek ve bu sonuçlarla yüzleşmek ve bir daha böyle elim olaylarla askerimizin ve milletimizin karşılaşmamasını sağlamak zorundayız.

Evet, bir diğer büyük facia Kartalkaya'da neredeyse altı ay evvel meydana gelmişti. 21 Ocak günü sabaha karşı 36'sı çocuk olmak üzere 78 yurttaşımız yanarak hayatını kaybetmişti. Başka hiçbir ülkede olamayacak ve olmaması gereken bir olay -ihmaller zinciriyle- aileleriyle en güzel günlerini geçirmeye hazırlanan insanların hayatını mahvetmişti. Üzerinden altı ay geçti, normal bir yaşam sürüyor gibi görülüyor ama orada çocuklarını, torunlarını, eşlerini, babalarını kaybedenler açısından aslında 21 Ocakta hayat durdu. Peki, bütün bunların sorumluları ne yapıyorlar? Memleketin Turizm Bakanı yani denetlemekten sorumlu olan ve o denetim görevini yerine getirmediği için bu facianın ortaya çıkmasına neden olan kişi 50 metrelik, 50 milyon dolarlık yatıyla Yunan adalarında sefa yapıyor. Yazıklar olsun! İnsan hiç olmazsa bu duyguyu içinde hisseder, bu sorumluluğu içinde hisseder. Dolayısıyla elbette bir yargılama faaliyeti var ama bu yargılama faaliyetine gerekli izinler verilmediği için dâhil olamayan Çalışma ve Turizm Bakanlığı personelini ve sorumlu olanları bu yargılama faaliyetinden uzak tutanları da milletin vicdanına havale etmek isterim.

Arkadaşlar, bugün "Kanlı 1923 darbesi." diyen insanlara değinemeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. "Kanlı 1923 darbesi." diyerek Kurtuluş Savaşı ve kurulan cumhuriyete yani Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu kadromuza dil uzatılmaya çalışılıyor. Bu adam sıradan bir adam değil. Bu adam yıllarca Recep Tayyip Erdoğan'ın şoförlüğünü yapmış, yıllarca İstanbul'da AKP'nin İl Genel Meclis üyeliği ve Belediye Meclis üyeliğini yapmış, 2 dönem milletvekilliği yapmış; adını anarak kınayamıyorsunuz bile, yazıklar olsun! Gerçekten yazıklar olsun! (CHP sıralarından alkışlar)

HASAN ÖZTÜRKMEN (Gaziantep)Söylettiriyorlar, söylettiriyorlar.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Sonra burada kalmıyor, diyor ki: "Bir düdük çalarak yeni bir sayfa açmak lazım." Yani bu "Yeliz"e göre, bu meczuba göre "Cumhuriyetle hesaplaşmak, bir düdük çalmak ve darbe yaparak bunlardan kurtulmak lazım." diyerek cumhuriyetin kadrolarını, öncülerini ve onların takipçilerini gösteriyor.

Bakın, "darbe" deyince aklınıza ne geliyor bilmiyorum, size hatırlatayım ben. 12 Eylül 1980 darbesinde Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı tutuklandı; Cumhuriyet Halk Partisinin mal varlığına, binalarına el konuldu, siyasi yasaklar getirildi ve o dönem Türkiye'de siyasal İslamcılar beslendi, büyütüldü ve şımartıldı. 15 Temmuzda yaşadığınız, koalisyon ortağınızın size yaptığı darbedir. Devlete sızanların değil koalisyon ortağınızın size yaptığı darbedir ve 15 Temmuzda Başbakanınız Binali Yıldırım Çankırı'da tünele saklanarak 15 Temmuzu karşıladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

73 konuşma daha · 8 Temmuz 2025

Günün kaydı →
73 konuşmanın tamamı →