Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Muş Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 85. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Nisan 2020 · 533 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gülüstan Kılıç Koçyiğit (Halkların Demokratik Partisi), 14 Nisan 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 533 kelime.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit (Halkların Demokratik Partisi, Muş). “Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulustan-kilic-kocyigit-27-2020-04-14-yuksekogretim-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87913
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu anda gerçekten çok önemli bir madde görüşüyoruz. Özellikle bu corona günlerinde kamuoyunun da beklentisinin, gözünün Mecliste olduğu ve toplumda “sağlıkta şiddet” diye bilinen meselenin çözümüne dair bir uzlaşı gerçekleştirildi. Tabii, bu uzlaşının olması önemli ve anlamlıdır; önemli bir konuda adım atıyoruz fakat tam anlamıyla bizim teklifimizin, en azından önerilerimizin gerçekleşmediğini de ifade etmemiz gerekiyor. Bu anlamda, özellikle teklif metninde, Türk Tabipleri Birliğinin önerdiği şeyler vardı, onlar hayata geçemediler fakat buna rağmen teklifi olumlu olarak gördüğümüzü ifade edelim.
Şimdi, öncelikle, ben öneriye gelmeden önce bir iki temel değerlendirme yapmak istiyorum.
Şimdi, değerli arkadaşlar, hatırlarsınız, çok kısa bir süre önce yine Sağlık Komisyonunda sağlıkta şiddeti konuştuk fakat bizim orada sağlıkta şiddete, temel olarak oraya odaklanmamız gerekirken, aslında mezun olan hekimlerin güvenlik soruşturmalarına takılması meselesi daha ön plana çıktı çünkü sağlıkta şiddet görüntüsünün altında aslında güvenlikçi bir yaklaşım Komisyona getirilmişti. Neyse ki Meclisten o hâliyle tam anlamıyla çıkmadı.
Bununla beraber, sağlıkta şiddet olgusunun en nihayetinde toplumsal, sosyal, ekonomik nedenleri olduğunu görmemiz gerekiyor. Bugün eğer bir toplumda yoksulluk almış başını gidiyorsa, eğer bir toplumda vergi adaleti yoksa, eğer bir toplumda ücret adaleti yoksa; eğer bir toplumda her gün yetkililer, iktidar şiddet dilini benimsiyorsa, şiddeti teşvik ediyorsa, bu, aslında sağlıktaki şiddeti de artıran etkenlerden biridir.
Bununla beraber, en temelde şunu söylememiz gerekiyor: AKP’nin 2003 yılında hayata geçirdiği sağlıktaki dönüşümün kendisi, aslında, bugünkü şiddet olgusunun temelini oluşturuyor. AKP ne yaptı? İşte “Kuyrukları bitiriyoruz, artık SGK kuyrukları olmayacak. Artık herkes istediği hastaneye gidecek, istediği eczaneden ilaç alacak.” dedi ama bununla beraber, aslında, bu ülkedeki kamusal sağlık sistemini tasfiye etti. Ne yaptı? Sağlık ocaklarını ortadan kaldırdı, bölgesel düzenlemeleri ortadan kaldırdı, aile hekimliği uygulaması getirdi, SSGSS’yi getirdi ve en nihayetinde hastaneler işletmeye, hastalar müşteriye döndü. Bunun karşılığı olarak da şöyle bir ilke benimsendi: “Müşteri velinimetimizdir. Onun için her zaman müşterinin haklılığını dikkate almamız ve her zaman için müşteriyi memnun etmemiz gerekir.” Bu olgunun kendisi, bu bilincin kendisi her gün yöneticiler tarafından topluma pompalandı.
Tabii, bununla da kalmadı, aynı zamanda, her gün aslında hekimleri, sağlık çalışanlarını itibarsızlaştıran cümleler bu iktidarın yöneticileri tarafından, sorumluları tarafından dile getirildi. Örneğin, birkaç şey söyleyeyim: “Sağlıkta reform yaptık.” dediniz, bu propagandayı öne çıkardınız ama şunu söylediniz: “Çalışmayan doktoru çalıştıracağız. Bıçak parasını kaldıracağız. Doktorun elini, hastanın cebinden çıkaracağız. Ben doktora iğne yaptırmam, doktorlar adamı felç ederler alimallah. ‘Doktor efendi’ dönemi bitti.” şeklindeki dil ve söylemleriniz, aslında sağlıkta şiddeti tırmandırdı, meşrulaştırdı ve toplumun bu şiddeti kanıksamasına yol açtı. Bu anlamda, bugünkü bu şiddet olgusunun arkasında AKP’nin sağlık politikalarının olduğunu birinci elden söylememiz gerekiyor.
Tabii, sayılar gerçekten çok yüksek. Bir iki sayı vermek gerekirse, örneğin, 2019 tarihindeki Dilekçe Komisyonuna, Sağlık Bakanlığının gönderdiği veriye baktığınız zaman 15.841 vaka yaşanmış, bunlardan da 11.204 olay yargıya taşınmış değerli arkadaşlar, bunlar öyle sıradan rakamlar değil, çok yüksek.
Yine, Sağlık Bakanlığının hayata geçirdiği ALO şiddet hattı var, biliyorsunuz 113. Buradaki kodlamada 2012 yılının Mayıs ayından 2019 Ağustos ayına kadar 91.355 şiddet vakası bildirilmiş değerli arkadaşlar ve bunlar da aslında çok yüksek rakamlar. 2017 yılında sağlıkta şiddet yüzde 168 oranında artmış, bakın yüzde 168. Bunlar da çok yüksek oranlar.
Şimdi, tabii, AKP en temel yapıyı bozdu. Neydi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla)Bitireceğim Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
140 konuşma daha · 14 Nisan 2020