İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 126. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yargı hizmetleri ile ilgili olarak bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı 475)

Gürkut Acar

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 126. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Haziran 2013 · 450 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gürkut Acar (CHP), 27 Haziran 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİ İLE İLGİLİ OLARAK BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI 475)); konuşma 450 kelime.

Gürkut Acar (CHP, Antalya). “Yargı hizmetleri ile ilgili olarak bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı 475)”. TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim tutanağı, 27 Haziran 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurkut-acar-24-2013-06-27-yargi-hizmetleri-ile-ilgili-olarak-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24582

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

GÜRKUT ACAR (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 475 sıra sayılı Yargı Hizmetleri ile İlgili Olarak Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesindeki önergemiz üzerine söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

AKP iktidarı döneminde belki de en fazla değişiklik yapılan konuların başında yargı hizmetleri geliyor. Paket paket yargı hizmetleri ve düzenlemeleri yaptık, demokratikleşme düzenlemeleri yaptık ama ülkede en çok aranan, en çok yokluğu hissedilen şey hukuk, adalet, demokrasi ve özgürlüktür. Çünkü, AKP'nin demokrasi paketinden özgürlük, yargı paketinden hukuk ve adelet çıkmıyor, çıkması da mümkün değildir. Her gün kendi yandaşlarına toplumun bir bölümünü yuhalatan, yurttaşlara hakaretler yağdıran bir anlayıştan demokrasi ve özgürlük çıkmaz. Taksim Gezi Parkı'nda başlayan ve dalga dalga Türkiye'yi saran tepkinin altında işte bu hukuksuzluk, adaletsizlik, baskıcılık var. Gençleri, vatandaşı sokağa döken budur.

Değerli arkadaşlar, Başbakan, Meclis Başkanı diyor ki “Herkes hukuk içinde kalsın.” Bunu söylerken de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla neredeyse muhalefet partilerini kapatma tehdidi yapıyorlar. Peki, hukuk içinde kalmak ne demektir? Yargı kararlarını “by-pass” etmek, yargının kararlarını yırtıp atmak, hukuka uymak mıdır? Taksim Gezi Parkı’yla ilgili yargı kararlarını karalamak, o kararı tanımayacağını ilan etmek “AKM’yi de yıkacağım, cami de yapacağım.” demek hukuka uymak, hukuk içinde kalmak mıdır? Siz, bir yandan adaleti, hukuku yok edeceksiniz, Anayasa'nın açık hükmüne rağmen yargı kararlarını uygulamamak için Bakanlar Kurulu kararı çıkartacaksınız, ondan sonra vatandaşa “hukuk” diyeceksiniz. Böyle bir anlayış olmaz, böyle bir devlet yönetimi olmaz.

Geçenlerde yine söylemiştim, Türk siyasi yaşamında yalanın siyasete bu kadar malzeme yapıldığı, yalanın bu kadar hunharca kullanıldığı bir dönem yaşanmamıştır. Başbakanın yalanlarla suçladığı insanlar, bu ülkenin insanları değil midir? Siz sadece ayran içen, dindar, kindar gençliğin Başbakanı mısınız? Bir Başbakan, milyonlarca insana “pislik” diye nasıl hitap eder? Görülüyor ki Sayın Başbakan izanını kaybetmiştir. Bir ülkenin Başbakanı, medyayı, işadamlarını “ümüğünü sıkarım” diye nasıl tehdit eder? Adı Recep Tayyip Erdoğan’sa yapar. Bir ülkenin Başbakanı, yurttaşlarını, milyonlarca insanı ayak takımı gibi nasıl niteleyebilir? Ama Recep Tayyip Erdoğan’sa yapar. Türkiye’nin yaşadığı süreç şu anda budur.

Sayın Başbakan, kendi yardımcısı Bülent Arınç'ın "yanlıştı” dediği, özür dilediği Taksim olaylarını başlatan polis baskını için “Ne yani keyfinizi mi bekleyecektik” diyor. Ne oldu on beş günde, ne değişti? On beş gün önce kendi yardımcın şafak baskını için özür diliyordu, bugün ne değişti? Çünkü sizin özrünüz de yalan. Yurttaşlar, yalanlarınızı bildiği için size inanmıyor, özrünüze de inanmıyor ama gün gelecek bu yalanların hepsinin hesabı sorulacak. Neruda diyor ki: "Kinler susacak bir an vicdanlar rahatça karar verebilsin diye.” Siz bu cezaları kinlerin sonucu olarak değil, hak ettiğiniz için alacaksınız. Yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz.

Değerli arkadaşlar, burada AKP'li milletvekillerine önemli bir görev düşüyor. Türkiye bir uçuruma sürükleniyor. Uçuruma düştüğümüzde, bunun vebali boynunuzda olacaktır. Bakınız, bu süreçte yaşamını yitirenler var, genç yaşta kör olanlar var, hâlâ yaşam mücadelesi verenler var, binlerce yaralı var. Başbakanın ağır hakaretlerle, yalanlarla…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 27 Haziran 2013

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook