25.04.2008 tarih ve 2/235 esas numarası ile t.c. ziraat bankası a.ş. ve tarım kridi kooperatifleri tarafından ureticilere kullandırılan ve sorunlu hale gelen tarımsal kredilerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 49. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Ocak 2009 · 677 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 27 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 25.04.2008 TARİH VE 2/235 ESAS NUMARASI İLE T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. VE TARIM KRİDİ KOOPERATİFLERİ TARAFINDAN URETİCİLERE KULLANDIRILAN VE SORUNLU HALE GELEN TARIMSAL KREDİLERİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN); konuşma 677 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “25.04.2008 tarih ve 2/235 esas numarası ile t.c. ziraat bankası a.ş. ve tarım kridi kooperatifleri tarafından ureticilere kullandırılan ve sorunlu hale gelen tarımsal kredilerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2009-01-27-25-04-2008-tarih-ve-2-235-esas-numarasi-ile-t-c-ziraat-bankasi-a-s-v (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket Köse’nin vermiş olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi üzerine kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, 5 Haziran 2003 tarihinde, üreticilerimizin Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçları yeniden yapılandırılmış ve bu yapılandırmada borçların faizi silinerek, yerine yeni bir faiz olarak tarımsal TEFE oranında faiz uygulanmıştır.
O dönemdeki görüşmelerde, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çiftçinin borcuna tarımsal TEFE oranında faiz uygulanmasının doğru olmayacağını, çiftçinin bu yükün altından kalkamayacağını ısrarla ifade etmiş, ancak derdimizi, daha doğrusu Türk çiftçisinin derdini anlatamamıştık.
Gerek bu yeni faiz uygulaması gerekse sürekli olarak artan girdi maliyetleri yanında artmayan ürün fiyatları çiftçinin borçlarını ödeyemez hâle gelmesine neden olmuş ve sorunlu kredilerin yeniden yapılandırılmasına bir kez daha ihtiyaç doğmuştur. Özellikle 2007 ve kısmen 2008 yılında yaşanan kuraklık da üretimde ciddi düşüşlere yol açınca, çiftçi iyice perişan olmuş, 2008 yılındaki yüzde 150’lere varan gübre fiyatı artışları, yüzde 40’ları geçen mazot ve elektrik fiyatı yükselişleri çiftçinin belini kırmıştır. Bir kısmı doğadan, önemli bir kısmı Hükûmetin yanlış ve haksız uygulamalarından kaynaklanan bu sıkıntılar çiftçinin gelirini iyice azalttığı için aldığı kredileri ödemesi de iyice zorlaşmıştır.
Bu haklı gerekçeler ve bu gerekçelere eklenen küresel krizin etkileri de dikkate alındığında, bir yandan çiftçilerin Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine borçlarının ertelenmesi zorunlu hâle gelmiş, bir yandan da çiftçinin hem Hükûmet uygulamalarından hem de küresel krizden kaynaklanan sıkıntısını azaltmak için yeni destek önlemleri gerekmiştir ancak yeni bir destek önlemi olarak hiçbir önlem yoktur. Niye diye soruyoruz. Niye esnafa sıfır faizli kredi düşünülürken -ki bu doğrudur- çiftçiye sıfır faizli kredi uygulamasına geçmiyorsunuz?
Hükûmet çiftçi için destek anlamında yeni bir önlemi düşünmediği gibi, sanki çiftçi çok iyi durumdaymış, bir eli yağda diğeri baldaymış gibi verdiği destekleri de azaltma kararı almıştır. 2008 yılı tarım ürünlerine ödenecek prim miktarları daha önce belirlenmiş ve kamuoyuna açıklanmış iken şimdi -iki gün önce- alınan yeni bir kararla bu desteklerin hepsi azaltılmaktadır. Desteklerin azaltılması çiftçinin Uluslararası Para Fonuna kurban edildiğini gösteriyor. Buğday primi 5 kuruştan 4,5 kuruşa, pamuk primi 30 kuruştan 27 kuruşa, ayçiçeği primi 21 kuruştan 18,9 kuruşa, mısır primi 4 kuruştan 3,6 kuruşa, zeytinyağı primi 21 kuruştan 18,9 kuruşa indirildi.
Şimdi sizlere soruyorum: Bu yapılan çiftçiye reva mı? Zaten düşük olan primleri yeniden düşürmek çiftçinin ümüğünü sıkmak demek değil midir? IMF’nin Türk tarımına yaptığı zarar hiç mi görülmedi ki IMF’nin yeni talimatlarını uygulamaya başladınız? Büyük bir düş kırıklığı içindeki çiftçi bundan böyle üretimi artırma gücünü ve kuvvetini nereden bulacak, bu şevki nereden bulacak? Primin hesaplanmasının ciddi bir mantığı yok mu? Prim birileri azalt dediği zaman hemen azaltılacak bir nesne mi? Bu primler böyle hesapsız kitapsız mı kararlaştırılıyor?
Primleri azaltan Sayın Bakana soruyorum: Siz çiftçinin krizden kârlı çıkacağını mı düşünüyorsunuz ki bir yıl önceki alacağını, üstelik kendinizin belirlediği alacağı kesiyorsunuz? Çiftçi bu kadar mı zavallı, bu kadar mı ezilmeye müstahak?
Sayın Bakan, yapmayın bu yanlışı, çiftçinin anasının ak sütü kadar helal olan hakkını verin. Eğer vermezseniz bilin ki büyük bir vebal altına gireceksiniz. Bu yaptığınıza ne kul ne de Allah razı olur.
Değerli arkadaşlarım, yalnız tarım krediler ve Ziraat Bankası değil, çiftçi, özel bankalara da borçlu, TEDAŞ’a da borçlu. Bir türlü borçlarını ödeyecek duruma gelemiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Ergin, devam edin.
GÜROL ERGİN (Devamla)Çünkü bir türlü durumunu düzeltecek gelir elde edemiyor. Bu bakımdan, yalnız Ziraat Bankası borçlarının değil, TEDAŞ’a olan borçlarının da, özel bankalara olan borçlarının da bir şekilde ertelenmesi zorunluluğu ortaya çıkıyor.
Şimdi biz bunları söylerken Sayın Bakan diyor ki: “Efendim, Ziraat Bankasından şu kadar milyar TL kredi aldılar 2008’de, şu kadarı da geri verildi. Bakın, getirip güzel güzel geri veriyorlar.” Hayır Sayın Bakan, o parayı Ziraat Bankasına geri vermek için başka bankalara başvuruyorlar, oradan aldıkları borçla buradaki borcu kapatıyorlar. Maalesef, çiftçiyi bu hâle getirdiniz.
Ben sözlerime son verirken sizleri bu kanun teklifine destek vermeye çağırıyor, Sayın Başkanı, sizleri ve yüce milletimi tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 27 Ocak 2009