Tarım ve köyişleri bakanlığının bazı uygulamaları hakkında
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 82. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Nisan 2009 · 681 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 28 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ BAZI UYGULAMALARI HAKKINDA); konuşma 681 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Tarım ve köyişleri bakanlığının bazı uygulamaları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2009-04-28-tarim-ve-koyisleri-bakanliginin-bazi-uygulamalari-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım ve Köyişleri Bakanlığının son zamanlardaki kimi uygulamaları konusunda gündem dışı söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan, sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, son aylarda halk sağlığını ciddi biçimde ihlal edecek, ziraat, gıda ve kimya mühendisliği meslek mensuplarının kazanılmış haklarını hiçe sayan bir kısım düzenlemeleri uygulamaya sokmakta, bir kısmını da yasa tasarısı olarak hazırlamış bulunmaktadır. Halk sağlığı açısından büyük tehdit oluşturan bu konuları sizlerle paylaşmak istiyorum:
Birinci konu, bitki koruma ürünlerinin reçeteli satışı konusudur. Bakanlık 12 Şubat 2009 tarihli Yönetmelik ile bitki koruma ürünleri, diğer bir söyleyişle zirai mücadele ilaçları için reçeteli satış sistemi getirmiştir.
Bu uygulama aslında doğru bir uygulamadır ancak hiçbir altyapısı hazır olmadan başlatılmıştır ve zirai mücadele ilacı bayiliği yapan ziraat mühendislerini mesleklerini yapamaz duruma düşürmüştür. Pilot uygulama olmadan reçeteli satış sistemini başlatan bu Yönetmelik ziraat mühendislerinin mesleki haklarını ihlal eden bir içeriktedir. Otuz yıldan beri zirai mücadele ilacı satan bir ziraat mühendisi bayi reçete yazamıyorsa, 1 litre ilaç için reçete yazacak bir yetkili aranıyorsa, reçeteyi yazacak kişi 1 litre ilaç yazmak için 40 kilometre uzaklıktaki bir bitkiyi görüp incelemek durumundaysa, konu uzmanı olan bir ziraat mühendisine sırf bayilik ruhsatı olduğu için reçete yazma hakkı tanınmıyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir.
Siz hiçbir hekime “Sen reçete yazamazsın.” dendiğini duydunuz mu? Ziraat mühendisine bugün bu söylenmektedir. Gerekli hazırlıklar yapılmadan ruhsatlı tüm bitki koruma ürünlerinin reçeteli satışı zorunluluğu, zirai mücadele ilaç piyasasının en az yüzde 5’ini oluşturan sahte ve kaçak ilaç satışını teşvik etmekten başka hiçbir işe yaramamıştır. Bakanlık bu konuyu yeniden değerlendirmelidir.
İkinci konu, bitki koruma ürünü satışının sınav koşuluna bağlanmasıdır. Zirai mücadele ilaçları yanlış kullanılmaları durumunda insan ve hayvan sağlığı ile çevre için büyük risk doğuran tehlikeli kimyasallardır. Buna karşılık Türkiye’de zirai mücadele ilacı satan bayilerin 502 tanesi ya ilkokul mezunudur ya da yalnızca okuryazardır.
Bakanlık, tüketici sağlığını hiçe sayan bu tabloyu değiştireceği yerde, ziraat ve kimya mühendislerinin bitki koruma ürünü satışını sınav koşuluna bağlamıştır. Getirilen bu sınav zorunluluğu hem tarımsal yükseköğrenime hem de mühendislik mesleklerine hakarettir çünkü eğer eczacılık fakültesini bitiren bir eczacının eczane açması, veteriner fakültesini bitiren bir veteriner hekimin veteriner sağlık ilacı satış yeri açması için bir sınava girmesi gerekmiyorsa, ziraat mühendislerinin de bitki koruma ürünü satmaya yönelik zirai mücadele ilacı bayisi açması için sınava girmesi asla gerekmez. Bu saçmalığa derhâl son verilmelidir.
Gündeme getirmek istediğim üçüncü konu, gıda alanındaki sorumlu yöneticilikle ilgilidir. Bakanlık tarafından hazırlanan veterinerlik, bitki sağlığı, gıda ve yem yasa tasarısı 15 bin gıda, kimya, ziraat mühendisinin çalıştığı sorumlu yöneticiliği tümüyle kaldırmaktadır. Bu durum hem kriz ortamında binlerce gıda, kimya ve ziraat mühendisinin, işini kaybetmesine neden olacak hem de halk sağlığını çok önemli ve yeni risklerle karşı karşıya bırakacaktır.
Kanun tasarısının bu hâliyle yasalaşması durumunda, gıda güvenliğinde ve gıda, kimya ve ziraat mühendislerinin istihdamında önemli bir yere sahip olan sorumlu yöneticilik uygulamasına son verilerek mühendislik mesleğine büyük bir darbe vurulacaktır. Mühendisler gıda güvenliği sürecinin dışında kalacağından, bu alanda yaşanmakta olan sorunlar daha da yoğunlaşarak gıda üretiminde yeniden bir başıboşluk yaratılacak, gıda güvenliği yeterince sağlanamayacak, tüketici sağlığı tehlikeye girecektir.
Kamu sektöründe yer bulmakta zorlanan gıda, kimya ve ziraat mühendislerinin, özel sektörde de istihdamının önü kesilecektir. Binlerce mühendis işsizler ordusuna katılacak, mesleki çatışmalar gündeme gelecek ve çalışma barışı zarar görecektir. Devletin en asli görevleri arasında yer alan denetim hizmetlerinin, özel kişi ve kuruluşlara devredilmesi söz konusu olacaktır…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Ergin, konuşmanızı tamamlayınız.
GÜROL ERGİN (Devamla)Bu nedenle, anılan kanun tasarısının ilgili meslek odalarının ve tüketici örgütlerinin de içinde yer aldığı bir komisyon tarafından yeniden hazırlanması gerekir.
Değerli milletvekilleri, adı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olan bir bakanlıkta Tarım İşletmeleri Genel Müdürü mimar, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü tarih öğretmeni, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdür Vekili kaymakam, Strateji Geliştirme Başkanı -aynı şekilde- kaymakam ise, değerli milletvekillerine ve yüce milletime soruyorum: Bu Bakanlıktan tarım adına doğru bir çalışma bekleyebilir miyiz?
Sözlerime son verirken, Sayın Bakanın, daha önce soru önergesi olarak ilettiğim kene ilacı alımındaki yolsuzlukla ilgili soruma bu kürsüden cevap vermesini diliyor, hepinizi, değerli milletvekillerini, Sayın Başkanı ve yüce ulusumu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
14 konuşma daha · 28 Nisan 2009