İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Biyogüvenlik kanunu (ss.:473)

Gürol Ergin

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 74. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Mart 2010 · 493 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gürol Ergin (CHP), 17 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİYOGÜVENLİK KANUNU (SS.:473)); konuşma 493 kelime.

Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Biyogüvenlik kanunu (ss.:473)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 17 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2010-03-17-biyoguvenlik-kanunu-ss-473 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının kimi uygulamaları üzerinde düşüncelerimi açıklamak için söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bizler için en etkili denetim yollarından biri, dikkatimizi çeken, önemsediğimiz ve nedenini öğrenmek istediğimiz konularda ilgili sayın bakanlara yazılı soru önergesi yöneltmemizdir. Özellikle son dönemlerde soru önergelerimize ilgili bakan yerine -eylem ya da işlemi- sorunun muhatabı olan bürokratların verdikleri yanıtlarla karşılaşıyoruz. Bu konuda sayın bakanların İç Tüzük’ün amacına daha uygun davranması, bunu sağlamak için de Meclis Başkanlığının konuya bir şekilde müdahil olması gerekir.

Bu konuşmamda değineceğim bir diğer husus, Sayın Mehmet Ali Şahin’in Meclis Başkanı oluşundan bu yana, yazılı soru önergelerimizin, İç Tüzük’ün 96 ve 97’nci maddelerine atıfta bulunan şablon yazılarla soru talebi milletvekillerine geri gönderilmesidir.

Benim, 19 Ekim 2009’da Başbakan Yardımcısı Sayın Arınç’a, 13 Aralık 2009’da Başbakan Sayın Erdoğan’a, 23 Aralık 2009’da Millî Savunma Bakanı Sayın Gönül’e, 3 Şubat 2010’da Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Günay’a yönelttiğim yazılı soru önergelerimin tümü, hangi gerekçeyle geri gönderildiği belirtilmeden ve yalnızca “İç Tüzük hükümlerinde belirtilen nitelikleri taşımadığından” biçimindeki soyut gerekçeyle geri çevrilmiştir.

Yazılı soru önergelerimin, aykırı olduğu belirtilen 96’ncı ve 97’nci maddeler, sorunun, kısa, gerekçesiz, kişisel görüş ileri sürülmeksizin, kişilik ve özel yaşama ilişkin konuları içermeyecek ve istişari amacı olmayacak şekilde olması gerektiğini hükme bağlamıştır.

Benim, sözünü ettiğim dört soru önergem de İç Tüzük’ün hükümlerine aykırılık taşımamaktadır. Sayın Arınç’a yönelttiğim soru önergemde “Türkiye'de tuzu kuru olanların çocuklarının askerlik derdi yok.” dediğini anımsatarak, çocuğu askere gitmeyen ya da yirmi bir gün askerlik yapan, toplumda belli adı olanları mı kastettiğini sordum. Sayın Başbakana yönelttiğim soru önergemde, Sayın Başbakanın “Kimse bizimle milliyetçilik, cumhuriyetçilik yarışına giremez.” şeklindeki beyanatı üzerine “milliyetçilik, cumhuriyetçilik gibi temel ilkelerin değiştirilmesi zamanının geldiği” şeklindeki düşüncenin sahibi olan Sayın Bakan Dinçer’in Kabinede yer almasını nasıl açıkladığını sordum. Sayın Bakan Gönül’e yönelttiğim soru önergemde, Anayasa Mahkemesinin ilgili kanunun kimi maddelerinin yürütmesini durdurmasından sonra mayın temizleme işinde son durumun ne olduğunu ve Türk Silahlı Kuvvetlerine koro hâlinde haksız ve hain saldırılar yapılırken neden suskun kaldığını sordum. Sayın Bakan Günay’a ise “Bu toprakların vatan olması için Alparslan’ın, Kanuni Sultan Süleyman’ın, Fatih’in yaptıkları unutulmaz.’ dediniz. Mustafa Kemal Atatürk’ü anmanız gerekmez miydi?” diye sordum.

Bu sorularımın hiçbiri uzun değildi, hiçbiri gerekçe taşımıyordu, hiçbiri kişisel görüş içermiyordu, hiçbiri özel yaşama ilişkin değildi ve hiçbiri istişari amaçlı değildi. Öyleyse niçin hepsi geri gönderildi?

Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı, kendisini Sayın Başbakanın uyarılarına muhatap kabul edebilir ve kendisinin Başkanlık kürsüsünde bulunduğu sırada Sayın Başbakanın Meclisi yönetmesine sessiz kalabilir ama ben, milletimi temsil etmek üzere bulunduğum bu kutsal çatı altında denetim görevimin sudan gerekçelerle, hatta gerekçe bile açıklanmadan şablon bir yazıyla engellenmesini kabul etmem ve etmiyorum. Sorularıma yanıt istiyorum ve Sayın Başkana sesleniyorum: Meclis Başkanı olarak denetim görevi yapmamızı engellemekten vazgeçiniz, demokrasiyi baltalamayınız. Soru yönelttiğimiz bakanlarınızın zaten dokunulmazlıkları var, onları bir de siz koruma zırhı altına almayınız, bırakınız sayın bakanlar sorularımızı yanıtlasınlar.

Değineceğim üçüncü husus şudur…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 17 Mart 2010

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook