Bursaspor’a verilen cezaya, Leyla Zana ile Gözde Şeker’e ve Hükûmete bir çağrı yapmak istediğine; Bodrumspor-Amedspor maçı öncesi ve sonrası yaşananlara, yaşamını yitiren Hamdiye Kırıcı’ya, çocuk ölümlerine ve on birinci yargı paketine ilişkin açıklaması
Kars Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 41. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Aralık 2025 · 704 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti), 23 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bursaspor’a verilen cezaya, Leyla Zana ile Gözde Şeker’e ve Hükûmete bir çağrı yapmak istediğine; Bodrumspor-Amedspor maçı öncesi ve sonrası yaşananlara, yaşamını yitiren Hamdiye Kırıcı’ya, çocuk ölümlerine ve on birinci yargı paketine ilişkin açıklaması); konuşma 704 kelime.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “Bursaspor’a verilen cezaya, Leyla Zana ile Gözde Şeker’e ve Hükûmete bir çağrı yapmak istediğine; Bodrumspor-Amedspor maçı öncesi ve sonrası yaşananlara, yaşamını yitiren Hamdiye Kırıcı’ya, çocuk ölümlerine ve on birinci yargı paketine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulustan-kilic-kocyigit-2025-12-23-bursaspora-verilen-cezaya-leyla-zana-ile-gozde-sekere-ve-hukumete-b (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=140776
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum ve Erkan Bey'in söz hakkını da benimkine eklerseniz ben de geniş geniş konuları anlatma imkânına sahip olacağım.
Şimdi, Sayın Başkan, sayın vekiller; biliyorsunuz, günlerdir statlarda aslında Sayın Leyla Zana'ya yönelik ırkçı bir saldırı başlamıştı ve biz de burada, Genel Kurulda hem Adalet Bakanlığını hem de yetkilileri göreve davet etmiştik. Hem Gençlik ve Spor Bakanlığı hem Adalet Bakanlığı sürecin takipçisi olacaklarını ifade etmişlerdi fakat TFF tarafından, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından şimdi bir haber düştü bugün; Leyla Zana'ya hakaret eden Bursaspor'a ödül gibi bir ceza vermişler, sadece 16 bin lira ceza kesmişler ama diğer suçlara bakalım, başka cezalar da var: Merdivenler boş bırakılmadığı için 221 bin lira, belgelerin haksız kullanımı gerekçesiyle 60 bin TL, taraftarın neden olduğu başka olaylar nedeniyle de 55 bin liralık bir ceza kesmişler. Şimdi, bu yaklaşım aslında nefret suçlarının bu ülkede nasıl cezasız bırakıldığının açık ve net göstergesi. Özellikle de nefret suçlarının mağduru, gerçek hedefi Kürt ise, kadın ise, siyasi bir kimlik ise burada bunun katmerli bir şekilde yaşandığına tanıklık ediyoruz. Bunu kabul etmediğimizi, bu tutumu kınadığımızı ifade etmek isterim.
Şimdi günlerdir hem Sayın Leyla Zana'ya hem de Sayın Gözde Şeker'e yönelik ırkçı bir dalga var ve linç ediliyorlar. Biz bir kez daha buradan Sayın Leyla Zana'nın onurumuz olduğunu, mücadele arkadaşımız olduğunu tekrarlıyoruz. Yine, Gözde Şeker'in de yanında olduğumuzun altını çizmek istiyoruz.
Şimdi buradan Hükûmete de çağrı yapmak istiyorum. Bunlar münferit olaylar değil, bir. İkincisi bunu sadece Sayın Leyla Zana'ya veya Kürtlere yönelik olarak algılamak gibi bir yanılgıya hiç kimse kapılmamalıdır. Bugün norm dışı güçler, süreç karşıtı olanlar tribünler üzerinden, taraftar grupları üzerinden ciddi bir lince girişmişlerdir. Süreç karşıtlığı bugün tribünlerden örülmeye çalışılıyor; çok korkunç, karanlık bir provokasyon sürecinin startı verilmiştir ve bütün bunların organize bir iş olduğunu, organize bir aklın yansıması olduğunu, süreci sabote etmek isteyenlerin devreye girdiğini, tribünlerden başlayarak sokaklara bir ırkçı saldırı dalgasını, çözüm karşıtı bir dalgayı taşımak istedikleri konusunda buradan yetkililere ve Hükûmeti uyarmak istiyoruz ve bir kez daha buradan hem Adalet Bakanlığına hem İçişleri Bakanlığına hem de Gençlik ve Spor Bakanına çağrı yapmak istiyoruz. Bu provokasyonların önünü alma sorumluluğu bizzat Hükûmetin kendisindedir.
Bakın, dün Bodrum'da Bodrumspor-Amedspor maçı vardı. Maç bitiminde ve maç başlamadan Amedspor taraftarlarına saldırıldı, otobüslerinin camları kırıldı, 7 kişi ağır yaralandı ama buna rağmen hiçbir önlem alınmadı. Üstelik polis orada mağdur olanları yani birilerinin linç etmeye çalıştığı insanları, taraftarları bir kez daha döverek otobüse doldurdu. Dün gece arkadaşlarımız Valiye ulaştılar, biz Bakanlık yetkililerine durumu anlattık ama görüyoruz ki hiçbir önlem alınmıyor; bu kabul edilemez. Birileri ateşle oynuyor, açık ve net. Buradan uyarıyoruz: Çok tehlikeli bir oyun devreye konulmuştur. Türkiye'nin barış ve demokratik süreci, çözüm süreci sabote edilmek isteniliyor, halk karşı karşıya getirilmek isteniliyor; tribünler üzerinden ırkçı, cinsiyetçi bir nefret suçu dalga dalga yayılmak isteniliyor. Bunun önüne geçme sorumluluğu Hükûmette olduğu kadar aynı zamanda Parlamentodadır. Bu konuda da bir kez daha çağrı yapmak istediğimizi ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, sayın vekiller; bugün acı bir haber aldık, onu da buradan söylemek istiyorum. Kent uzlaşısı kapsamında Tarsus Belediye Meclis Üyesi olan arkadaşımız Hamdiye Kırıcı ne yazık ki yaşamını yitirdi. Biz bugün yaşamını yitiren Hamdiye arkadaşımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve yol arkadaşlarımıza da sabır diliyoruz. Her zaman mücadelesi anılarımızda yaşayacak.
Sayın Başkan, burada bütçe sürecinde de bütçeden önce de çocuk işçiliğini çokça konuştuk, rakamlar söyledik, MESEM'leri eleştirdik ama ne yazık ki iktidar sadece dinledi ama gerçekten anladı mı, gerçekten duydu mu, gerçekten acısını hissetti mi biz merak ediyoruz. Bakın, bugün 17 yaşındaki çocuk işçi Zehra Hosseini başörtüsünü bir makineye kaptırdı, bunun sonucunda ağır yaralandı ve bütün müdahalelere rağmen ne yazık kurtarılamadı. Afganistanlı bir çocuk işçiydi, 17 yaşındaydı, hayatının baharında çalışmak zorunda olduğu için bu yaşamdan koptu. Peki, Zehra tek mi gerçekten çalışırken yaşamını yitiren? İSİG Meclisinin verilerine göre bu yıl 91 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Ben buradan bir kez daha Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına, Çalışma Bakanlığına çağrı yapıyorum: Bu çocuk ölümlerinin önünü kesin ve gerçekten, bu adalet sömürüsünü, bu emek sömürüsünü engelleyin.
Şimdi, Sayın Başkan, sayın vekiller; Covid, on birinci yargı paketini konuşuyoruz günlerdir; geldi, geliyor, gelecek. Kamuoyunda ciddi bir beklenti vardı. Biz hep söyledik, bir kez daha söyleyelim, çıkan on paketten ne hayır gördük, on birinciden ne hayır göreceğiz? Durum budur. Palyatif önlemlerle yargının yaşadığı sorunları aşamazsınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 23 Aralık 2025