İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
KOMİSYON · ÇARŞAMBA

Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4471) (Tali komisyon)

Dijital Mecralar Komisyonu · 5. yasama yılı · 1 Haziran 2022 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gülüstan Kılıç Koçyiğit (Halkların Demokratik Partisi), 1 Haziran 2022 tarihinde TBMM Dijital Mecralar Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4471) (Tali komisyon)); konuşma 481 kelime.

Gülüstan Kılıç Koçyiğit (Halkların Demokratik Partisi, Muş). “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4471) (Tali komisyon)”. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu tutanağı, 1 Haziran 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulustan-kilic-kocyigit-27-2022-06-01-basin-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek-3 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=51322

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş)Yok, kısa olacak Sayın Başkan.

Teşekkür ederim.

Şimdi, 2'nci madde basın kartlarının dağıtılmasına ilişkin ve bu yetki zaten daha önce kararnameyle İletişim Başkanlığına verilmişti. Biz biliyoruz ki muhalif medyadan hiç kimse bu turkuaz karttan alamıyor ne yazık ki. Yaygın bir şekilde turkuaz kartı "merkez medya" dediğimiz, bizim "yandaş" diye tabir ettiğimiz kuruluşlarda çalışan gazetecilere daha çok dağıtılıyor. Birincisi, bu sorunlu.

İkincisi: Tam da aslında Onur Bey'in söylediği gibi. Şimdi, İletişim Başkanlığı, sonuçta, Türkiye Cumhuriyeti'nin yani Cumhurbaşkanlığının İletişim Başkanlığı yani devletin bir kurumu ve sonuçta, her devlet kurumu gibi de tarafsız, bağımsız ve kamu yararına çalışması gerekiyor ama burada, tamamen Cumhurbaşkanıyla ve AKP'yle bütünleşmiş bir İletişim Başkanlığından bahsediyoruz. O zaman, bu kadar, AKP'ye angaje olmuş, AKP siyasetine angaje olmuş bir Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının dağıtacağı basın kartları nasıl tarafsız olacak? Kime dağıtacak? Neye göre dağıtacak? Bir.

İkincisi, şimdi, devlette böyle bir şey vardır: Kuralları yazarsınız, yazarsınız, en altına bir şey yazarsınız, üsttekilerin hepsini reddeder; dersiniz ki: "Takdir yetkisi, idarenin takdir yetkisi." O nedir, biliyor musunuz? "Yukarıdakiler geçersizdir, bildiğini yap." demektir. Şimdi, bu yasa tam da böyle. Siz komisyon oluşturuyorsunuz, komisyon oluşumu yasaya bağlı değil. Komisyonda kim var? Neye göre, kime göre, hangi şeye göre? On yıl meslekte kalanları...

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMANEfendim, bunları az önce de konuştuk, geneli üstünde de konuştuk.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş)Tamam.

Hayır ama...

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMANDeğerli milletvekili...

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş)Hayır, bu maddeyle ilgili...

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMANEfendim, şöyle...

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş)Sayın Başkan, bu, maddenin tam kendisi.

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMANAma bir dakika Gülüstan Hanım, siz konuşuyorsunuz, ben de... Hayır, ben şunu anlamıyorum: Bunu geneli üzerinde herkes söz aldı, konuştu, kritikleri...

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş)Sayın Başkan, maddeyi konuşuyoruz.

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMANBir dakika efendim, müsaade edin ya!

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş)Tabii, buyurun.

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMANGeneli üzerinde konuşuldu, tek tek kritikler yapıldı.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş)Tamam.

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMANMaddeler üzerinde konuşuldu. Bu basın kartları, Basın Kartı Komisyonunun oluşturulması noktasındaki kritikler iletildi. Siz bir daha konuşmak istiyorsunuz.

Buyurun, efendim, söz sizin.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş)Teşekkür ederim.

Araya girmeseydiniz bitirmiştim. Neyse...

Sonuçta, burada, mesleğin içinden gelenlerle bir komisyon oluşturulması gerekirken, bunun serbest olması gerekirken siz, bunu, götürüyorsunuz, bir kuruma -AKP'ye angaje, AKP'nin propagandasını yapan bir kuruma- veriyorsunuz. Bu, bize değil, Türkiye Cumhuriyeti devletine, yurttaşına haksızlıktır.

Sayın Başkan, bir kurumsallıktan bahsediyorsanız, yasalar uzun erimli yapılır. Hani "Devlette devamlılık esastır." deniliyor ya; kırk-elli yıl önceki yasayı bugün kullanabiliyoruz değil mi? O zaman elli yıl sonra da kullanabilecek bir kapasitede olması gerekir. Bu, neye bağlıdır? İktidara kör yasalar yaparsanız, toplum katılımını esas alan yasalar yaparsanız, yandaş kayırmacılığını dışlayan yasalar yaparsanız, elli yıl sonra da yüz yıl sonra da yasanız yürürlükte olur ve siz de dersiniz ki "Bak, ben 1800'de yapmışım ama hâlâ kullanıyorum." Neden? Çünkü lafzı özgürdür ama sizin yaptığınız öyle değil ki. Bunu söylüyoruz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

146 konuşma daha · 1 Haziran 2022

146 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook