Zirai mücadele ve zirai karantina kanunu ile tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.229)
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 22. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Kasım 2008 · 597 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 26 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZİRAİ MÜCADELE VE ZİRAİ KARANTİNA KANUNU İLE TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.229)); konuşma 597 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Zirai mücadele ve zirai karantina kanunu ile tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.229)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 26 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2008-11-26-zirai-mucadele-ve-zirai-karantina-kanunu-ile-tarim-ve-kirsal-kalkinmay-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan. Bana bu kürsüye tekrar çıkma fırsatı verdiği için Sayın Bakana da teşekkür ederim.
Sayın Bakan, bakınız, buğdaydan söz edildiği zaman diyorsunuz ki: “Efendim, kuraklık oldu da buğday azaldı.” E, şimdi, biraz önce saydığınız meyveler için niye mevsim o yıl iyi gittiği için arttığını söylemiyorsunuz? Eğer tarımı biliyorsanız, tarımda bir yıllık rakamlarla konuşulmaz; tarımda belli dönemler itibarıyla artışlar, azalışlar konuşulur. Bizim konuştuğumuz dönem 2002-2008 dönemidir.
Sevgili arkadaşlarım, bakınız şimdi, Sayın Bakanın saydığı ürünlere bakın Allah aşkına ve Türkiye için önemini düşünün: Kayısı, muz, ceviz, kiraz, vişne, limon, nar! Sayın Bakan, bunlar mı önemli size göre, pamuk mu önemli? Buğday, arpa mı önemli; tütün mü önemli, şeker pancarı mı önemli? Bunların esamisi okunmaz o ürünlerin yanında. Siz tarımı eğer dört tane meyveyle kalkındırıyorum diye düşünüyorsanız, biz “Tarım öldü.” derken biraz haksızlık yapıyoruz. Çünkü onu siz kendiniz zaten ağzınızla söylüyorsunuz, tekrar bizim söylememizin gereği kalmıyor.
Değerli arkadaşlarım, bakınız, şeker pancarı üretimi 20 milyon tonlardan 12 milyon tonlara düştü -20 milyon tonlardan düştü 12 milyon tonlara- tütün 200 bin tonlardan 90 bin tonlara düştü ve biz hepimiz ar etmeliyiz tütünü dışarıdan aldığımız için. Dünya bizi tütün ülkesi olarak biliyordu, dünya bizi pamuk ülkesi olarak biliyordu.
Arkadaşlar, pamuk ve pamuklu ürünlere bu İktidar iş başına geldiğinde 600 milyon dolar yılda ithalat için para veriyorduk, şimdi 2 milyar 600 milyon dolara çıkmış ve nereden alıyoruz?
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Yunanistan’dan pamuk alıyoruz.
GÜROL ERGİN (Devamla)Evet, Sayın Anadol anımsatıyor.
Nereden alıyoruz? Yunanistan’dan alıyoruz.
AHMET KÜÇÜK (Çanakkale)El kadar ülkeden el kadar, el kadar ülkeden pamuk alıyoruz.
GÜROL ERGİN (Devamla)Kazakistan’dan alıyoruz ve birilerinin ağababası olan Amerika’dan alıyoruz.
Sayın Bakan, şimdi, Allah aşkına ve lütfen, kendinizi savunurken argümanınız sağlam olacak. Yani nar ağacıyla kendinizi savunmaya kalkmayın, yapmayın bunu. Gelin, pamukla savunun. Ben biraz önce söyledim pamukta yaşanan olayı. Eğer şu GAP olayı olmasaydı, yaklaşık 273 bin hektar alana su gitmemiş olsaydı GAP’ta bugün Türkiye’de arkadaşlarım 100 bin hektar pamuk alanı kalmamıştı. İşte Ege… Sizin döneminizde yüzde 50 dolayındaki alanda pamuktan çekildi millet. Pamuk en önemli ürünümüzdür, en önemli. Bunları söylememiz gerekiyor.
Şimdi, buğdayı söylüyorsunuz… Buğdayda 90’lı yıllarda ortalama 20 milyon ton zaten buğday üretimi vardı -ortalama söylüyorum- ama son iki yılın ortalaması 17 milyon ton dolayında. Neleri konuşuyoruz? Ha, şimdi efendim yağmadı da böyle oldu. Evet doğru ama siz ki o Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kaldırdınız, tarla içi hizmetler sahipsiz kaldı, göletler yapılamaz oldu ve arazi toplulaştırma çalışmaları azaldı. İşte onların sonucu da bugün tarımda yaşananların nedeni olarak ortayla çıktı.
Değerli arkadaşlarım, bir konuyla bağlamak istiyorum, Sayın Başbakan ve Sayın Bakan, bize hep traktör miktarlarını söylüyorlardı. Benim bir kısım arkadaşlarım da -çok doğru olarak- şu ifadede de bulunuyorlardı: Köylü traktör alıyor ama, eski traktörünü satıyor –bugün bir arkadaşım da çok doğru ve haklı olarak söyledi- peşinatını ödüyor yeni traktörün, kalan parasıyla da ihtiyacını gideriyor. Bu doğru ama rakam olarak baktığınız zaman, şimdi Sayın Bakandan rica ediyorum, rakamda bir tane yanlış varsa, bir tek rakam, onu lütfen söylesin.
1998 yılı arkadaşlar, on yıl önce, Türkiye’de satılan traktör 48.568; sene 2008, değerli arkadaşlarım, ilk dokuz ayın toplamı 12.963.
İşte sizin tarımı getirdiğiniz yer burası!
“Çok satıldı.” ile övündüğünüz traktör olayı da budur diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
MEHMET ALP (Burdur)2004 yılı…
GÜROL ERGİN (Devamla)Özür dilerim, 2004’ü soruyor arkadaşlar.
BAŞKANBuyurun.
GÜROL ERGİN (Devamla)Teşekkür ederim. 2004’ü ve 2005’i söyleyeceğim.
Bakın 1998, 48.568; 2004, 27.925; 2005, 27.008. Oldu mu? İşte bu.
AHMET YENİ (Samsun)İstikrar var.
GÜROL ERGİN (Devamla)Evet, istikrar var. Türk tarımını yere yatırıp yüz üstüne yatırmakta istikrar sağladınız, kutlarım! (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
92 konuşma daha · 26 Kasım 2008