2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 6'ncı Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Kars Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 32. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Aralık 2025 · 560 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti), 14 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 6'ncı Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 560 kelime.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 6'ncı Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulustan-kilic-kocyigit-2025-12-14-2026-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2024-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=139981
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars)Şimdi, geçen yılın ekim ayında 60 yaş üzerinde 22.114 yurttaş İŞKUR üzerinden bir işe yerleştirilmek için beklemiş, bu yıl ise sayı yüzde 21,9 artarak 26.823 kişiye yükselmiş. Bakın, bu insanlar emekli, bu insanlar 60 yaşın üzerinde ama gidip İŞKUR'a başvuruyorlar. Niye? Çünkü geçinemiyor, ya simit satacak ya işportacılık yapacak ya İŞKUR'a başvuruyor. Ya, bu bir yoksulluk göstergesi; bir çalışan yoksulluğu var, bir emekli yoksulluğu var, bir çocuk yoksulluğu var, bir kadın yoksulluğu var ve bütün bu yoksulluk kategorileri toplumda toplamda bir yoksulluk politikasına işaret ediyor. Peki, siz yoksullukla mücadele ediyor musunuz? Hayır. Siz AKP iktidarının en iyi yaptığı şey yoksulluğu içeriyorsunuz yani yoksulluğu yönetiyorsunuz çünkü yoksulluk aynı zamanda yönetildiği zaman, içerildiği zaman oy deposu demek. 20 milyon insanın sosyal yardıma muhtaç olması, sosyal yardımla ayakta kalması ne demek? Bu ülkede işsizlik var, aşsızlık var, istihdam sorunu var demek ama buna dair hiçbir politikanızın olmadığını görüyoruz.
Arkadaşlarımız söylediler: Bakın, cinsel şiddet kriz merkezlerini niye kurmuyorsunuz? İstanbul Sözleşmesi gibi, çocuğu, kadını, kadınları koruyan bir sözleşmeden çıktınız, 6284'ü hâlâ etkin bir şekilde uygulamıyorsunuz ve bu ülkede ne yazık ki kadınlar kimsesiz hissediyor kendini. Kadınların kimi var biliyor musunuz? Kadınlar bir tek kadınlara güveniyor, kadın örgütlerine güveniyor gerçek anlamda, Aile Bakanlığına güvenmiyorlar. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Onları koruyacak bir mekanizma sağlayamadınız ve ne yazık ki büyük bir şiddet sarmalı var, bu şiddet sarmalına bir şey demiyorsunuz.
Şimdi, bütün süremi tabii ki Aile Bakanlığıyla bitirmek istemiyorum çünkü Millî Eğitim Bakanlığı gerçek anlamda uzun sürelerle konuşulmayı ve eleştirilmeyi hak eden bir Bakanlık, ona da birkaç kelam etmek isterim. Şimdi, arkadaşlarımız uzun uzun anlattılar, Sayın Bakanı hayretle dinledik gerçekten. Ya, MESEM savunulacak bir şey mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars)MESEM'de 17 işçi çocuk, işçileştirilmiş çocuk yaşamını yitirmiş, Sayın Bakan hiçbir şey olmamış gibi konuşuyor. Bakın, meslek lisesi başka bir şey. Ben meslek lisesi mezunuyum, yatılı okumuş bir öğrenciyim, bana kimse meslek lisesini anlatmasın, kimse katsayı zulmünü anlatmasın, ben onun mağduru olan bir öğrenciyim aynı zamanda ama bugün yeni bir dönemdeysek, yeni bir çağdaysak artık bize yeni bir şey söylemesi gerekiyor mevcut Millî Eğitim Bakanının kendisi, ama çıkmış bize okul, fabrika dönemini anlatıyor. Artık OSB'lerin içerisine, sanayi bölgelerinin içerisine okullar yapılıyor ve çocuklar sadece bir gün okula gidip dört gün boyunca o işliklerde, o fabrikalarda, o atölyelerde çalışıyorlar. Bakanlık bunu nasıl... "Biz de ara eleman üretiyoruz, meslek edindiriyoruz, ceplerine de harçlık koyuyoruz..." Ee, sömürmüyor musun? Sömürüyorsun. Kim para kazanıyor? Patronlar. Kim para kazanıyor? Oradaki OSB'ler. Kim para kazanıyor? Okul yönetimleri. O işçi küçücük çocukların emekleriyle ürettiklerini pazarlıyorlar ve artı değer elde ediyorlar. Böyle bir sistem, böyle bir sömürü çarkı olabilir mi? Sömürü sistemi yasallaştırılmış, sistemin içine yedirilmiş ama Millî Eğitim Bakanı gelmiş burada bize bunu anlatıyor.
Bakın, okullarda temizlik malzemesi yok ya... Hangi çağda yaşıyoruz? 21'inci yüzyılda. Yıl 2025... 2026'ya sayılı günler kaldı, tuvalet kâğıdı yok, kâğıt havlu yok; onu geçtim, sıvı sabun yok ya, sıvı sabun yok ya; insaf, merhamet. İzmir'de, İzmir'in göbeğindeki okullardan söylüyorum ha, böyle çok başka bir yerden, Orta Anadolu'dan, böyle ücra bir memleketten falan da bahsettiğimiz yok ama bunu bile sağlayamıyorlar. Bu arada, temizlik için kurdukları bir sistem var, üç gün part-time birileri geliyor; işte, sigortası yok, günlüğü bin lira, aylık çalışırsa 12 bin liraya insanları sigortasız temizlik işinde çalıştırıyor. Millî Eğitim Bakanlığının kendisi bunu yapıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars)Toparlayacağım Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 14 Aralık 2025