Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 50. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Ocak 2005 · 725 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 12 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 725 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 12 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2005-01-12-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla)- Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, saygıdeğer Türk Ulusu; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, gerçi ben hiç kullanmadım; ama, birkısım arkadaşlarımız, bu Köy Hizmetleriyle ilgili tasarının Uluslararası Para Fonunun -buyruğu demeyeyim ama- düzenlemeleri doğrultusunda çıktığını ifade ettiğinde Sayın Bakanım üzüntülerini belirtti. Gerçi Sayın Bakanım burada değil galiba ama... Üzüntülerini belirtti ve sonuç olarak şunu dedi: "IMF istedi diye, biz, Köy Hizmetlerini kapatır mıyız?!" Değerli arkadaşlarım, işte tarih. 20.11.2001 tarihli 10 uncu gözden geçirmeye ilişkin niyet mektubu: "Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ve diğer merkezî devlet birim ve kurumlarının bölge idarelerinin işçileri, ekipmanı ve sorumlulukları zaman içinde il özel idarelerine kaydırılacaktır." Bu kadar basit. Şimdi gelin gene siz bunu reddedin değerli arkadaşlarım. Eğer içinize siniyorsa, reddedin. Demek ki "zamanı gelince" dedikleri zaman bugün gelmiş. Benim Bakanımın şanssızlığına da, onun zamanına rast gelmiş.
Değerli arkadaşlarım, bir konuyu da atlamamak gerekiyor. Şimdi önümüzde Avrupa Birliğiyle yapılacak görüşmelerin en çetin geçecek olan yönü, tarımla ilgili konulardaki tartışmalar. Biz, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne belli görevler vermişiz bu tartışmada; ama, şimdi, biz, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kaldırıyoruz. Böylece, tartışma ortamında ciddî bir boşluk yaratmış oluyoruz.
Değerli arkadaşlarım, eğer, sizin düşündüğünüz ve gerekçeye koyduğunuz gibi, devletin hantal yapısı ve devlete yolsuzlukların bulaşması söz konusu ise, aynı Bakanlığın, yine, toprak ve su kaynaklarının kendi açısından yönetimiyle görevli olan Devlet Su İşleri ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü de acaba kapatılacak mı; bunu, özellikle öğrenmek istiyorum; bunlar da merkezî kuruluşlar. Bunları da kapatacaksanız, herhalde, bizim bu konuda daha fazla bir şey söylememiz gerekmez. Siz görevinizi, o zaman, daha bir hakkıyla yerine getirmiş olursunuz.
Değerli arkadaşlarım, burada savunma hep şu oldu: "Bu hizmetler merkezden yürümüyor, biz bu hizmetleri yerinde yapacağız."
Şimdi, böyle söylüyorsunuz da, elimde, Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı taslağı var; aynı Bakanlığın hazırladığı bir taslak var elimde.
Bakın, orada, ortaya konulan bu genel müdürlüğe verilmesi düşünülen görevler ile kaldırdığınız Genel Müdürlüğün birçok görevleri üst üste çakışıyor. Aynen şöyle: "Toprağa ve tarım arazilerine yönelik tarımdışı veya tarım kaynaklı her türlü bozucu, kirletici etmenlerin kullanımına karşı caydırıcı önlemleri almak, kullanıcılar için gerekli düzenlemeleri sağlayacak yönetmelikleri hazırlamak ve yayımlamak bu genel müdürlüğün görevi" deniliyor.
"Ülke topraklarının ayrıntılı toprak etütlerini ve haritalarını yapmak, yaptırmak ve onaylamak, bu genel müdürlüğün görevidir" deniliyor.
"Arazilerin kabiliyetine göre sınıflandırmasını yapmak, tarım arazilerinin tespit edilerek, bu arazilerin korunmasına yönelik gerekli önlemleri almak ve denetlemek" deniliyor.
"Belirlenen ilke ve politikalara uygun bir şekilde toprak ve su kaynaklarının korunmasını, geliştirilmesini, verimli kullanımını sağlamak, gerekli araştırma, etüt, hizmet ve yatırımlara ait program, projeleri yapmak, yaptırmak" deniliyor.
Kısaca söylüyorum "tarım arazilerinde arazi tesviyesi, drenaj, arazi ıslahı ve benzeri tarlaiçi geliştirme hizmetlerini yapmak, yaptırmak" deniliyor.
Değerli arkadaşlarım, böyle bir genel müdürlüğün kuruluşunun doğruluğunu yanlışlığını tartışmıyorum, içeriğini de tartışmıyorum; ama, siz, burada, iki gün boyunca "bu hizmetler merkezden yapıldığında yerine yeterince ulaşmıyor -hatta, popülist bir söylemle de- hizmeti oradaki vatandaşın ayağına götüreceğiz, hizmet buradan gitmeyecek; çünkü, oradaki bir hizmet için çok aşamalardan geçilerek geliniyor, zaman harcanıyor, israf oluyor" dediniz. Aynı "zaman israfı" sözcüklerini burada bir AKP milletvekili arkadaşım da söyledi; ondan sonra, bize fıkra anlattı. Sizin eyleminiz ile söyleminiz, aynen hükümet politikalarında olduğu gibi, birbiriyle çelişiyor.
Ben, size, şimdi, dün eksik bıraktığımı tahmin ettiğim bir konuda da bilgiler sunmak istiyorum. Nedir bu konu: Şeker Kurumunun niçin kapatıldığı konusu. Hepinizin dikkatine sunuyorum ve net, açık söylüyorum. Sayın Bakan da açık söylememizi istemişti, siz de. Açık... Amylum Nişasta Sanayi ve Ticaret AŞ; bu, Adana'daki bir şirket, yabancı sermayeli. Eylül 2004'te Şeker Kurumu tarafından 11,8 trilyon lira cezaya çarptırılıyor. Niye çarptırılıyor; Mersin Serbest Bölgesine satıyorum dediği (C) kotası şekerini tekrar yurtiçinde satışa sunduğu için; yani, kota olayını bir şekilde deldiği için. Bir başka firmaya geliyoruz. Bu firmanın adı da Tat Nişasta Sanayi ve Ticaret AŞ. Aynı Kurul, 1 trilyon 485 milyar lira ceza veriyor. Niye veriyor; (A) kotasıyla kendine tanınan hakkın üstünde üretim yapıp içpiyasada sattığı için. Arkadaşlar, bu cezaları Cumhuriyet Halk Partisi vermiyor; bu cezaları, sizin döneminizde, bir kurul, kurumu adına veriyor. Peki, gelelim...
SALİH KAPUSUZ (Ankara)Köy Hizmetleri mi?..
GÜROL ERGİN (Devamla)Efendim, özür dilerim ama, biraz önce değerli hemşerim Ilıcalı'yı izledik, spor tesislerini anlattı, değil mi? Erzurum'da uzun yıllarını geçirmiş, bir tarafı da Erzurumlu olan bir insan olarak ben de zevkle dinledim. Siz de dinlediniz. Hiç de ses çıkarmadık.
SALİH KAPUSUZ (Ankara)Müdahale ettik.
GÜROL ERGİN (Devamla)Sayın Grup Bakanvekili... Sayın Grup Başkanvekili, yanlış yapmayın. Burada fıkra anlatıldı diyorum size. Ben fıkra anlatmıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
70 konuşma daha · 12 Ocak 2005